Kurumlar Vergisi

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU
 
Kanun No: 5422                                                                                               Kabul Tarihi:   3.6.1949
Yayın Tarihi: 10.6.1949
 
BİRİNCİ KISIM
MÜKELLEFİYET
 
BİRİNCİ BÖLÜM
MEVZU VE MÜKELLEFLER
 
                Mevzuu:
                MADDE 1 - (2362 Sayılı kanunun 1'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Aşağıda yazılı kurumların kazançları Kurumlar Vergisine tabidir.
                A) Sermaye şirketleri;
                B) Kooperatifler;
                C) İktisadi Kamu Müesseseleri;
                D) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler;
                E) (3239 sayılı kanunun 71'inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) İş ortaklıkları.
                Bu kanunun tatbikatında sendikalar dernek; cemaatlar vakıf hükmündedir.
                Kurum kazancı, Gelir Vergisi mevzuuna giren gelir unsurlarından terekküp eder. (*)
-----------------------------------------------
(*) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Madde 1 - (199 sayılı kanunun 1 inci, 903 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen şekli)Aşağıda yazılı kurumların kazançları Kurumlar Vergisine tabidir.
                A) Sermaye şirketleri;
                B) Kooperatifler;
                C) İktisadi Kamu Müesseseleri;
                D) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler (Bu kanun tatbikatında cemaatler de vakıf hükmündedir.)
                Kurum kazancı, Gelir Vergisi mevzuuna giren gelir unsurlarından terekküp eder.
-----------------------------------------------
                Sermaye şirketleri:
                MADDE 2 - (2573 Sayılı kanunun 1'inci maddesiyle değişen şekli) (5.1.1982 tarihinden geçerli olmak üzere) Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, eshamlı komandit ve limitet şirketler ile aynı mahiyetteki yabancı kurumlar; sermaye şirketleridir. 3824 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen ve 1.1.1992 tarihinden geçerli ifade) Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan, Menkul Sermaye Piyasası kanununa göre kurulan Yatırım Fonları (*) bu Kanunun ve Gelir Vergisi Kanununun uygulanmasında sermaye şirketi addolunur. (**)
                (3571 Sayılı kanunun 3'üncü maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) 20.2.1930 tarihli ve 1567 sayılı Kanuna göre ilgili mercilerden izin almak suretiyle Türkiye'de münhasıran portföy işletmeciliği faaliyetlerinde bulunan dar mükellefiyete tabi yatırım fonları, bu kanunun uygulanmasında (3824 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen ve 1.1.1992 tarihinden geçerli ifade) Sermaye Piyasası Kanununa Göre Kurulan Yatırım Fonları (***) addolunur.
                (3946 Sayılı kanunun 29. maddesi ile eklenen fıkra) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre, Sermaye Piyasası Kurulunca halka açık anonim şirket olduğu kabul edilen şirketler. Bu kanun ve Gelir Vergisi Kanunu uygulanması bakımından da "Halka açık anonim şirket" sayılır. (4369 sayılı Kanunun 82/4-a maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere son cümle yürürlükten kaldırılmıştır) (****)
--------------------------------------------
(*) (3824 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan Menkul Kıymetler Yatırım Fonları.
                Sermaye Şirketleri:
(**) (Değişmeden önceki şekli)
                Madde 2 - (199 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle değişen şekli) Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim eshamlı komandit ve limitet şirketler ile aynı mahiyetteki yabancı kurumlar sermaye şirketleridir
(***) (3824 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan Menkul Kıymetler Yatırım Fonları.               
(****) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki cümle)
                Ancak, bu şirketlerin halka arz edilen hisse senetlerinin, nominal sermayesine oranının en az %15 olması şarttır. Bakanlar Kurulu bu oranı uygulayacağı takvim yılından 6 ay önce ilan etmek şartıyla %40'a kadar yükseltmeye veya kanuni oranına göre indirmeye yetkilidir.             
--------------------------------------------                   
                Kooperatifler:
                MADDE 3 - (2573 Sayılı kanunun 2'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Kooperatifler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlarına göre kurulan istihlak, istihsal kredi, satış, yapı vesaire kooperatifler ile aynı mahiyetteki yabancı kooperatiflerdir.
                Okul kooperatifleri gibi dernek veya adi şirket mahiyetinde olanlar bu Kanunun uygulanmasında kooperatif addolunmaz.               
-------------------------------------------
(**) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Kooperatif Şirketleri
                 Madde 2 - (199 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen şekli)Kooperatif şirketler Türk Ticaret Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan ve istihlak istihsal, kredi, satış, yapı, vesaire kooperatif şirketleriyle aynı mahiyetteki yabancı kooperatif şirketleridir.
                Okul kooperatifleri gibi dernek veya adi şirket mahiyetinde olanlar kooperatif şirket addolunmaz.
-------------------------------------------                    
                İktisadi Kamu Müesseseleri:
                MADDE 4 - (199 sayılı kanununun 4'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere)  Devlete, özel idarelere, belediyelere ve diğer kamu idarelerine ve müesseselerine ait ve tabi olup; faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci maddenin (A) ve (B) işaretli bentleri haricinde kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler iktisadi kamu müesseseleridir.
                (2362 Sayılı kanunun 3'üncü maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)Bunların kazanç gayesi gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla tevdi edilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerine tesir etmez. (*)             
-------------------------------------------
(*) (199 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)                           
                Madde 4 - Bunların kazanç gayesi gütmemeleri, muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerine tesir etmez.               
-------------------------------------------
                Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler:
                MADDE 5 - (903 sayılı kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli) (24.7.1967 tarihinden geçerli olmak üzere)
                 Dernek ve vakıflara ait veya bağlı olup 4'üncü maddede yazılı şartları haiz bulunan işletmeler ile aynı mahiyetteki yabancı işletmeler, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleridir.
                Yabancı kamu idare ve müesseselerine ait iktisadi işletmeler:
                MADDE 6 - (199 Sayılı kanunun 6'ncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve müesseselerine ait veya tabi olup birinci maddenin (A) ve (B) işaretli bentleri haricinde kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler, Türk İktisadi kamu müesseseleri gibi Kurumlar Vergisine tabi tutulur.
                (2362 Sayılı kanunun 4'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Bunların kazanç gayesi gütmemeleri, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerine tesir etmez. (*)
----------------------------------------
(*) (199 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Madde 6 -Bunların kazanç gayesi gütmemeleri, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin bulunmaması mükellefiyetlerine tesir etmez.         
----------------------------------------
                İş Ortaklıkları:
                MÜKERRER MADDE 6- (3239 sayılı 72'inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Birinci maddenin A,B,C ve D bentlerinde yazılı kurumların kendi aralarında, şahsi ortaklıkları veya gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını müştereken taahhüt etmek ve kazancı paylaşmak amacıyla (4369 sayılı Kanunun 81/D-1maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) kurdukları ortaklıklardan ergi dairesinden bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler (1) iş ortaklığıdır.
                Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.
----------------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                "kurdukları ortaklıklar"
----------------------------------------
 
İKİNCİ BÖLÜM
MUAFLIK VE İSTİSNALAR
 
                Muaflıklar:
                Madde 7- (199 sayılı kanunun 7'nci maddesiyle değişen şekli) Aşağıda yazılı kurumlar, Kurumlar Vergisinden muaftır;
                l) Darphane ve Damga Matbaası, Milli Piyango İdaresi ve Askeri Fabrika ve atölyeler (Bunlar kuruluşlarındaki maksadın dışında kalan işleri dolayısıyla vergiye tabidirler);
                2) (3946 sayılı Kanunun 38'inci maddesiyle 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
                3) Kamu idare ve müesseseleri tarafından ilim, fen ve güzel sanatlar ile tarım ve hayvancılığı öğretme, yaymak, ıslah ve teşvik etmek maksadıyla işletilen müesseseler (Okullar, okul atölyeleri, konservatuarlar, genel kütüphaneler, tiyatrolar, müzeler, sergiler, numune fidanlıkları, tohum ve hayvan ıslah ve üretme istasyonları, yarış yerleri kitap gazete ve mecmua yayınevleri, ve emsali müesseseler);
                4) Kamu idare ve Müesseseleri tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi maksadıyla işletilen müesseseler (Hastane, nekahathane, klinik,dispanser, prevantoryum, sanatoryum, çocuk bakımevleri, hayvan hastaneleri ve dispanserleri, hayvan bakımevleri, veteriner bakteriyoloji, seroloji ve distofajın gibi müesseseler);
                5) Kamu idare ve Müesseseleri tarafından içtimai maksatlarla iletilen müesseseler (Şefkat, rehin ve yardım sandıkları, fukara aşhaneleri, ceza ve ıslah evleri atölyeleri, darülaceze atölyeleri, içtimai sigorta kurumları, öğrenci yurtları ve pansiyonları gibi müesseseler);
                6) Kamu idare ve müesseseleri tarafından Hükümetin veya yetkili idare mercilerinin müsaadesi ile açılan mahalli, milli veya milletlerarası mahiyetteki sergiler, fuarlar, panayırlar;
                7) (4369 sayılı Kanunun 82/4-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (**)
                8) (3239 sayılı kanunun 73'üncü maddesiyle değişen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Beden Terbiyesi Teşkilatına dahil derneklere veya kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor müesseseleri ile sadece idman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim şirketler; (***)
                9) (2362 sayılı kanunun 5'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) T.C.Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve Memur Yardımlaşma Kurumu gibi kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları ile Sosyal Sigortalar Kurumları; (****)
                10) Yaptıkları iş veya hizmet mukabilinde resim veya harç alan kamu müesseseleri;
                11) (2362 sayılı kanunun 5'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara bağlı müesseseler tarafından işletilen:
                a. Su elektrik havagazı ve soğuk hava deposu işletmeleri;
                b. Belediye sınırları içindeki yolcu taşıma işletmeleri;
                c. Mezbahalar (Kesim, taşıma ve muhafaza işlerine münhasır olmak şartıyla); (*****)
                12) Köylere, köy birliklerine ve köy belediyelerine ait tarım işletmeleri ile bunlar tarafından köylünün umumi ve müşterek ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla işletilen hamam, çamaşırhane ve değirmenler ile bunların bağlı oldukları il sınırı içindeki yolcu taşıma işletmeleri;
                13) (3558 sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) Genel ve katma bütçeli dairelere ait olup sadece kamu mensuplarına hizmet veren, kâr amacı gütmeyen üçüncü kişilere kiralanmayan kreş, konuk evleri ve bunların kantinleri, (******)
                14) Münhasıran verem tedavi eden sanatoryum ve prevantoryumları ile münhasıran kanser, cüzam ve trahom tedavi eden hastaneler;
                15) (3824 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurulduktan sonra Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar (Bu muaflık, vakıfların iktisadi işletmelerini kapsamaz) ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlar;
                Bunların vergi muafiyetinden yararlanma ve muafiyetlerinin kaybedilmesine ilişkin şartlar, usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir. (*******)
                16) (2362 sayılı Kanunun 5'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Esas mukavelelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, idare meclisi başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi, ihtiyat akçelerinin ortaklara dağıtılmaması ve münhasıran ortaklar ile iş görülmesine dair hükümler bulunması şartı ile kooperatifler (4369 sayılı Kanunun 81/D-7 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Esas mukavelelerinde yukarıdaki şartlar mevcut olmakla beraber fiilen bu kayıt ve şartlara uymayan kooperatifler ile faaliyete geçen üst kuruluşlara girmeyen kooperatifler muafiyetten faydalanamaz) (1) (********)
                17) (2362 sayılı kanunun 5'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Özel kanunlarla veya Devletin kanunlarının verdiği yetkiye dayanarak aksettirdiği mukavelelerle Kurumlar Vergisinden veya her türlü vergi ve resimden muaf tutulan kurumlar. (*********)
                18) (2362 sayılı kanunun 5'inci maddesiyle 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.)  (**********)
                19) (2362 sayılı kanunun 73'üncü maddesiyle eklenen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)Münhasıran 13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 131 inci maddesinde yer alan basılı kağıt ve plakaların satışı faaliyetlerinde bulunan müesseseler.
                20) (3332 Sayılı kanunun 11 inci maddesiyle eklenen benttler) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı ile Toplu Konut Fonu ve Kamu Ortaklığı Fonu.
                Bu başkanlığın ve Fonların elde ettikleri kazançlar Gelir vergisi kanununa göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                21) (3332 sayılı kanunun 11. maddesiyle eklenen bent) (1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere) Menkul kıymetler Tanzim Fonu.
                Bu Fonun portföy işletmeciliğinden doğan kazançları Gelir Vergisi Kanununa göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                Bu müesseselerin söz konusu faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar Gelir Vergisi Kanununa göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                22) (3380 Sayılı kanunun 5. maddesiyle eklenen bent) (27.11.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğer günlük gazetelerin yayınlanmadığı dini bayramlarda münhasıran günlük gazete yayım ve satışı faaliyetlerinde bulunan gazeteciler cemiyetine ait müesseseler.
                Bu müesseselerin söz konusu faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar Gelir Vergisi Kanununa göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                23) (4046 sayılı kanunun 27/b maddesiyle eklenen bent) (27.11.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Özelleştirme İdaresi başkanlığı ile Özelleştirme Fonu.
                24) (4108 sayılı kanunun 29 uncu maddesiyle eklenen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları ile yapılan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde münhasıran küçük ve orta ölçekli işletmelerde kredi teminatı sağlamak üzere kurulan ve bu faaliyetlerden elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk fonlarına ekleyen ve sahip oldukları bu fonları ortaklarına dağıtmayarak küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran kurumlar.
                25 - (4264 sayılı Kanunun 2'ncimaddesiyle eklenen bent) (1.1.1997 tarihigeçerli olmak üzere) Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin alt yaralamak ve buralarda faaliyette bulunanların arsa, elektrik, gaz, buhar ve su gibi ok ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, kamu kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce birlikte oluşturulan ve kazancının tam yerlerin ortak ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanan iktisadi işletmeler.
--------------------------------------------
(*) (3946 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                2 - mevzuuna ait faaliyetlerine münhasır olmak üzere tekel işletmeleri;
--------------------------------------------
(**) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                7) 3, 4, 5 ve 6'ncı bentlerde yazılı müesseselerden dernek veya vakıflara ait olup mezkur bentlerde belirtilen maksat ve gayelerle işletildikleri ilgili bakanların mütalaası alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca kabul edilenler;
--------------------------------------------
(***) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                8 - Beden Terbiyesi Teşkilatına dahil derneklere veya kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor müesseseleri;
--------------------------------------------
(****) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                9 - Tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,
--------------------------------------------
(*****) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                11 - İl Özel İdareleri, belediler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara bağlı müesseseler tarafından işletilen;
                a) Su, elektrik ve havagazı işletmeleri,
                b) Belediye sınırları içindeki yolcu taşıma işletmeleri,
                c) Mezbahalar (Kesim taşıma ve muhafaza işlerine münhasır olmak şartıyla).
--------------------------------------------
(******) (3558 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                13 - (3239 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle değişen bent) Genel bütçeli derneklere ait sadece kamu mensuplarına hizmet veren kâr amacı gütmeyen ve üçüncü kişilere kiralanmayan konuk evleri ve bunların kantinleri.
(******) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                13 - Orduevleri ve askeri kantinler
------------------------------------------
(*******) (3824 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                15 - (3239 sayılı kanunun 73 üncü maddesiyle değişen bent) Kurulduktan sonra Bakanlar kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlar;
                Bunların vergi muafiyetinden yararlanma ve muafiyetlerinin kaydedilmesine ilişkin şartlar, usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
(********) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                15 - ( 2362 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen şekli) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar.
(*********) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                15 - (Değişmeden önceki şekli) Derneklere ait olup münhasıran üyelerin istifadesine tahsis edilen ve alkollü içki verilmeyen, lokal, gazino ve lokanta işletmeleri,
------------------------------------------
(********) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                (Esas mukavelelerde yukarıdaki şartlar mevcut olmakla beraber fiilen bu kayıt ve şartlara uymayan kooperatifler muafiyetten faydalanamaz);
(*********) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                16 - Esas mukavelelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılması, idare meclisi başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi, ihtiyat akçelerinin ortaklara dağıtılmaması ve münhasıran ortaklar ile iş görülmesine dair hükümler bulunması şartı ile kooperatif şirketler (Esas mukavelelerde yukarı ki şartlar mevcut olmakla beraber fiilen bu kayıt ve şartlara muafiyetten faydalanamaz);
------------------------------------------
(**********) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                17 - Özel kanunlarla veya Devletle addolunan mukavelelerle Kurumlar Vergisinden veya her türlü vergi ve resimden muaf tutulan kurumlar.
------------------------------------------
(**********) (2362 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                18 - (903 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle eklenen fıkra) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar.
------------------------------------------
                İstisnalar:
                MADDE 8 - (3946 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Dar mükellefiyete tabi kurumlar dahil, bu maddede yazılı kurum kazançları kurumlar vergisinden müstesnadır;
                1) Kurumların tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar (yatırım fonlarının katılma belgeleri ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları hariç)
                2) Aşağıda yazılı kooperatiflerin, ortakları için hesapladıkları risturnlardan;
                a. İstihlak kooperatiflerinde, ortakların şahsi ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan risturnlar,
                b. İstihsal kooperatiflerinde, ortakların istihsal ederek kooperatife sattıkları veya kooperatiften istihsal faaliyetinde kullanmak üzere satın aldıkları malların kıymetine göre hesaplanan risturnlar,
                c. Kredi kooperatiflerinde, ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar,
                d. Ortakların idare gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan sarf olunmayarak iade edilen kısımlar.
                Bu risturnların nakden veya aynı kıymette mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına mani değildir. Ortaklardan başka kimselerle yapılan muamelelerden doğan kazançlar ile ortaklarla ortaklık statüsü dışında yapılan muamelelerden doğan kazançlar hakkında risturnlara müteallik istisna hükmü uygulanmaz. Bunların genel kazançtan tefrikinde ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan nispeti esas tutulur.                 
Bu risturnlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkif ata tabi tutulmaz. Ortaklara dağıtımı, kâr dağıtımı sayılmaz.
                3 - (4369 sayılı Kanunun 82/4-c maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
                4 - a) Portföyünün en az % 25'i hisse senetlerinden oluşan menkul kıymetler yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile aynı nitelikteki menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
                b) (a) alt bendi dışında kalan menkul kıymetler yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
                c) Risk sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,
                d) Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,
                Bu bentte yer alan kazançlara ait istisnanın, bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur. Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü ve Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddelerine göre tevkif edilen ve ödenen vergiler, sadece Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (a) alt bendine göre yapılan vergi tevkif atına mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler hiçbir şekilde iade edilemez.
                Bu bentte yer alan % 25 oranını % 20'ye kadar indirmeye veya % 100'e kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
                (30.12.1993 tarihinden geçerli olmak üzere)Türkiye'de işyeri veya daimi temsilcisi bulunan ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları ile aynı nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenen dar mükellefiyete tabi yatırım fonları ve ortaklıklarının istisnadan faydalanma şartlarını, bu hususta düzenlenecek belgeleri ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları tayin ve tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir.
                5. Kurumların rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde ettikleri kazançları ile anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar.
                6- (4369 sayılı Kanunun 82/4-c maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (**) (***)
                Kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin ödemelerin kurum kazancından gider olarak indirilmesi kabul edilmez (***)
----------------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
                3 - Turizm Teşvik Kanunu hükümleri dairesinde "Turizm İşletmesi Belgesi" veya 1618 sayılı Seyahat Acenteleri birliği Kanunu gereğince "Seyahat Acentesi İşletme Belgesi" almış olan kurumların münhasıran bu belge konusu faaliyetlerinden döviz olarak elde ettikleri hâsılatın % 20'si (Mezkûr dövizlerin yetkili bankalar ve yetkili müesseselerde bozdurulduğunun tevsiki şartıyla, işletmenin ilk defa faaliyete geçtiği tarihten itibaren 10 yıl süre ile kurum kazancından indirilir. Kurumun unvanının veya nevinin değişmesi veya işletmenin başka bir kurum tarafından devir alınması halinde istisna, kalan süre için uygulanır. Elde edilen dövizleri bizzat bozdurmayan ve dövizi sağlayan müessese veya acenteden doğrudan doğruya pay alan turizm müesseseleri, bu istisnadan aldıkları pay oranında faydalanırlar. Dövizi bozduran kurum, bu kısım üzerinden istisnadan yararlanamaz.)
                Bakanlar Kurulu yukarıda yer alan % 20 oranını sıfıra kadar indirmeye veya Kanunda yer alan orana kadar artırmaya yetkilidir.
----------------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
                6. Bu maddenin 4 numaralı bendinin (a), (c) ve (d) alt bentlerinde belirtilen yatırım fonlarının katılma belgeleri ve yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları,
                Kurumların Kurumlar Vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin ödemelerin kurum kazancından gider olarak indirilmesi kabul edilmez. (***)
----------------------------------------------
(***) (3946 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                İstisnalar:
                MADDE 8 - (2362 sayılı Kanunun 6ncı maddesiyle değişen şekli)  Bu maddede yazılı kurum kazançları Kurumlar Vergisinden müstesnadır:
                1 - (3239 sayılı kanunun 74 üncü maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
                2 - Aşağıda yazılı kooperatiflerin ortakları için hesapladıkları risturnlardan;
                a) İstihlâk kooperatiflerinde, ortakların şahsi ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan risturnlar,
                b) İstihsal kooperatiflerinde ortakların istihsal ederek kooperatife sattıkları veya kooperatiften istihsal faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıkları malların kıymetine göre hesaplanan risturnlar,
                c) Kredi kooperatiflerinde ortaklarının kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar,
                d) Ortakların idare gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan sarf olunmayarak iade edilen kısımlar.
                Bu risturnların nakden veya aynı kıymette mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına mani değildir. Ortaklardan başka kimselerle yapılan muamelelerden doğan kazançlar ile ortaklarla ortaklık statüsü dışında yapılan muamelelerden doğan kazançlar hakkında risturnlara müteallik istisna hükmü uygulanmaz. Bunların genel kazançtan tefrikinde, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan nispeti esas tutulur.
                3 - (3239 sayılı kanunun 74 üncü maddesiyle değişen bent) Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla Türkiye'de işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran dar mükellefiyete tabi kurumların yurt dışı faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar. (**)
                4 - (3824 sayılı kanununun 10 uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar ile karşılıklı olmak kaydıyla Bakanlar kurulunca belirlenen ülkelerde ve belirlenen iş kollarında yapılan faaliyetlerden elde edilen kazançlar (Bu bent kapsamına giren kazançların kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye getirildiğinin tevsiki şarttır.) (***)
                5 - Denizcilik Bankası Türk Anonim Ortaklığının tekelinde bulunan ulaştırma işlerinden elde ettiği kazançlar.                       
                6 - (3482 sayılı kanunun 4 üncü maddesi ve 92/3893 sayılı kararla değişen bent) Sanayi ürünü ihraç eden ve yıllık ihracat tutarı 1.000.000 (250.000) ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirasını aşan imalatçı kurumların bu ihracattan sağladığı hasılatın % 20'si (1993 yılı için % 5'i) kurum kazancından indirilir. İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlar da sanayi ürünlerinin imalatçısı yönünden yıllım ihracat tutarının hesabında ihracat sayılır. İhraç ettiği malı imal etmeyen ihracatçı kurumlarda bu istisna 1/4 oranında uygulanır.
                Bakanlar Kurulu yukarıda yer alan 1.000.000 (250.000) ABD Doları tutarını on katına kadar artırmaya veya kanunda yer alan tutarın 1/4 üne kadar indirmeye, % 20 oranını sıfıra kadar indirmeye veya Kanunda yer alan orana kadar artırmaya yetkilidir. Bu yetkiler, mal grupları veya sektörler itibariyle farklı miktar ve oranlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir. (******)
                7 - 3482 sayılı kanunun 4 üncü maddesi ve 92/3893 sayılı kararla değişen bent) Yaş meyve, sebze, kesme çiçek, süs bitkileri ile bunların tohum ve giderleri ve su ürünlerini ihraç eden ve yıllık ihracat tutarı 250.000 ("0") ABD Doları veya muadil yabancı para karşılığı Türk Lirasını aşan kurumların, bu ihracattan sağladıkları hasılatın % 20 (1993 yılı için % 5'i) kurum kazancından indirilir. İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlar da söz konusu ürünlerin üreticisi yönünden ihracat sayılır.                              
Bakanlar Kurulu yukarıda yer alan (250.000) ABD Doları tutarını on katına kadar artırmaya veya kanunda yer alan tutarın 1/4 üne kadar indirmeye, % 20 oranını sıfıra kadar indirmeye veya Kanunda yer alan orana kadar artırmaya yetkilidir. Bu yetkiler, mal grupları veya sektörler itibariyle farklı miktar ve oranlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir. (*****)
                8 - (3482 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ve 92/3893 sayılı kararla değişen bent) Kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla dış navlun hasılatının % 20 (1993 yılı için % 5'i) kurum kazancından indirilir. Bakanlar Kurulu bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye veya kanunda yer alan orana kadar artırmaya yetkilidir. (******)
--------------------------------   
(6, 7, 8 inci bentlerin 31.12.1992 tarihine kadar uygulanması ile ilgili 91/2073, 91/1534, 90/328, 89/14073 sayılı kararlara bakınız.)               
---------------------------------                  
                9 - (3380 sayılı Kanunun 6ncı maddesiyle değişen hüküm) Dar mükellefiyete tabi kurumlar dahil, sermaye şirketleri, iktisadi kamu müesseseleri ile kooperatiflerin ve iş ortaklarının yatırım indiriminden yararlanan kazançları 
(******) (3239 sayılı kanunun 74'ncü maddesiyle değişen hüküm) (G.V.K.'nun yatırım indirimine ilişkin hükümleri sermaye şirketleri, kooperatifler ile ş ortaklıkları hakkında da uygulanır. Ancak kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörler ile kalkınmada öncelikli bölgelerde yapılan yatırımlar dolayısıyla yatırımcı sermaye şirketleri ile kooperatiflerin ve iş ortaklıklarının bu yatırımları için Yatırım İndirimi oranı % 60, bilimsel araştırma ve geliştirme yatırımlarında ise % 100'dür.
(********)
                (2970 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen fıkra) Bakanlar Kurulu Kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörlerde, kalkınmada öncelikli bölgelerde yapılan yatırımlar için indirim nispetini % 100'e kadar artırmaya veya yukarıdaki nispetten aşağı olmamak üzere yeniden tespit etmeye yetkilidir.
                10 - (2573 sayılı Kanunun 3'üncü maddesi ve 92/3893 sayılı Kararla değişen bent) Turizm Endüstrisini Teşvik Kanunu hükümleri dairesinde "Turizm Müessesesi" belgesi veya 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu gereğince "Seyahat Acentesi İşletme Belgesi" almış olan kurumların döviz olarak elde ettikleri hasılatın % 20'si (1993 yılı için % 20) mezkur dövizlerin yetkili bankalarda bozdurulduğunun tevsiki şartıyla kurum kazancından indirilir. Elde edilen dövizleri bizzat bozdurmayan ve dövizi sağlayan müessese veya acenteden doğrudan doğruya pay alan turizm müesseseleri, bu istisnadan aldıkları pay oranında faydalanırlar. (*********)
                (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen hüküm) 1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Bakanlar Kurulu % 20 oranını sıfıra kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar artırmaya yetkilidir.
                11 - (2773 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen bent) Safi kurum kazancından gelirlerinin tamamını Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirmeye tahsis eden vakıflardan Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınanlara ser maaşa iştirak nispetinde ödenecek miktarlar (**********)
                12 - (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) a) Portföyünün en az % 25'i hisse senetlerinden oluşan menkul kıymetler yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile aynı nitelikteki menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları.
                b.) a) alt bendi dışında kalan menkul kıymetler yatırım fonları döviz yatırım fonları hariç) ile menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları.
                c) Risk sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları.
                Bu bentte yer alan kazançlara ait istisnanın, bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur. Bu bentte belirtilen kurumlara yapılan ödemelerden Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddelerine göre tevkif edilen ve ödenen vergiler sadece Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasının 8 numaralı bendine göre yapılan vergi tevkif atına mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler hiçbir şekilde iade edilmez.
                Bu bentte yer alan % 25 oranını % 20'ye kadar indirmeye veya % 100'e kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. (***********)
                13 - (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumların rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde ettikleri kazançları ile anonim şirketlerinin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından doğan kazançları.
                Bu bentte yer alan istisna hisse senetlerinin borsaya kayıtlı olması şartıyla uygulanır. (************)
                14 - (3239 sayılı Kanunun 74'üncü maddesiyle eklenen bent) Beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla bu Kanuna göre yapılan devirlerde münfesih kurumun devir öncesi son bilançosunda görülen zararlar devralan kurumca beyan edilen kurum kazancından indirebilir. Bu indirime ilişkin şartlar usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
                15   - (3239 sayılı Kanunun 74'üncü maddesiyle eklenen bent) Okul, kreş ve spor tesisleri ile 50 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 35 yatak) kapasitesinden az olmamak üzere yurt ve sağlık tesislerinin (huzur evleri dahil) işletilmesinden elde edilen kazançlar ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar dahilinde 5 yıl süreyle kurumlar vergisinden müstesna tutulurlar. İstisna, kuruluşların faaliyete geçtiği tarihten itibaren başlar.
                Bu kuruluşların kalkınmada öncelikli yörelerde kurulması halinde bunlardan elde edilecek kazançlar yukarıdaki şartlar dahilinde 10 yıl süreyle kurumlar vergisinden müstesna tutulur.
                Bu kazançlar Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkif ata tabi tutulmaz. Ortaklara dağıtımı kâr dağıtımı sayılmaz.
                16 - (3239 sayılı Kanunun 74'üncü maddesiyle eklenen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumların safi kurum kazançlarından T.C. Emekli Sandığı Sosyal Kurumu Bağ-Kur gibi kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları ile Ordu Yardımlaşma kurumu e 2983 sayılı Kanunla kurulan Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığına sermayeye iştirak nispetinde isabet eden kısmın yarısı. Bu istisnadan yararlanabilmek için iştirak edilen kurumda yetkili organın anılan kârlar hakkında kâr dağıtım kararı almış olması şarttır.
                17 - (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Devlet tahvili ve hazine bonosu ile Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan. Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar. (*****************)
                18 - (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen bent)(1.1.1993 tarihinden geçerli olmak üzere) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazancın satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkulun maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
                Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan menkul kıymetlerin veya gayri menkullerin satışından elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar, istisna kapsamı dışındadır.
                Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabu tutulur.
                Satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci yılın sonuna kadar iştirak hissesi veya aynı mahiyette gayrimenkul satın alınması halinde, daha önce kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazanç dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler yönünden vergi ziyan meydana gelmiş sayılır.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın istisnadan yararlanırlar. Ancak İştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazanç; sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                Bu istisnanın uygulanmasında anonim şirketler yönünden sermaye artırımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin nama yazılı olması ve en geç altı ay içinde borsaya kote ettirilmesi şarttır. Borsaya kote ettirilecek hisse senetleri için, borsa tarafından istenen kotasyon şartlarına tam olarak uyulması esastır. Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
                19 - (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen bent) 1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurulduktan sonra Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların eğitim, sağlık, kültür ve bilimsel araştırma geliştirme amacıyla kurdukları iktisadi işletmelerinden sağladıkları kazançları.
                (3332 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen fıkra) Bu maddenin 12 numaralı bendi ile 17 numaralı bendinde yer alan Devlet tahvili, Hazine bonosu ve gelir ortaklığı sentlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar hakkında Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 39 uncu maddesi hükmü uygulanmaz.
                (*) (Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                1 - Tam mükellefiyete tabi kurumların başka bir kurumun sermayesine iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar (İştirak kazançları istisnası);
                (**) Değişmeden önceki şekli)
                3 - İhraç kanunlarına veya Devletin kanunların verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin temettü, faiz ve ikramiyeleri;
                (***) (Değişmeden önceki şekli)
                4 - Kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye getirildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla, yurt dışında yapılan inşaat, onarma ve montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar;
                (****) (Değişmeden önceki şekli)
                6 - (273 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen bent) Sanayi ürünü ihraç eden ve yıllık ihracat tutarı 250.000 Amerikan Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirasını aşan imalatçı kurumların bu ihracattan sağladıkları hasılatın % 20'si kurum kazancından indirilir.
                İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlar yıllık ihracat tutarının hesabında ihracat sayılır.
                İhraç ettiği malı imal etmeyen ihracatçı kurumlarda bu istisnalar 1/4 oranında uygulanır. 
(****) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                6 - Sanayi ürünü ihraç eden ve yıllık ihracat tutarı 250.000 Amerikan Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirasını aşan imalatçı kurumların ihracatın ilk yılı için bu ihracattan sağladıkları hasılatın % 20'si, müteakip yıllarda bir önceki yıla göre artan ihracat hasılatının % 30'u ile bakiyesinin % 15'i kurum kazancından indirilir.
                Bir önceki yıla göre artan ihracat hasılatının hesabında kur değişmelerinden dolayı meydana gelen artışlar nazara alınmaz.
                İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlar yıllık ihracat tutarının hesabında ihracat sayılır.
                İhraç ettiği malı imal etmeyen ihracatçı kurumlarda bu istisnalar 1/4 oranında uygulanır.
(****) (Değişmeden önceki şekli)
                7- (2573 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen bent) Yaş meyve, sebze ve su ürünleri ihracatçılarının, bu ihracattan sağladıkları hasılatın % 20'si kurum kazancından indirilir. İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlar da yaş meyve, sebze ve su ürünleri üreticisi yönünden ihracat sayılır.
(*****) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                7 - Yaş meyve, sebze ve su ürünleri ihracatçılarının ihracatın ilk yılı için bu ihracattan sağladıkları hasılatın % 20'si, müteakip yıllarda bir önceki yıla göre artan ihracat hasılatının % 30'u ile bakiyesinin % 15'i kurum kazancından indirilir. İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlarda yaş meyve, sebze ve su ürünleri üreticisi kurum yönünden ihracat sayılır.
                Bir önceki yıla göre artan ihracat hasılatının hesabında kur değişmelerinden dolayı meydana gelen artışlar nazara alınmaz.
(******) (Değişmeden önceki şekli)
                8 - (2573 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli) Kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla dış navlun hasılatının % 20'si kurum kazancından indirilir.
(******) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                8 - Kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla dış navlun hasılatının ilk yıl için % 20'si, müteakip yıllarda bir önceki yıla göre artan navlun hasılatının % 30'u ile bakiyesinin % 15'i kurum kazancından indirilir.
                Bir önceki yıla göre artan hasılatın hesabında kur değişmelerinden dolayı meydana gelen artışlar nazara alınmaz.
(********) (Değişmeden önceki şekli)
                9 - (3239 sayılı Kanunun 74 üncü maddesiyle değişen fıkra) Dar mükellefiyete tabi kurumlar dahil, sermaye şirketleri ile kooperatiflerin ve iş ortaklıklarının yatırım indiriminden yararlanan kazançlar.
(*******) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                9 - Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin yatırım indiriminden istifaden eden kazançları (Gelir Vergisi Kanunu'nun yatırım indirimine ilişkin hükümleri sermaye şirketleri ile kooperatifler hakkında da uygulanır. ancak kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörler ile kalkınmada öncelikli bölgelerde yapılan yatırımlar dolayısıyla yatırımcı sermaye şirketleri ile kooperatiflerin bu yatırımları için yatırım indirimi nispeti % 60'dır.)
(********) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                10 - Turizm Endüstrisini teşvik Kanunu hükümleri dairesinde "Turizm Müessesesi" belgesi almış olan kurumların elde ettikleri döviz gelirlerine tekabül eden kazançların ilk yıl için % 20'si, müteakip yıllarda bir önceki yıla göre artan aynı nitelikli kazancın % 30'u ile bakiyesinin % 15'i mezkur dövizlerin yetkili bankalarda bozdurulduğunun tevsiki şartıyla, kurum kazancından indirilir.
                Bir önceki yıla göre artan kazancın hesabında kur değişikliklerinden dolayı meydana gelen artışlar nazara alınmaz.
(*********) (Değişmeden önceki şekli)
                11 - Safi kurum kazancından, gelirlerinin tamamını amaçlarına tahsis eden ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara sermayeye iştirak nispetinde ödenecek miktarlar.
(**********) (Değişmeden önceki şekli) (
                12- 2573 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle eklenen bent) Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklıklarının ve Menkul Kıymetler Yatırım Fonlarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları, (3571 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen hükümler) Bu kazanç istisnasının bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur. Bu kurumlara yapılan ödemelerden. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 24 üncü ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddelerine göre tevkif edilen ve ödenen vergiler sadece Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasının 8 numaralı bendine göre yapılan vergi tevkif atından mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler hiçbir şekilde iade edilmez.
(************) (Değişmeden önceki şekli)
                 13- (3239 sayılı Kanunun 74'üncü maddesiyle eklenen bent) Anonim şirketlerin gerek kuruluşlarında gerek sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından, dağıtılmamak ve borsaya kayıtlı olmak şartıyla elde ettikleri kazançlar.
(************) (Değişmeden önceki şekli)
                17 - (3332 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen bent) Devlet tahvili, Hazine bonosu ve gelir ortaklığı senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançların tamamı ile kurumların safi kurum kazancından, gelirlerinin tamamını amaçlarına tahsis eden ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara sermayeye iştirak nispetinde isabet eden kısmın % 30'u.
                Bakanlar Kurulu, vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait bu istisna oranını sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki orana ulaşıncaya kadar artırmaya yetkilidir. Bu vakıfların, istisnadan yararlanabilmeleri için iştirak edilen kurumda yetkili organın, anılan karlar hakkında en geç kazancın beyan edildiği tarihe kadar kar dağıtımı kararı alması şarttır.
------------------------------------------
(**********) (Değişmeden önceki şekli)
                MADDE 8 - (199 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) Bu maddede yazılı kurum kazançları Kurumlar Vergisinden müstesnadır.
                1 - (1137 sayılı kanunun 6'ncı maddesiyle değişen şekli)Başka bir kurumun sermayesinin asgari yüzde onuna bu kurumun kuruluşu anında veya bilanço tarihinden en az bir yıl evvelinden beri sahip oldukları ispat ve teşvik eden tam mükellefiyete tabi ana kurumların kuruma iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar (İştirak kazançları istisnası).
                İştirak kazançları istisnası, kurumun bilanço tarihinden bir yıl evvel ve yeni kuruluşlarda kuruluş anında sahip olduğu iştirak hissesine isabet eden kazanç miktarına uygulanır.
                2 - Kooperatif şirketlerin ortakları için hesapladıkları ristumlardan aşağıda yazılı olanlar:
                a) İstihlak kooperatiflerinde: Ortakların satın aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan ristumlar:
                b) İstihsal kooperatiflerinde: Ortakların kooperatife sattıkları veya kooperatiften satın aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan ristumlar:
                c) Kredi kooperatiflerinde: Ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan ristumlar:
                d) Ortakların idare gideri karşılığı olarak ödedikleri paralarından sarf olunmayarak iade edilen kısımlar.
                Bu risturnların nakden veya aynı kıymette mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına mani değildir. Ortaklardan başka kimselerle yapılan muamelelerden doğan kazançlar hakkında ristumlara müteallik istisna hükmü uygulanamaz. Bunların genel kazançtan tefrikinde, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan nispeti esas tutulur.
                3 - İhraç kanunlarına veya Devletle akit olunan mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin temettü, faiz ve ikramiyeleri.
                4 - 927 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre verilen sıcak ve soğuk maden suları imtiyazının işletilmesinden elde edilen kazançlar (İhale tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile).                     
                5 - Denizcilik Bankası Türk Anonim Ortaklığının tekelinde bulunan ulaştırma işlerinden elde ettiği kazançlar.
                Gelir Vergisi Kanunu'nun yatırım indirimi istisnasına taalluk eden hükümleri sermaye şirketler ile kooperatif şirketler hakkında da uygulanır. Tahvilat ihracı suretiyle sağlanan kaynaklar yatırım indirimi ile ilgili hükümlerin uygulanması bakımından öz sermaye sayılır.
                6 - (903 sayılı kanunun 5'inci maddesiyle eklenen fıkra) Safi kurum kazancından Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara sermayeye iştirak nispetinde ödenecek miktarlar.
----------------------------------------------
                Finansman Fonu:
                MÜKERRER MADDE 8 - (4369 sayılı Kanunun 82/4-d maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) *)
----------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                MÜKERRER MADDE 8 - (2362 sayılı kanunun 7'nci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Sermaye şirketleri ile kooperatifler, yatırım indiriminden faydalanması kabul edilmiş bulunan yatırımlarının finansmanında kullanmak ve yatırım indirimi belgesinde bu yatırım için öngörülen süre ile sınırlı kalmak kaydıyla aşağıdaki şartlarla finansman fonu ayırarak safi kurum kazancından indirebilirler.
                1) Ayrılacak finansman fonu Kurumlar Vergisi matrahının %25'ini ve yapılacak yatırım tutarını geçemez.
                2) Finansman fonunun T.C. Merkez Bankasında açılacak her an paraya çevrilebilir. Devlet tahvili hesabına yatırılması mecburidir.                          
                3) T.C. Merkez Bankasında açılacak hesaptan çekişler Devlet Planlama teşkilatınca düzenlenecek çekiş belgelerine dayanılarak yapılır ve her yıl içinde fiilen yapılan yatırım tutarını aşamaz.                            
4) Bir önceki yıl safi kurum kazancından finansman fonu olarak ayrılan meblağ hesap dönemi sonunda safi kurum kazancına eklenir.
----------------------------------------
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
MÜKELLEFİYET ŞEKİLLERİ
                Tam Mükellefiyet:
                MADDE 9 - Birinci maddede yazılı tüzel kişilerden kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de bulunanlar gerek Türkiye'de gerekse yabancı memleketlerde elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vergilendirilirler.
                Kanuni merkez, iş merkezi:
                MADDE 10 - Kanuni merkezden maksat, vergiye tabi kurumların esas nizamname veya mukavelenamelerinde veya teşkilat kanunlarında gösterilen merkezdir.
                İş merkezinden maksat, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkezdir.
                Dar mükellefiyet:
                MADDE 11 - (199 sayılı kanunun 9'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanlar, yalnız Türkiye'de elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vergilendirilirler.
                Dar mükellefiyette mevzu:
                MADDE 12 - (199 sayılı kanunun 10'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) On birinci maddede yazılı dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancı aşağıda gösterilen kazanç ve iratlardan terekküp eder:
                1) (2362 sayılı kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye'de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançlar. (*)
                (2573 sayılı kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1982 tarihinden geçerli olmak üzere)(Bu şartları haiz olsalar dahi kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de olması veya satış akdinin Türkiye'de yapılmasıdır.)
                2) Türkiye'de elde edilen ücretler,
                3) Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançları,
                4) Türkiye'de bulunan zirai işletmeden elde edilen kazançlar,
                5) Gayri menkullerin, hakların ve menkul malların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen iratlar,
                6) (2362 sayılı kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye'de elde edilen menkul sermaye iratları. (**)
                7) (2362 sayılı kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye'de elde edilen 4369 sayılı Kanunun 81/D-3 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) diğer kazanç ve iratlar (1) ***)
----------------------------------
(*) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
                1 - Türkiye'de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri veya, daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançlar.
                (Parantez içi hükmü değişmeden önceki şekli) (Bu şartları haiz olsalar dahi kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de olması veya satış akdinin Türkiye'de yapılmasıdır.)
----------------------------------
(**) (Parantez içi hükmü değişmeden önceki şekli)
                6 - (1137 sayılı Kanunun 7 inci maddesiyle değişen şekli) (Türkiye'de elde edilen menkul sermaye iratları (Bir numaralı fıkra hükmü dışında kalanların elde ettikleri mevduat faizleri hariç)
----------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                "sair kazanç ve iratlar"
----------------------------------
(***) (Parantez içi hükmü değişmeden önceki şekli)
                7- Türkiye'de elde edilen sair kazanç ve iratlar (Bir numaralı fıkra hükmü dışında kalanların menkul kıymet satışından elde ettikleri kazançlar hariç).               
----------------------------------
 
İKİNCİ KISIM
VERGİNİN TARHI
BİRİNCİ BÖLÜM
MATRAHIN TAYİNİ
 
                Safi kurum kazancı:
                MADDE 13 - (199 sayılı Kanununun 11'inci maddesiyle değişen şekli) 1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar Vergisi birinci maddede yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır.
                (2362 sayılı kanunun 9'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1982 tarihinden geçerli olmak üzere) Safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır. Zirai faaliyetle iştigal eden kurumların bu faaliyetinden doğan kazançlarının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 59'uncu maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınır. (*)
                (4369 sayılı Kanunun 82/4-e maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere üçüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.) (**)
                Dar mükellefiyete tabi kurumların kurum kazançlarının, ticari kazanç gibi tespit edilmesi gereken kazanç ve iratlar da dahil olmak üzere, ticari veya zirai kazançlar dışında kayan ve iratlardan ibaret bulunması halinde, Gelir Vergisi Kanununun bu gibi kazanç ve iratların tespiti hakkındaki hükümleri Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde de uygulanır.
---------------------------------------
(*) (199 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun (42 inci maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendi hariç) ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır. Zirai faaliyetle iştigal eden kurumların bu faaliyetlerinden doğan kazançlarının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun 59 uncu maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınır.
(**) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
(2362 sayılı kanunun 9 uncu maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)_Gelir Vergisi Kanununun ortalama kâr haddi ve asgari gayri safi hasılat esası hakkındaki hükümleri Kurumlar Vergisi mükellefleri için de uygulanır. (**)
(**) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Gelir Vergisi Kanunu'nun ortalama kâr hadleri hakkındaki hükümleri Kurumlar Vergisi mükellefleri için de uygulanır.
---------------------------------------
                İndirilecek giderler:
                MADDE 14 - Ticari kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükellefler aşağıdaki giderleri de ayrıca hasılattan indirebilirler:
                1) Hisse ve tahvil senetlerinin ihraç giderleri (Bu giderler senetlerin kağıt ve tabi giderlerini, mahkeme, noter ve diğer tasdik ve tescil giderlerini, damga resmini ve ihraç dolayısıyla ödenen sair harç ve resimlerini, ihraç dolayısıyla bankalara verilen komisyonları, hisse ve tahvil senetlerinin borsaya kaydı için yapılan giderleri ve bunlara benzer diğer her türlü giderleri ihtiva eder);
                2) İlk tesis ve taazzuv giderleri (Bu giderler aktifleştirildiği takdirde bunların Vergi Usul Kanunu gereğince değeri üzerinden ayrılacak amortisman gider yazılır);
                3) Genel heyet toplantıları için yapılan giderlere birleşme, fesih ve tasfiye giderleri;
                4) Sigorta şirketlerinde bilanço gününde hükmü devam eden sigorta mukavelelerinin (Poliçe veya geçici ilmühaber) istilzam ettiği teknik ihtiyatlar (Hayat sigorta şirketlerinde riyazi ihtiyatlardan temettü veya faizleri vergiden istisna edilmiş olan menkul kıymetlere yatırılan kısma ait faizler, giderler mey anında gösterilemez.)
                Sigorta teknik ihtiyatları:
                1) Muallak hasarlara mahsus tazminat karşılıkları;
                2) Cari muhataralara mahsus ihtiyatlar;
                3) Hayat sigortaları riyazi ihtiyatlardan ibarettir.
                Teknik ihtiyatlar bilanço geçici pasif hesaplara geçirilmek suretiyle aşağıdaki esaslara göre hasılattan indirilir.
                a) Muallak hasarlara mahsus tazminat bedellerinden veya bu hesaplara geçirilmek suretiyle aşağıdaki esaslara göre hasılattan indirilir.
                b) Cari muhataralar için ayrılan ihtiyatlar, ulaştırma sigortalarında beyannamenin taalluk ettiği yıl içinde prim hasılatının % 25'inden, diğer sigortalarda %33,5'undan fazla olamaz.
                c) Hayat sigortalarında riyazi ihtiyatlar her mukavele üzerinden ayrı ayrı hesaplanır.
                d) Bir yıl ayrılan sigorta teknik ihtiyatlarının ertesi yıl başında aynen kâra nakledilmesi şarttır.
                5) Eshamlı komandit şirketlerde komandite ortağın kâr hissesi
                6) (4369 sayılı Kanunun 55'inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara, kamu menfaatlerine yararlı sayılan derneklere ve bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5'ine kadar olan kısmı.
                Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde bağışlanan veya yardımın konusu teşkil eden mal veya hakkın maliyet bedeli veya mukayyet değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde takdir komisyonlarınca tespit edilecek değeri esas alınır.
                Mükelleflerin, yılı içinde yaptıkları kendi araştırma ve geliştirme harcamaları tutarını geçmemek üzere ilgili dönemde ödemeleri gereken yıllık kurumlar vergisinin % 20'sinin kanuni süresinde tahsilinden vazgeçilerek, bu orana isabet eden vergi üç yıl süre ile faizsiz olarak ertelenebilir. Ertelenen bu vergi üç yıl içinde kurumlar vergisinin ödenme taksitleri ile birlikte eşit taksitler halinde ödenir.
                Bu uygulamanın esas ve usulleri Maliye Bakanlığınca tayin ve tespit olunur. (*)
                7) (2573 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen şekli) Beş yıldan fazla nakledilmek şartıyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre meydana gelen zararlar (Bilançolarda her yılın zararının ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.) (**)
                (3380 sayılı Kanunun 7. maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere) Tam mükellefiyette yurt dışı faaliyetlerinden doğan zararlar, faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının (zarar dahil) her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması ve bu raporun aslı ile tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye'deki ilgili vergi dairesine ibrazı halinde gider olarak indirilebilecektir.
                Denetim kuruluşlarınca hazırlanacak raporun ekinde yer alan vergi beyanlarının, bilanço ve kâr-zarar cetvellerinin o ülkedeki yetkili mali makamlarınca onaylanması zorunludur. Faaliyette bulunulan ülkede denetim kuruluşu olmaması halinde, her yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarınca onaylanması zorunludur. Faaliyette bulunulan ülkede denetim kuruluşu olmaması halinde, her yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarından alınan birer örneğinin mahallindeki Türk elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcilerine onaylatılarak, aslının ve tercüme edilmiş bir örneğinin ilgili vergi dairesine ibrazı yeterlidir.
                (3380 sayılı Kanunun 7 inci maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere)Türkiye'de gider yazılan yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi ve gider yazılması halinde, Türkiye'deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsup veya gider yazılmadan önceki tutar olacaktır.
                (3380 sayılı kanunun 7 inci maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere)Türkiye'de Kurumlar Vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt dışı zararlar, yurt içinde kazançlardan indirilemez.
                (3380 sayılı kanunun 7 inci maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere)Bu bendin uygulamasıyla ilgili usul ve esasları belirlemeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
                8) (3239 sayılı Kanunun 75'inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile özel finans kurumlarında kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları. (***)
-------------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
                6) (199 sayılı Kanunun 12 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere)Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idareleri ve belediyeler ile köylere kamu menfaatlerine yararlı dernek ve Türk Kanunu Medenisine göre kurulan vakıflara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar. (Bir takvim yılı içinde yapılan bağış ve yardımlar toplamının o yıla ait kurum kazancının yüzde ikisini ve her halde yirmi bin lirayı aşan kısım hasılattan indirilemez.)
                (3239 sayılı kanunun 75'inci maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere)Genel bütçeye dair dairelere, katma bütçeli dairelere, il özel idarelerine, belediyelere veya köylere bağışlanan okul, kreş ve spor tesisleri (4108 sayılı 30 uncu maddesiyle eklenen ifade) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) kütüphane, müze, sanat galerisi, kültür merkezi ve sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültürel ve sanatsal etkinliklerin sergilendiği tesisler ile 50 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 35 yatak) kapasitesinden az olmamak üzere yurt ve sağlık tesislerinin (huzurevleri dahil) inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için ilgili kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin, faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımlar, bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar. (Şu kadar ki bu fıkrada geçen bağış ve yardımların miktarı, yapılacağı yerler ve tahsis edileceği kuruluşlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.) (*)
                Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkında maliyet bedeli veya mukayyet değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde takdir Komisyonlarınca tespit edilecek değeri esas alınır. (Ancak, Bakanlar kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara 20.000 liralık hadde bakılmaksızın o yıla ait kurum kazancının yüzde beşine kadar bağış ve yardım yapılabilir.)
                (3239 sayılı Kanunun 75 inci maddesiyle eklenen hüküm) Mükelleflerin yılı içinde yaptıkları araştırma geliştirme üzere ilgili dönemde ödemeleri gereken yıllık kurumlar vergisinin % 20'sinin kanuna süresinde tahsilinden vazgeçilerek, bu orana isabet eden vergi üç yıl süre ile faizsiz olarak ertelenebilir. Ertelenen bu vergi üç yıl içinde kurumlar vergisinin ödeme taksitleri ile birlikte eşit taksitler halinde ödenir.
                 Bu uygulamanın usul ve esasları Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin ve tespit olunur.
-------------------------------------------    
(*)Yönetmelik 17.9.1986 tarih ve 19224 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır)
-------------------------------------------
(**) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                 7 - (199 sayılı kanunun 12 inci maddesiyle değişen bent) Beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre tahassüs eden zararlar (Bilançolarda her yılın zararının ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.)
-------------------------------------------
(***) (3239sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                8 - (2362 sayılı kanunun 10 uncu maddesiyle eklenen bent) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları)
-------------------------------------------
                Kabul Edilmeyen İndirimler:
                MADDE 15 - (199 sayılı Kanunun 13'üncü maddesiyle değişen şekli) Kurum kazancının tespitinde aşağıda yazılı indirimlerin yapılması kabul edilmez:
                1 - Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler.
                2 - Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler.
                3 - Sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazançlar.
                4 - Her ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan ihtiyat akçeleri (Türk Ticaret Kanununca, kurumların özel kanunlarına veya esas mukavele ve nizamnamelerine göre safi kazançlardan ayırdıkları bilumum ihtiyatlar ile Bankalar Kanununa müsteniden bankaların ayırdıkları karşılıklar dahil.)
                5 - Dar mükellefiyete tabi kurumlardan ayrıca :
                a) Bu kurumlar hesabına yaptıkları alım satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere verilen faizler, komisyonlar ve benzerleri;
                b) Ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin giderlerine veya zararlarına iştirak etmek üzere ayrılan hisseler (Türkiye'deki kurumun teftiş ve murakabesi için yabancı memleketlerden gönderilen yetkili kimselerin seyahat giderleri hariç).
                6) Bu Kanuna göre hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler.
                7) (3239 sayılı Kanunun 143'üncü maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.)
                8) (4108 sayılı kanunun 39 uncu maddesiyle 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (**)
                9. (2773 sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1983 tarihinden geçerli olmak üzere) Kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tespit edilen hadler saklı kalmak üzere, menkul kıymetlerin itibari değerlerinin altında satışından doğan zararlar ile ödenen komisyonlar ve benzeri her türlü giderler.
                10. (3505 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle eklenen bent) 10.12.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri,
                11. (3571 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle eklenen bent) (90/1081 sayılı Kararla Değişen bent) Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin %50'si (% 0'ı) (Bakanlar Kurulu, bu oranı %100'e kadar arttırmaya, sıfıra kadar indirmeye yetkilidir) (*).
                12 - (4008 sayılı Kanunun 27 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları.
                13 - (4008 sayılı Kanunun 27 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1996 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre dönem sonu stoklarını son giren ilk çıkar yöntemine göre değerleyen veya amortismana tabi sabit kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutun kurumların (Bankalar, Sigorta Şirketleri ve Finans Kurumları hariç) Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin 8 numaralı bendindeki esaslar çerçevesinde hesapladıkları giderler.
--------------------------------------------
(*) (3239 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                7 - (2362 sayılı kanunun 11 inci maddesiyle değişen şekli) İhraç kanunlarına veya Devletin kanunların verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin Kurumlar Vergisinden istisna edilen temettü, faiz ve ikramiyelerine isabet eden giderler, (Gerçek giderlerin kati olarak tespit edilememesi halinde, bahis konusu gerçek giderler, Kurumlar Vergisinden muaf menkul kıymetler portföyünün itibari değer toplamına T.C. Merkez Bankası Meclisince menkul kıymetler portföyü ile ilgili giderler nazara alınarak tayin olunacak ortalama gider emsalinin uygulanması suretiyle bulunur. Vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün itibari değer toplamı, ilgili hesap dönemine dahil ayların son günündeki vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün ortalaması esas alınmak suretiyle tespit olunur.)
(*) (2362 sayılı Kanunla yürürlükten değişmeden önceki şekli)
                7 - İhraç kanunlarına veya Devletle akit olunan mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin Kurumlar Vergisinden istisna edilen temettü, faiz ve ikramiyelerine isabet eden giderler. (Gerçek giderlerin kati olarak tespit edilememesi halinde, bahis konusu gerçek giderler. Kurumlar Vergisinden muaf menkul kıymetler portföyü ile ilgili giderler nazara alınarak tayin olunacak ortalama gider emsalinin uygulanması suretiyle bulunur. Vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün itibari değer toplamı ilgili hesap dönemine dahil ayların son günündeki vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün ortalaması esas alınmak suretiyle tespit olunur.)
--------------------------------------------
(**) (4108 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
                8. (2362 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle eklene bent) 8'inci maddenin 4 numaralı bendinde yer alan istisna kapsamına giren kurum kazançlarının elde edilmesi için yapılan bilumum giderler.
--------------------------------------------
                Örtülü Sermaye:
                MADDE 16 - (192 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1961 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumların aralarında vasıtalı, vasıtasız bir şirket münasebetleri veya devamlı ve sıkı bir iktisadi münasebet bulunan gerçek ve tüzelkişilerden yaptıkları istikrazlar, teşebbüste devamlı olarak kullanılır ve bu istikrazlarla kurumun öz sermayesi arasındaki nispet, emsali kurumlarındakine nazaran bariz bir fazlalık gösterirse mezkur örtülü sermaye sayılır.
                Örtülü Kazanç:
                MADDE 17 - Aşağıdaki hallerde, kazanç tamamen veya kısmen örtülü olarak dağıtılmış sayılır:
                1. (2362 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle değişen bent) Şirket kendi ortaları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler, idaresi, murakabesi veya sermayesi bakımlarından vasıtalı vasıtasız olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler ile olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük fiyat veya bedeller üzerinden yahut bedelsiz olarak alım, satım, imalat, inşaat muamelelerinde ve hizmet ilişkilerinde bulunursa. (*).
                2. Şirket, 1 numaralı fıkrada yazılı kimselerle olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük bedeller üzerinden kiralama veya kiraya verme muamelelerinde bulunursa;
                3. Şirket, 1 numaralı fıkrada yazılı meselelerle olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük faiz ve komisyonlarla ödünç para alır veya verirse;
                4. Şirket ortaklarından veya bunların eşleri ile usul ve füru undan ve 3'üncü dereceye kadar (dahil) kan ve sıhri hısımlarından şirketin idare meclisi başkan veya üyesi, müdürü veya yüksek memuru durumunda bulunanlara emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek aylık ikramiye ücret verir veya benzeri ödemelerde bulunursa.
------------------------------------
                Madde 17 -
(*) (Değişmeden önceki şekli) Şirket kendi ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler, idaresi, murakabesi veya sermayesi bakımlarından vasıtalı vasıtasız olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler ile olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük fiyat veya bedeller üzerinden yahut bedelsiz olarak alım, satım, imalat, inşaat muamelelerinde ve hizmet ilişkilerinde bulunursa;             
------------------------------------                                
                              
İKİNCİ BÖLÜM
YABANCI ULAŞTIRMA KURUMLARINDA MATRAH
 
                Yabancı Ulaştırma Kurumlarında Kurum Kazancının Tespiti:
                MADDE 18 - (199 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen şekli) Yabancı ulaştırma kurumlarının vergiye matrah olacak kurum kazancı, 19'uncu maddeye göre tespit edilecek hasılata ortalama emsal nispetlerinin uygulanması suretiyle hesaplanır.
                Ortalama emsal nispetleri, Türkiye'de daimi veya arızi olarak çalışan bütün kurumlar için aynı; kara, deniz ve hava ulaştırma işleri için ayrı ayrı olmak üzere Maliye Bakanlığınca tayin olunur. Maliye Bakanlığı lüzum gördüğü takdirde (en az bir yıl uygulanmış olmak şartıyla) cari ortalama emsal nispetlerini değiştirebilir.
 
 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
BEYANNAME
 
                Beyan Esası:
                MADDE 20 - (199 sayılı kanunun 16'ıncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Yirmi dördüncü madde hükmü mahfuz kalmak şartıyla, Kurumlar Vergisi mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur. Beyanname, ilgili bulunduğu hesap döneminin neticelerini ihtiva eder.
                Her mükellef vergiye tabi kazancının tamamı için bir beyanname verir. (3571 sayılı Kanununun 6'ncı maddesiyle eklenen hüküm) (20.6.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak kooperatiflerin gelirlerinin Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkif ata tabi tutulan gayrimenkul kira gelirlerinden ibaret bulunması halinde kira gelirleri için beyanname verilmez.
                (4369 sayılı Kanunun 82/4-f maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere dördüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.) *)
-------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
                Tüzel kişiliği bulunmayan kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerden her biri için bunların bağlı oldukları kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar tarafından ayrı ayrı beyanname verilebilir.
-------------------------------------
                Beyannamenin verilme zamanı ve yeri:
                MADDE 21 - (199 sayılı kanunun 17'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar Vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ay içinde mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir.                              
                Sermaye şirketleri dışında kalan kurumların beyanname verme süresini uzatmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.                    
                Dar mükellefiyette vergi muhatabının Türkiye'yi terk etmesi halinde Kurumlar Vergisi beyannamesi memleketi terke takaddüm eden on beş gün içinde verilir.
                Mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi:
                1) Tam mükellefiyette, kurumun kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yerin:
                2) Dar mükellefiyette, kurumun Türkiye'deki iş yerinin veya daimi temsilcisinin bulunduğu yerin; Türkiye'deki işyeri veya daimi temsilcisi olmadığı takdirde yabancı kuruma kazanç sağlayanların bağlı olduğu;
                Vergi dairesidir.
                (3571 Sayılı Kanunun 7 inci maddesiyle eklenen hüküm) (20.6.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) Şu kadar ki, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairelerini, kanuni veya iş merkezlerine bağlı kalmaksızın belirlemeye yetkilidir.
                Özel beyan zamanı:
                MADDE 22 - (4369 sayılı Kanunun 56'ncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere)  Dar mükellefiyete giren yabancı kurumların vergiye tabi kazancının Gelir Vergisi Kanununun 80 inci maddesinde yazlı diğer kazanç ve iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret bulunması halinde, yabancı kurum veya Türkiye'de namına hareket eden kimse bu gibi kazançları iktisap tarihinden itibaren on beş gün içinde anılan Kanunun 101 inci maddesinde belirtilen vergi dairelerine beyanname ile bildirmeye mecburdur. (*)
----------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                MADDE 22 - (2362 sayılı kanunun 14'üncü maddesiyle değişen şekli)  (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Dar mükellefiyete giren yabancı kurumların vergiye tabi kazancının Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80'inci ve 82'inci maddelerinde yazılı değer artış kazançları ve arızi kazançlardan (Kurumlar Vergisi Kanunun 24'üncü maddesinin (A) bölümünün 5 numaralı bendinde sayılanlar hariç) ibaret bulunduğu takdirde, yabancı kurum veya Türkiye'de namına hareket eden kimse bu gibi kazançları iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde Gelir Vergisi Kanununun 101'inci maddesinde belirtilen vergi dairelerine beyanname ile bildirmeye mecburdur. (*)
----------------------------------------
(*) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Madde 22 - Dar mükellefiyete giren yabancı kurumların vergiye tabi kazancı gayri menkullerin hakların satışından iştirak hisselerinin devir ve temlikinden doğan kazançlardan veya arızi kazançlardan ibaret bulunduğu takdirde, yabancı kurum veya Türkiye'de namına hareket eden kimse bu gibi kazançları iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde beyanname ile aşağıda yazılı vergi dairesine bildirmeğe mecburdur.
                1 - Gayrimenkul satışından elde edilen kazançlar: Gayrimenkulun bulunduğu yerin bağlı olduğu vergi dairesine;
                2 - Hakların satılmasından, devir ve temlikinden elde edilen kazançlar: Bunların Türkiye'de kullandıkları yerin bağlı olduğu vergi dairesine;
                3 - İştirak hissesinin veya ticari kazancı bilanço esasına göre tespit edilen bir işletmenin tamamın veya kısmen satılmasından devir ve temlikinden temin olunan kazançlar; ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan her türlü paralar ve menfaatler; peştamallıklar: İşletmenin bulunduğu yerin olduğu vergi dairesine;
                4 - Arızi olarak alım ve satım mahiyetindeki ticari işlerin icrasından veya bu mahiyetteki ticari işlere tavassuttan veyahut da arızi ulaştırma işlerinden elde edilen kazançlar: Ticari işin veya tavassutun yapıldığı, ulaştırmada yolcu veya yükün taşıta alındığı veya yüklendiği yerin bağlı olduğu vergi dairesine,
----------------------------------------
                Beyannamenin muhteviyatı:
                MADDE 23 - (3239 sayılı kanunun 76'ıncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Beyannamelerin şekil, muhteva ve ekleri Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin ve tespit olunur. Mükellefler beyanlarını bu beyanname ile yapmaya veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak bildirmeye mecburdurlar. (*)
--------------------------------------
(*) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Madde 23 - Beyannameden en az aşağıdaki malumat gösterilir:
                1 - Kurumun unvanı,
                2 - Kurumun adresi,
                3 - Kurumun iştigal mevzuu,
                4 - Merkezinin (Kanuni veya iş merkezi) bulunduğu yer;
                5 - Şube ve ajanlık alış, satış yerleri, imalathane ve saire gibi yerlerin nevi itibariyle toplu olarak sayısı;
                6 - Türk kanunlarına göre kurulmuş olan, eshamlı komandit şirketlerde komanditerlerin, limitet şirketlerde bilumum ortakların adlarıyla ikametgah ve iş adresleri;
                7 - Hesap dönemi içindeki faaliyet süresi,
                8 - Elde edilen kazanç ve iratların tutarı,
                9 - Kazanç ve iratlardan yapılan indirimler;
                10 - Vergiye tabi kurum kazancı;
                11 - Hesaplanan vergi miktarı.
                Bu beyannamelere bilanço kâr ve zarar cetveli bağlanır. İşletme hesabı esasına göre defter tutmaya mezun olan mükellefler bilanço ve kâr ve zarar cetveli yerine beyannamelerine işletme hesaplarının hülasasını bağlarlar.
----------------------------------------
                Tevkif at yolu ile alınan kurumlar vergisi, tevkif at yapmaya mecbur olanlar ve tevkif ata ait muhtasar beyanname
                Madde 24 - (3239 sayılı kanunun 77 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Dar mükellefiyete tabi kurumların ticari, zirai ve (4369 sayılı Kanunun 81/D-4 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) diğer kazanç ve iratları (1) dışında kalan kazanç ve iratları ile telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınan bedeller % 25 nispetinde kurumlar vergisi tevkif atına tabidir. (3946 sayılı kanunun 31 inci maddesiyle değişen ve 1.1.1995 tarihinden geçerli hüküm) Gelir vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendi uyarınca tevkif ata tabi tutulan kazanç ve iratlardan bu madde hükmüne göre ayrıca tevkif at yapılmaz. (*)
                Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükellefleri, Gelir Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki kazançları elde etmeleri halinde bu kazançlar kendilerince % 25 oranında tevkif ata tabi tutulur. Tevkif ata tabi tutulan bu kazançlar sadece muhtasar beyanname ile beyan edilir.
                Yapılacak vergi tevkif atında kazanç ve iratlar gayri safi miktarları üzerinden nazara alınır.
                Kurumlar Vergisi Tevkif atı:
                (93/5147 sayılı kararla değiştirilen şekli)
                1 - Ücretlerden % 25
                2 - Serbest meslek kazançlarından
                a) Petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan % 5,
                b) Diğerlerinden % 20,
                3 - Finansal sermaye iratlarından,
                a) Finansal kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerinden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından % 1,
                b) Diğerlerinden % 20,
                4 - Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükelleflerinin Gelir vergisi kanununun 30 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasında yazılı kazançlarından (0) sıfır;
                5 - (97/9027 sayılı kararla değişen bent) Gelir Vergisi kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından;
                a) (98/11796 sayılı Kararla değişen bent) Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizlerinden % 0,
                b) (98/11796 sayılı Kararla değişen bent) Toplu konut İdaresi ve Kamu ortaklığı İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden % 0,
                c) Nama yazılı tahvil faizlerinden % 12,
                d) Hamiline yazılı tahvil faizlerinden % 12,
                e) Diğerlerinden % 12, (**)
                6 - (97/9027 sayılı kararla değişen bent) Mevduat faizlerinden:
                a) (99/13646 sayılı kararla değişen bent) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kâr paylarından % 15, (***)
                b) (99/13646 sayılı kararla değişen bent) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden % 15, (***)
                c)(99/13646 sayılı kararla değişen bent) Hamiline yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden % 15, (***)
                d) (98/11592sayılı Kararla değişen bent) (1.9.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğerlerinden % 0, (***)
                7 - (97/9027 sayılı kararla değişen bent) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından % 12, (****)
                8 - Her nevi alacak faizlerinden:
                a) Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden sıfır,
                b) Diğerlerinden % 10,
                9 - Gelir vergisi kanununun 75 inci maddesinin 10 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından % 10,
                10 - Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınacak bedellerden % 25
                11 - (99/13646 sayılı kararla değişen bent) Gelir vergisi Kanununun 75inci maddesinin ikinci fıkrasının 14 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından % 6 (*****)
                oranında tevkif at yapılır.
                Bakanlar Kurulu, dar mükellefiyete tabi kurumların tevkif ata tabi kazanç ve iratlarından yapılacak vergi tevkif at nispetini, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki oranın bir katını geçmemek üzere yeni bir oran tespit etmeye yetkilidir.
                Bu maddeye göre vergisi tevkif suretiyle alınan kazanç ve iratlar için 20 ve 22 inci maddelere göre beyanname verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere mezkur kazanç ve iratların ithali ihtiyaridir. (3946 sayılı kanunun 31 inci maddesiyle değişen ve 1.1.1994 tarihinden geçerli hüküm) (Şu kadar ki Gelir vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 ve 7 numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratları ile yatırım fonları ve ortaklıklarının katılma belgeleri ve hisse senetlerinden elde edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur. (*****)
                Dar mükellef durumunda olan kurumlara yukarıda yazılı kazançlar ve iratları sağlayan bu kazanç ve iratlardan kurumlar vergisi tevkif atı yapmaya mecburdurlar.
                Kazanç ve iratları sağlayanlar, Kurumlar Vergisi tevkif atına tabi kazanç ve iratları nakden veya hesabın ödeyen veya tahakkuk ettiren gerçek ve tüzel kişilerdir.
                Bu madde gereğince vergi tevkif atı yapanlar bir ay içinde nakden veya hesabın ödedikleri veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri kurumlar vergisini müteakip ayın yirminci günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirirler.
                Gelir ve Kurumlar vergisi kanunlarına göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar bu maddeye göre yaptıkları vergi tevkif atını ayrıca kayıt ve hesaplarında gösterirler.
                Muhtasar beyannamenin şekil, muhteva ve ekleri Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin ve tespit olunur. Mükellefler beyanları bu beyanname ile yapmaya veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak bildirmeye mecburdurlar. (******)     (*******) 
-------------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                'sair kazanç ve iratları"
-------------------------------------
(*) (3946 sayılı kanunla değişmeden önceki hüküm) 
                Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 7 ve 8 numaralı bentleri uyarınca tevkif ata tabi tutulan kazanç ve iratlardan bu madde hükmüne göre ayrıca tevkif at yapılmaz.)
-------------------------------------
(**) (98/11796 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
                5 - a) 97/10418 sayılı Kararla değişen bent) Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizlerinden % 6
                5 - b) Toplu Konut idaresi ve Kamu ortaklığı İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden % 12
-------------------------------------
(**) (97/10418 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
                5-a) (97/10418 sayılı Kararla değişmeden önceki bent) Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizlerinden % 12
(**) (97/9027 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                5 - Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından: a) (96/8638 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                 Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizlerinden % 10
                b) (96/8638 sayılı Kararla değişmeden önceki bent) Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresi başkanlıkları ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim şirketlerince çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan gelirlerden % 10,
                c) Nama yazılı tahvil faizlerinden % 10
                d) Hamiline yazılı tahvil faizlerinden % 10
                e) Diğerlerinden % 10
(**) (96/8638 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                a) Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizlerinden "0" (Sıfır)
(**) (96/8638 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                b) Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresi başkanlıkları ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim şirketlerince çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan gelirlerden "0" (Sıfır)
-----------------------------
(**) (99/13646 sayılı kararla değişmeden önceki bentler)
6-a) (99/13231 sayılı kararla değişen bent) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden% 13,
b) (99/13231 sayılı kararla değişen bent) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden % 13,
c) (99/13231 sayılı kararla değişen bent) Hamiline yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden %13
-----------------------------
(***) (98/11592 sayılı kararla değişmeden önceki bent)
                6-d) (98/11466 sayılı kararla değişen bent) (13.8.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğerlerinden % 6, (***)
(***) (98/11466 sayılı kararla değişmeden önceki bent) 6-d) Diğerlerinden % 12 (***)
-----------------------------
(***) (97/9027 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                6 - Mevduat faizlerinden:
                a) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kâr paylarından % 10
                b) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülün faizlerden % 5
                c) Hamiline yazılı mevduat hesaplarına yürütülün faizlerden % 5
                d) Diğerlerinden % 5
-----------------------------
(****) 97/9027 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                7 - Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından % 10
-----------------------------
(*****) (97/10418 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                11- (94/5256 sayılı Kararla değişmeden önceki bent) Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının 14 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından (bankalar hariç) "0" (sıfır)
(***) (94/5256 sayılı Kararla Değişmeden önceki bent) 11 - Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının 14 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından (bankalar hariç) % 5.
-----------------------------
(****) (5147 sayılı Kararla değişmeden önceki şekli)
                 (3239 sayılı kanun ve 85/10178 sayılı kararın 1 inci maddesiyle eklenen fıkra)
                1 - Ücretlerden % 25,
                2 - Serbest meslek kazançlarından;
                a) Petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan % 5,
                b) (92/3897 sayılı kararla değişen bent, 1.1.1993 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) Diğerlerinden % 15 (% 20),
                3 - (91/2565 sayılı kararla değişen bent) Gayrimenkul sermaye eratlarından;
                a) (92/3897 sayılı kararla değişen bent, 1.1.1993 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından % 0,5 (% 1);
                b) Diğerlerinden % 20;
                4 - Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükelleflerin Gelir Vergisi Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasında yazılı kazançlardan sıfır
                5 - Menkul sermaye iratlarından,
                a) Tahvilat faizlerinden;
                i - (88/12590 sayılı kararla değişen bent) Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizlerinden "0" sıfır (bu tevkif at, gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilmez.)
                ii - (87/11985 sayılı kararla değişen bent) Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan gelirlerden (dövize, altına veya bir başka değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışı gelirleri dahil) "0" sıfır.
                iii - Nama yazılı tahvil faizlerinden % 10,
                iv - Hamiline yazılı tahvil faizlerinden % 10,
                v - Diğerlerinden % 10,
                b) Mevduat faizlerinden,
                i - (91/2565 sayılı kararla değişen bent) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kâr paylarından % 10,
                ii - Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden % 10,
                iii - sırdaş hesaplara yürütülen faizlerden % 10,
                iv - Diğerlerinden % 10,
                c) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından % 10,
                d) Her nevi alacak faizlerinden,
                i - Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden sıfır,
                ii - Diğerlerinden % 10,       e) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 1, 2, 3, 4, 8 (tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller hariç) ve 9 numaralı bentlerinde sayılan menkul sermaye iratlarından sıfır;
                f) Bu kararnamenin 85 inci maddesinin a, b, c, d ve e fıkralarında sayılanlar dışında kalan Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinde yazılı diğer menkul sermaye iratlarından % 10,
                g) Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınacak bedellerden % 25, oranında tevkif at yapılır.
                6 - (92/2904 sayılı Kararla eklenen bent) Savunma Sanayii Projeleri ile ilgili olarak ödenen,
                a) Serbest meslek kazançlarından sıfır
                b) Gayrimenkul sermaye iratlarından sıfır,
                c) Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alâmeti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temlik bedellerinden sıfır,
                "Hangi projelerin savunma sanayii projesi olduğuna ve bu Kararın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları tayin ve tespite, Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir."
(***) (Değişmeden önceki hüküm)
                Tevkif yolu ile alınan Kurumlar Vergisi, tevkif at yapmaya mecbur olanlar ve tevkif ata ait muhtasar beyanname:
(***********) (Değişmeden önceki şekli)
                Madde 24 - A) (2362 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle değişen şekli) Dar mükellefiyete tabi kurumların aşağıda yazılı kazanç ve iratları Kurumlar Vergisi tevkif atına tabidir;
                1 - Ücretler;
                2 - Serbest meslek kazançları;
                3 - Gayrimenkul sermaye iratları;
                4 - Menkul sermaye iratları (Her nevi alacak faizleri dahil);
                5 - Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınan bedeller.
                Yukarıda yazılı kazanç ve iratlar tevkif atında gayri safi miktarları üzerinden nazara alınır.
                (2773 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen fıkra) Kurumlar Vergisi Tevkif atı;
                a) Ücretlerden % 30,
                b) Serbest meslek kazançlarından % 30,
                c) Gayrimenkul sermaye iratlarından % 30,
                d) Menkul sermaye iratlarından;
                aa) Gelir Vergisi kanununun 75 inci maddesinin 5, 7 ve 12 numaralı bentlerinde ödemelerden % 25,
                bb) Gelir Vergisi kanununun 75 inci maddesinin 6 numaralı bendinde yazılı ödemelerden % 30, bunun dışında kalan menkul sermaye iratlarından % 20 (Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 7 ve 8 numaralı bentleri uyarınca vergi tevkif atına tabi tutulan kazanç ve iratlardan bu madde hükmüne göre ayrıca tevkif at yapılmaz.)
                e) Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınacak bedellerden % 35,
                Nispetine göre yapılır.
                (Değişmeden önceki şekli) Kurumlar Vergisi tevkif atı;
                a) Ücretlerden % 30,
                b) Serbest meslek kazançlarından % 30,
                c) Gayrimenkul sermaye ve iratlardan % 25,
                d) Menkul sermaye iratlarından;
                aa) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 5, 7 ve 12 numaralı bentlerinde yazılı ödemelerden % 25 (Bu nispeti % 30'a kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir).
                bb) Gelir Vergisi kanununun 75 inci maddesinin 6 numaralı bendinde yazılı ödemelerden % 30, bunun dışında kalan menkul sermaye iratlarından % 20,
                e) Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınacak bedellerden % 35, Nispetine göre yapılır.
                (2970 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen fıkra) Bakanlar kurulu, dar mükellefiyete tabi kurumların yukarıdaki bentlerde belirtilen kazanç ve iratlardan yapılacak vergi tevkif at nispetlerinin her birini ayrı ayrı veya kazanç ve iradın sağlandığı faaliyet konuları itibariyle sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki nispetleri aşmayacak surette tespit etmeye yetkilidir.
                (Değişmeden önceki şekli) (2773 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen şekli) Bakanlar Kurulu dar mükellefiyete tabi kurumların yukarıdaki bentlerde belirtilen kazanç ve iratlardan yapılacak vergi tevkif at nispetlerinin her birini ayrı ayrı yarısına kadar indirmeye veya yukarıdaki nispetleri aşmayacak surette yeniden tespit etmeye yetkilidir.)
                (Değişmeden önceki şekli) (2573 sayılı kanunun 6ncı maddesiyle eklenen fıkra) Bakanlar Kurulu dar mükellefiyete tabi kurumların yukarıdaki bentlerde belirtilen kazanç ve iratlardan yapılacak vergi tevkif at nispetlerini her birinde ayrı ayrı % 40'ı aşmayacak nispetlerde indirmeye yetkilidir.
                (2970 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle kaldırılmadan önceki fıkra)
                (2573 sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle değişen şekli) Uluslararası para piyasasından; deniz ulaştırma, gemi inşa ve onarma (yüzer havuzlar dahil) işlerinde kullanılmak üzere alınan krediler ile Hazine garantisi altında alınacak diğer orta ve uzun vadeli krediler için ödenecek faizlerdeki tevkif at oranını sıfıra, petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardaki tevkif at oranını % 5'e kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
                Değişmeden önceki şekli)Uluslararası para piyasasında hazine garantisi ile alınacak orta ve uzun vadeli krediler için ödenecek faizlerdeki tevkif at oranını sıfıra kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
                Bu maddeye göre vergisi tevkif suretiyle alınan kazanç ve iratlar için 20 ve 22 inci maddelere göre beyanname verilmesi veya bu madde şümulüne girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere mezkur kazanç ve iratların ithali ihtiyaridir.
                B) Dar mükellef durumda olan kurumlara (A) fıkrasında yazılı kazanç ve iratları sağlayanlar bu kazanç ve iratlardan. Kurumlar Vergisi tevkif atı yapmaya mecburdurlar.
                Kazanç ve iratları sağlayanlar. Kurumlar Vergisi tevkif atına tabi kazanç ve iratları nakden veya hesabın ödeyen veya tahakkuk ettiren gerçek veya tüzel kişilerdir.
                Bu madde gereğince vergi tevkif atı yapanlar bir ay zarfında nakden veya hesabın ödedikleri veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri Kurumlar Vergisi müteakip ayın yirminci günü akşamına kadar, bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirirler.
                Gelir ve kurumlar Vergisi Kanunlarına göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, bu maddeye göre yaptıkları vergi tevkif atını ayrıca kayıt ve hesaplarında gösterirler.
                C) Kurumlar Vergisi tevkif atına ait muhtasar beyannamede aşağıda yazılı malumatın gösterilmesi lazımdır:
                a) Tevkif atı yapanın adı, soyadı ve unvanı ile iş adresi,
                h) Beyannamede gösterilen tevkif atın yapıldığı ay,
                c) Vergi mükellefi olan yabancı kurumun unvanı, iş merkezi adresi,
                d) Ödenen veya tahakkuk ettirilen kazanç ve iradın nevi,
                e) Ödenen veya tahakkuk ettirilen kazanç ve iradın miktarı,
                f) Yapılan vergi tevkif atının miktarı,
                g) Beyannamenin verildiği vergi dairesinin adı.
                Beyannamenin şekli, muhtevası ve ekleri Maliye Bakanlığınca tayin ve tespit olunur.
                (Değişmeden önceki şekli)
                MADDE 24- (1137 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli)
                A) Dar mükellefiyete tabi kurumların aşağıda yazılı kazanç ve iratları Kurumlar Vergisi tevkif atına tabidir:
                1 - Ücretler;
                2 - Serbest meslek kazançları;
                3 - Gayrimenkul sermaye iratları;
                4 - Menkul sermaye iratları Her nevi alacak faizleri dahil, 12 inci maddenin 6 numaralı bendinde vergi dışı bırakılan mevduat faizleri hariç);
                5 - Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların, satışı, devri ve temliki mukabilinde alınan bedeller.
                Yukarıda yazılı kazanç ve iratlar vergi tevkif atında gayri safi miktarları üzerinden nazara alınır.
                Bu madde gereğince Kurumlar Vergisi tevkif atı yapılan kurum kazançları üzerinde bu kazancı elde eden kurumlar tarafından ayrıca Gelir Vergisi tevkif atı yapılmaz.
                Kurumlar Vergisi tevkif atının nispeti, kurumların 4 numaralı bent şümulüne giren ve Gelir Vergisi Kanununun 7 inci maddesinin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kar paylarında % 35. bunların dışında kalan menkul sermaye iratları ile (A) fıkrasının 1, 2, 3 ve 5 numaralı bentlerinde yazılı kazanç ve iratlarda % 20'dir.
                Bakanlar Kurulu, kanuni veya iş merkezleri vergi anlaşması yapılan aktif devletlerde bulunan dar mükellefiyete tabi kurumların birinci fıkranın 3 ve 5 numaralı bentleri şümulüne giren ve gayri maddi hakların kiralanması satışı, devri ve temliki mukabilinde elde ettikleri gelirlerden yapılacak vergi tevkif atı nispetinde, gerekli değişiklikleri yapmaya yetkilidir.
                Bu maddeye göre vergisi tevkif suretiyle alınan kazanç ve iratlar için 20 ve 22 inci maddelere göre beyanname verilmesi veya bu madde şümulüne girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere mezkur kazanç ve iratların ithali ihtiyaridir.
                Bu maddeye göre yapılan Kurumlar Vergisi tevkif atı tutarı ile iradı ödeyen şirkete ait Kurumlar Vergisinin bu irada tekabül eden kısmının toplamı, bu şirketin ortağı olan yabancı kurumun tam mükellefiyete tabi bulunduğu devlette, aynı kazanç ve irat üzerinden alınan bu mahiyetteki vergiler toplamını aştığı takdirde, fazlası umumi hükümler dairesinde tevkif atı yapan şirkete iade olunur. Şu kadar ki, bu suretle iade edilecek vergi miktarı, aynı kazanç ve irat dolayısıyla Türkiye'de tam mükellefiyete tabi kurumların ödemek zorunda bulundukları Kurumlar Vergisi ile bu kurumların Gelir Vergisi Kanunu'nun 96ncı maddesine göre mükellef gerçek kişilere ait menkul sermaye iratları üzerinden tevkif etmeleri gereken Gelir Vergisi toplamını aşan kısma inhisar eder.
                B) Dar mükellef durumunda olan kurumlara (A) fıkrasında yazılı kazanç ve iratları sağlayanla bu kazanç ve iratlardan Kurumlar Vergisi tevkif atı yapmaya mecburdurlar.
                Kazanç ve iratları sağlayanlar, Kurumlar Vergisi tevkif atına tabi kazanç ve iratları nakden veya hesabın ödeyen veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri Kurumlar Vergisini müteakip ayın yirminci günü akşamına kadar, bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirirler.
                Bu madde gereğince vergi tevkif atı yapanlar, bir ay zarfında nakden veya hesabın ödedikleri veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri Kurumlar Vergisini müteakip ayın yirminci günü akşamına kadar, bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirirler.
                Bu maddeye göre dar mükellefiyete tabi kurumların kâr paylarından tevkif olunacak vergiden, Gelir Vergisi Kanunu'nun 96ncı maddesinin 4 üncü fıkrasına göre kesilmiş bulunan vergi tevkif atı yapanlarca indirilir.
                Gelir ve kurumlar Vergisi Kanunlarına göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, bu maddeye göre yaptıkları vergi tevkif atını ayrıca kayıt ve hesaplarında gösterirler.
                C) Kurumlar Vergisi Tevkif atına muhtasar beyannamede aşağıda yazılı malumatın gösterilmesi lazımdır.
                a) Tevkif atı yapanın adı, soyadı ve unvanı ile iş adresi
                b) Beyannamede gösterilen tevkif atın yapıldığı ay
                c) Vergi mükellefi olan yabancı kurumun unvanı, iş merkezi adresi
                d) Ödenen veya tahakkuk ettirilen kazanç ve iradın nevi,
                e) Ödenen veya tahakkuk ettirilen kazanç ve iradın miktarı
                f) Yapılan vergi tevkif atının miktarı
                g) Beyannamenin tanzim tarihi ve vergi kesenin imzası
                h) Beyannamenin verildiği vergi dairesinin adı.
                Beyannamenin şekli, muhtevası ve ekleri Maliye Bakanlığınca tayin olunur.
-----------------------------
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
VERGİNİN NİSPETİ VE TARHI
                (4369 sayılı Kanunun 57'nci maddesiyle değişen madde başlığı)
                Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı: (1)
                MADDE 25- (4369 sayılı Kanunun 57'nci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1999 tarihinden geçerliolmak üzere) Kurumlar Vergisi, bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 30 oranında alınır. (*)                    
                (4369 sayılı Kanunun 57'nci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar vergisi, bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 30 oranında alınır. (*)
                Kurumlar vergisi mükellefleri, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 inci maddesinde belirtilen esaslara (4444 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen oran) (1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere) (**) %20 oranında geçici vergi öderler. (***)
                Bu Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerine göre vergilendirilen yabancı ulaştırma kurumlarında vergi oranını karşılıklı olmak şartıyla ülkeler itibariyle kara, deniz ve hava ulaştırma kurumları için ayrı ayrı veya topluca sıfıra kadar indirmeye veya bu maddede yazılı oranın bir katını geçmemek üzere yeni bir oran tespit etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. (4444 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen oran) (1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere) Bakanlar Kurulu bu madde yazılı geçici vergi oranını 5 puana kadar artırmaya veya indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir.                     
                Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (****)
----------------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                "Verginin Oranı"
----------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki birinci fıkra)
                (3946 sayılı Kanunun 32'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar vergisi, bu kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 25 oranında alınır.
----------------------------------------
(**) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki oran)
                " üçer aylık kazançları üzerinden % 25"
----------------------------------------
(***) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ikinci fıkra)
                (4108 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıdaki orana göre hesaplanan vergi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %20'sinden az olamaz. Bu hesaplamada iştirak kazançları ile yatırım fonları ve ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları dikkate alınmaz. (*)
----------------------------------------
(****) (4108 sayılı Kanunla değişmeden önceki ikinci fıkra)
                Yukarıdaki orana göre hesaplanan vergi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %20'sinden az olamaz. Bu hesaplamada iştirak kazançları ile yatırım fonları ve ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları dikkate alınmaz
----------------------------------------
(***) (3946 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Verginin nispeti:
                MADDE 25 - (3239 sayılı Kanunun 78'inci maddesiyle değişen şekli) (3332 sayılı Kanunun 13'üncü maddesiyle değişen fıkra) Kurumlar Vergisi, bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 46 nispetinde alınır. Bakanlar Kurulu bu vergi nispetini % 50 oranına kadar artırmaya veya Kanunda yazılı orana göre indirmeye yetkilidir. (*)
                (3332 sayılı Kanunun 13'üncü maddesiyle değişen fıkra) Bakanlar Kurulu % 80'i nama yazılı olup, hisse senetleri borsaya kayıtlı bulunan ve sermaye yapısı ortaklar pay defterinden tespit edilen halka açık anonim şirketlerde vergi nispetini aşağıdaki şekilde indirebilir veya indirilmiş nispetleri birlikte veya ayrı ayrı en fazla 6 puana kadar artırabilir. Şu kadar ki, indirimli nispetlerin uygulanabilmesi için, aşağıdaki bentlerde tespit edilmiş şartların, ilgili hesap döneminin ilk altı ayında gerçekleşmesi şarttır. Şartların kaybedildiği hesap dönemi kazancına indirimli nispet uygulanmaz.
                (87/11985 sayılı kararın 2 inci maddesiyle değişen şekli)
                a) Anonim şirketlerin ödenmiş sermayesinin en az % 25 inin sermayedeki payları % 1'in altında olan gerçek veya tüzel kişiye ait olması halinde vergi nispeti % 40'a,
                b) Anonim şirketlerin ödenmiş sermayesinin en az % 51'inin sermayedeki payları % 1'in altında olan 200'den fazla gerçek veya tüzel kişiye ait olması halinde vergi nispeti % 35'e,
                c) Anonim şirketlerin ödenmiş sermayesinin en az % 80'inin sermayedeki payları % 1'in altında olan 200'den fazla gerçek veya tüzel kişiye ait olması halinde vergi nispeti % 30'a
                d) Yukarıda (a), (b) ve (c) bentlerinde tanımlanan kurumlardan herbirinin, sermayelerinin en az % 80'ine sahip oldukları anonim şirketlerde vergi nispeti ise;
                i - (a) bendinde kayıtlı şirketlerin iştirak ettiği anonim şirketler için % 40'a
                ii - (b) bendinde kayıtlı şirketlerin iştirak ettiği anonim şirketler için % 35'e
                iii - (c) bendinde kayıtlı şirketlerin iştirak ettiği anonim şirketler için % 30'a
                nispetinde uygulanır.
                Şu kadar ki yukarıda belirtilen indirimli nispetlerin uygulanabilmesi için öngörülen şartların ilgili hesap döneminin ilk altı ayında gerçekleşmesi şarttır. Şartların kaybedildiği hesap dönemi kazancına indirimli nispet uygulanmaz.
                (3318 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenen fıkra) Bu Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerine göre vergilendirilen yabancı ulaştırma kurumlarında vergi nispetini karşılıklı olmak şartıyla ülkeler itibariyle kara, deniz ve hava ulaştırma kurumları için ayrı ayrı veya topluca sıfıra kadar indirmeye veya bu maddede yazılı oranın bir katını geçmemek üzere yeni bir oran tespit etmeye Bakanlar kurulu yetkilidir.
(3318 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenen fıkra) Bu maddeye göre, Bakanlar Kurulunca farklı oranlarda kurumlar vergisine tabi tutulan kurumlarla ilgili vergilemenin usul ve esaslarını belirlemeye de Bakanlar Kurulu yetkilidir.
                Hesaplanan vergilerde lira kesirleri atılır. (**)
(*) Madde 25 - Değişmeden önceki şekli) (3239 sayılı Kanunun 78 inci maddesiyle değişen madde) Kurumlar Vergisi, bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 46 nispetinde alınır.
(**) (Değişmeden önceki şekli) Bakanlar Kurulu bu vergi nispetini % 50 oranına kadar artırmaya veya Kanunda yazılı orana kadar indirmeye yetkilidir. Bakanlar Kurulu ortak sayısı 100'ün üstünde, hisse senetleri borsaya kayıtlı ve ödenmiş sermayelerinin en az yüzde 25'i halka açık olan anonim şirketler için Kurumlar Vergisi oranını % 40 oranına kadar indirebilir.
                Madde 25 - (Değişmeden önceki şekli) (2573 sayılı Kanunun 7 inci maddesiyle değişen şekli) Kurumlar Vergisi, bu kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 40 nispetinde alınır.
saplanan vergilerde lira kesirleri atılır.
                Madde 25 - (Değişmeden önceki şekli) (2362 sayılı Kanunun 16ncı maddesiyle değişen şekli) Kurumlar Vergisi bu kanuna göre tespit olunan kurum kazancından;
                1 - Sermaye şirketleri ile kooperatif şirketlerde % 50,
                2 - Diğer kurumlarda % 35
                nispetinde alınır.
                Hesaplanan vergilerde lira kesirleri atılır.
                Nispet:
                Madde 25 - (Değişmeden önceki şekli) (1137 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle değişen şekli) Kurumlar Vergisi bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından;
                1 - Sermaye şirketleri ile kooperatif şirketlerden % 25,
                2 - Diğer kurumlarda % 35 nispetinde alınır.
                Hesaplanan vergilerde lira kesirleri atılır.
----------------------------------------
                MÜKERRER MADDE 25 - (3946 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere.) (*)
----------------------------------------
(*) (Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                MÜKERRER MADDE 25 -Kurumların, kurumlar vergisinden muaf veya müstesna kazançları ile Gelir vergisi kanununun mükerrer 39'uncu maddesine göre indirim konusu gelirlerinin bulunması halinde ödeyecekleri vergi, kurumlar vergisinden muaf veya müstesna tutulacak kazançları ile Gelir Vergisi kanununun mükerrer 39'uncu maddesine göre indirim konusu yapılacak gelirleri (iştirak kazançları hariç) toplamına ve kurumlar vergisi matrahına, bu kanunun 25 inci maddesinde yazılı oranın uygulanması suretiyle hesaplanan verginin % 50'sinden az olamaz.
                Bu şekilde hesaplanan vergiden, bu kanunun 25 inci maddesine göre hesaplanan vergi ile Gelir vergisi kanununun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasının 8 ve 15 numaralı bentlerine göre hesaplanan tevkif suretiyle ödenecek vergiler toplamı düşülerek kurumların ödeyecekleri asgari vergi farkı hesaplanır. asgari vergi farkının doğması halinde bu vergi bu kanun hükümlerine göre beyan edilerek ödenir.
                Bakanlar kurulu bu maddede yazılı %50 oranını kazanç ve iratları her biri için iş ve mükellef grupları, sektörler ve faaliyet konuları, kazancın elde edildiği ülkeler ve menkul kıymetlerin türüne göre topluca veya ayrı ayrı %100'e kadar artırmaya veya sıfıra (0) kadar indirmeye yetkilidir.(*)
                Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin ve tespit edilir.
                (92/3895 sayılı Kararla 1992 ve müteakip yıllarda aşağıda yazılı kazançlar için asgari kurumlar vergisi "0" olarak tespit edilmiştir) (2/4 fıkrası 1.1.1993 diğerleri 1.1.1992 tarihinden başlayarak yürürlüğe girmek üzere)
                1 - Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin;
                a) 2 numaralı bendinde yer alan risturnlar,
                b) 3 numaralı bendinde yer alan dar mükellefiyete tabi kurumların yurt dışında elde ettikleri kazançlar, numaralı bendinde yer alan yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar,
                d) 6 numaralı bendinde yer alan sanayi ürünleri ihracat istisnası kapsamına giren kazançlar,
                e) 7 numaralı bendinde yer alan tarım ve su ürünleri ihracat istisnası kapsamına giren kazançlar,
                f) 8 numaralı bendinde yer alan dış navlun istisnası kapsamına giren kazançlar,
                g) 9 numaralı bendinde yer alan yatırım indirimi tutarı
                h) 10 numaralı bendinde yer alan turizm istisnası kapsamına giren kazançlar,
                ı) 12 numaralı bendinde yer alan kazançlar,
                j) 13 numaralı bendinde yer alan rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde edilen kazançlar ile emisyon leri
ralı bendinde yer alan devralınan kurum zararları,
                l) 15 numaralı bendinde yer alan okul, kreş ve spor tesisleri ile yurt ve sağlık tesislerinden sağlanan kazançlar,
                m) 19 numaralı bendinde yer alan Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların eğitim, sağlık, kültür ve bilimsel araştırma-iliştirme amacıyla kurdukları iktisadi işletmelerin kazançları
                2 - Kurumlar Vergisi Kanununun;
                a) Mükerrer 8 inci maddesinde yer alan finansman fonu,
                b) Geçici 11 inci maddesi kapsamına giren kazançlar
                c) Geçici 18 inci maddesinde yer alan gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından sağlanan kazançlar,
                d) Geçici 20 inci maddesinde yer alan kazançlar
                3 - Bankaların 3332 sayılı Kanunun 7 inci maddesinin (a) fıkrasında belirtilen faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar,
                4 - Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39 uncu maddesinin 4 numaralı bendinde yer alan gelirler,
                Özel hesap dönemi tayin edilen kurumların 1992 yılına ait olup 31.12.1992 tarihine kadar beyanı gereken kazançlarına uygulanacak asgari kurumlar vergisi oranı sıfır olarak tespit edilmiştir.
-------------------------------------------
                Teklif yeri:
                MADDE 26 -Kurumlar vergisi beyannamenin verildiği vergi dairesince tarh olunur.
                MADDE 27 -(192 sayılı kanunun 5'inci maddesiyle değişen şekli) Kurumlar Vergisi.
                1) Bu Kanuna göre mükellef olanların tüzel kişiliği namına;
                2) İktisadi kamu müesseselerinden derneklere ve vakıflara ait iktisadi işletmelerden tüzel kişiliği haiz olmayanların vergisi bunların bağlı oldukları kamu tüzel kişileri veya dernek veya vakıf namına;
                3) Dar mükellefiyete tabi yabancı kurumların vergisi bunlar hesabına Türkiye'deki müdür veya temsilcileri mevcut değil ise kazanç ve iratları yabancı kuruma sağlayanlar adına.
                Tarh olunur.
                Vergilendirme Dönemi:
                MADDE 28 - (199 sayılı kanunun 19. maddesiyle değişen şekli) Kurumlar vergisinde Hesap Dönemi vergilendirme dönemidir. Şu kadar ki 22 inci madde gereğince verilen beyannamelerle bildirilen kazançları vergilendirilmesinde, vergilendirme dönemi yerine kazancın iktisap tarihi esas alınır.
                Tevkif suretiyle ödenen vergilerde istihkak sahiplerince ayrıca yıllık veya özel beyanname verilmeyen ahvalde tevkif atın ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılır.
                Tarh Zamanı:
                MADDE 29 - (192 sayılı kanunun 6'ıncı maddesiyle değişen şekli) Kurumlar vergisi beyannamenin vergi dairesine verildiği günde, beyanname posta ile gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi takip eden üç gün içinde tarh edilir.
 
BEŞİNCİ BÖLÜM
TASFİYE - BİRLEŞME - DEVİR
                Tasfiye Dönemi:
                MADDE 30 - (2362 sayılı kanunun 17'inci maddesiyle değişen şekli) Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerini tasfiye dönemi kaim olur.
                Tasfiye dönemi kurumun tasfiye haline girdiği tarihten başlar, bu tarihten aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı müstakil bir tasfiye dönemi sayılır.
                Tasfiyenin aynı takvim yılı içinde sona ermesi halinde tasfiye dönemi, kurumun tasfiye haline girdiği tarihten başlar ve tasfiyenin bittiği tarihe kadar devam eder.
                Tasfiyenin nihayet bulduğu dönemin sonunda, tasfiye kar veya zararı kati olarak tespit ve evvelce verilmiş olan tasfiye beyannameleri bu neticeye göre ıslah edilir. tasfiye zararla kapanırsa evvelce verilmiş tasfiye beyannamelerine müsteniden tahsil edilmiş vergi iade olunur.
                Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde tarh zamanaşımı, tasfiyenin nihayet bulduğu dönemi takip eden yıldan itibaren başlar. (*)
-------------------------------------------
(*) Madde 30 - (Değişmeden önceki şekli) (192 sayılı kanunun 7 nci maddesiyle değişen şekli) Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine tasfiye dönemi kaim olur.
                Üç yılı aşmayan tasfiyelerde, tasfiye dönemi, kurumun tasfiye haline girdiği tarihten başlar ve tasfiyenin bittiği tarihe kadar devam eder.
                Üç yıldan fazla süren tasfiyelerde, tasfiye dönemi kurumun tasfiye haline girdiği tarihten başlar, bu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren üçüncü yıl sonuna kadar devam eder. Bu dönemden sonraki her takvim yılı müstakil bir tasfiye dönemi sayılır.
                Tasfiyenin nihayet bulduğu dönemin sonunda tasfiye kâr veya zararı kati olarak tespit ve evvelce verilmiş
                Bir yıldan fazla süren dönemlerinde tarh zamanaşımı, tasfiyenin nihayet bulduğu dönemi takip eden yıldan itibaren başlar.
-------------------------------------------
                Tasfiye beyannamesi:
                MADDE 31 - (2362 sayılı kanunun 18'inci maddesiyle değişen şekli) tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından tasfiye dönemlerinin sonundan itibaren 21'inci maddede yazılı süreler içinde tasfiye dönemi içinde tasfiye de neticelenmemişse, bilançonun veya nihai hesabın kesinleşmesinden itibaren 15 gün içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir.
                Bu madde gereğince verilecek olan beyannamelere, bilanço ile kar ve zarar cetveli ve tasfiye bilançosuna göre ortaklara dağıtılan paralarla diğer değerlerin müfredatlı bir cetvele bağlanır. işletme hesabı esasına göre defter tutanların beyannamelerine kar ve zarar cetveli yerine bu hesabın hülasası raptolunur. (*)
-------------------------------------------
(*) Madde 31 - (Değişmeden önceki şekli)(192 sayılı kanunun 8 inci maddesiyle değişen şekli) Tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından tasfiye dönemleri sonundan itibaren 21 inci maddede yazılı süreler içinde, tasfiye dönemi sonunda tasfiye de neticelenmişse bilançonun veya nihai hesabın kesinleşmesinden itibaren 15 gün içinde, kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir.
-------------------------------------------
                Tasfiye karı:                       
                Tasfiye kârı hesaplanırken:
                1) Ortaklara veya kurum sahiplerine tasfiye esnasında avans olarak veya sair suretle yapılan her nevi ödemeler tasfiyesinin sonundaki servet değerine;
                2) Mevcut sermayeye ilaveten ortaklar veya sahipleri tarafından yapılan ödemeler ile tasfiye esnasında elde edilen ve vergiden istisna edilmiş bulunan kazanç ve iratlar tasfiye döneminin başındaki servet değerine ilave olunur.
                İşletme hesabı esasına göre defter tutanların tasfiye kârı, tasfiye dönemi zarfında elde edilen hasılat ile, yapılan giderler arasındaki farktan tasfiye döneminin başındaki emtia mevcudunun değeri çıkarıldıktan sonra kalan miktardır.
                Bu madde hükmüne göre tasfiye kârının hesaplanması sırasında, 14'üncü ve 15'inci maddelerin hükümleri de ayrıca göz önünde tutulur.
                Servet değeri:
                MADDE 33 - (2573 sayılı kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) Tasfiye döneminin başındaki servet değeri, kurumun tasfiye dönemi başındaki bilançosunda görülen öz sermayesidir. Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde müteakip tasfiye dönemlerinin başındaki servet değeri, bir evvelki dönemin son bilançosunda görülen servet değeridir.Aşağıda yazılı olanların dışında kalan her nevi ihtiyatlarda dağıtılmamış kazançlar bu sermayeye dahildir. (*)
                1) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar temettü ve kazanç vergilerinden istisna edilerek ayrılmış olan ihtiyat akçeleri ve banka zarar karşılıkları (Sonradan Kurumlar Vergisine tabi tutulan ihtiyat akçeleri ve banka zarar karşılıkları öz sermayeye dahildir.)
                2) Vergi kanunlarına göre ayrılmış olan her türlü amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta şirketlerinin teknik ihtiyatları:
                3) Hissedar veya sahip olmayan kimselere dağıtılacak olan kazanç kısmı.
                Hisselerine mahsuben ortaklara dağıtılan, satılan devredilen veya kurum sahibine iade olunan değerler Vergi Usul Kanununun hükümlerine göre ve dağıtmanın, satışın, devrin veya iadenin yapıldığı günün emsal bedeli ile değerlenir.
-------------------------------------------
(*) Madde 33 - (Değişmeden önceki şekli) (192 sayılı kanunun 10 uncu maddesiyle değişen şekli) Tasfiye döneminin başındaki servet değeri, kurumun tasfiye dönemi bilançosunda görülen öz sermayesidir. Üç yıldan fazla süren tasfiyelerde müteakip tasfiye dönemlerinin başındaki servet değeri, bir evvelki dönemin son bilançosunda görülen servet değeridir. Aşağıda yazılı olanların dışında kalan her nevi ihtiyatlarla dağıtılmamış kazançlar bu sermayeye dahildir.
-------------------------------------------
                Tasfiye memurlarının sorumluluğu:                         
                MADDE 34 - (192 sayılı kanunun 11'inci maddesiyle şekli) Tasfiye memurları kurumun tahakkuk etmiş vergileri ile tasfiye beyannamelerine göre hesaplanan vergileri ödemeden veyahut bu vergilerle diğer itirazlı tarhiyat için karşılık ayırmadan, İcra ve İflas Kanununun 206'ıncı maddesinin 6'ıncı sırasında yazılı alacaklarına ödeme ve ortaklara paylaştırma yapamazlar.
                Aksi takdirde bu vergilerin asıl ve zamanlarından ve vergi cezalarından şahsen ve müteselsilin sorumlu olurlar.
                 Vergi aslı ve zamları, kendisine paylaştırma yapılan ortaklardan da aranılabilir. Ortaklardan tahsil edilmiş olan vergi asılları için ayrıca tasfiye memurlarına müracaat olunmaz.
                Tasfiye memurları, bu madde gereğince ödedikleri vergilerin asıllarından dolayı, tasfiyeden hisse alan ortaklara, paylaştırma yapılmışsa veya ortakların tasfiye payları vergileri karşılamaya yetmezse alacaklarını tamamen veya kısmen tahsil eden alacaklılara rücu edebilirler.
                Tasfiye muamelelerinin incelenmesi:
                MADDE 35 - Tasfiye beyannamesinin verilmesiyle birlikte tasfiye memurlar muamelelerini vergi bakımından incelenmesini bir talepname ile isterler.
                Talepnamenin verilmesinden itibaren en geç bir ay içinde vergi incelemelerine başlanarak aralıksız devam olunur.
                Vergi incelemelerinin bitmesini takip eden on beş gün içinde vergi dairesi tasfiye memurlarınca yazı ile bildirir. Buna göre kurumdan aranan vergilerin neticesi alınıncaya kadar tasfiye memurlarının 34'üncü maddede yazılı sorumluluğu devam eder.
                Birleşme :
                MADDE 36 - Bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesi, birleşme sebebiyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmündedir. Ancak, birleşmede tasfiye kârı yerine birleşme kârı vergiye matrah olur.
                Tasfiye kârının tespiti hakkındaki hükümler, birleşme kârının tespitinde de caridir. Şu farkla ki, münfesih kurumun veya kurumların ortaklarına veya sahiplerine bileşilen kurum tarafından doğrudan doğruya veya vasıta ile verilen değerler, kurumun tasfiyesi halinde ortaklara dağıtılan değerler yerine geçer.
                Bileşilen kurumdan alınan değerler Vergi Usul Kanununda yazılı esaslara göre değerlenir.
                34 ve 35'inci maddelere göre tasfiye memurlarına düşen sorum ve ödevler, birleşme halinde, bileşilen kuruma terettüp eder.
                Devir:
                MADDE 37 - Aşağıda yazılı şartlar dahilinde vaki olan birleşmeler devir hükmündedir.
                1) Birleşme neticesinde infisah eden kurum ile bileşilen kurumun kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de bulunacaktır.
                2) Münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerini bileşilen (devralan) kurum, kül halinde devralacak ve aynen bilançosuna geçirecektir.
                3) (4108 sayılı kanunun 39 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)
                Kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde şekil değiştirmeleri de devir hükmündedir.
-------------------------------------------
(*) (Yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
                3 - Bileşilen kurum münfesih kurumun ortaklarına veya sahiplerine devraldığı servet nispetinde hisse verecektir.
-------------------------------------------
                Devir Halinde Vergilendirme:
                MADDE 38 - Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde, münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilip, doğrudan doğruya birleşmeden doğan kârlar hesaplanamaz ve vergilendirilemez:
                1) Münfesih kurum ile birleşme tarihinden itibaren on beş gün içinde münfesih kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine verecekler ve bu beyannameye devir bilançosunu bağlayacaklardır;
                2) Bileşilen kurum münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceği ve diğer vecibelerini yerine getireceğini devir beyannamesine bağlı bir taahhütname ile taahhüt edecektir. Mahallin en büyük mal memuru bu hususta bileşilen kurumdan ayrıca teminat isteyebilir.
                Devir Bilançosun ve Devir Beyannamesi:
                MADDE 39 - 38'inci maddeye göre, devir tarihine kadar olan kazancın vergilendirilmesi için devir bilançosu ve kar ve zarar cetveli münfesih kurum tarafından bir beyannameye bağlanır ve bu beyanname devir tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi dairesine tevdi olunur.
 
ÜÇÜNCÜ KISIM
VERGİNİN ÖDENMESİ
 
                Ödeme Süresi:
                MADDE 40 - (2773 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.983 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar vergisi, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere üç eşit taksitte ödenir. Hesap dönemleri veya beyanname verme süreleri Maliye Bakanlığınca tayin olunan mükellefler tarafından biri beyannamenin verildiği ayda, diğeri ise, bu ayı takip eden üçüncü ve altıncı ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir. (*)
----------------------------------------------
(*) (2773 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Madde 40 - (253 sayılı kanunun 9 uncu maddesiyle değişen şekli) kurumlar Vergisi, Nisan, Ağustos ve Ekim aylarında olmak üzere üç eşit taksitte ödenir. Hesap dönemleri veya beyanname verme süreleri Maliye Bakanlığınca tayin olunan mükellefler için biri beyannamenin verildiği ayda, diğerleri ise, bu ayı takip eden dördüncü ve altıncı ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir.
(*) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli
                Madde 40 - (372 sayılı kanunun 1 inci maddesiyle değişen şekli) Kurumlar Vergisi biri Nisan diğeri Ekim ayında, hesap dönemleri veya beyanname verme süreleri Maliye Bakanlığınca tayin olunan mükellefler için biri beyannamenin verildiği ayda, diğeri ise bu ayı takip eden altıncı ayda olmak üzere 2 eşit taksitte ödenir.     
----------------------------------------------
                Geçici Vergi:
                MÜKERRER MADDE 40 - (4369 sayılı Kanunun 82/a-g maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                Geçici Vergi:
                MÜKERRER MADDE 40 - (3505 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle değişen madde) Kurumlar vergisi mükellefleri, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120'nci maddesinde belirtilen esaslara göre geçici vergi öderler. Şu kadar ki, geçici verginin beyanı hakkında, bu Kanun hükümleri uygulanır.
                Anayasa Mahkemesinin 6.4.1990 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7.11.1989 tarih E. 8916 - K. 89/42 sayılı Kararı ile fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
                Yeni işe başlayan mükelleflerde, ilk kurumlar vergisi beyannamesi verilinceye kadar geçici vergi aranmaz.
                Bakanlar Kurulu, % 50 olan geçici vergi oranının % 100'e kadar artırmaya veya % 25'e kadar indirmeye yetkilidir.            
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
                (93/5141 sayılı kararla 1.1.1994 tarihinden itibaren verilecek beyannamelerde dikkate alınmak üzere) Geçici Vergi oranı % 70 olarak hesaplanacaktır. (Uygulaması için ilgili karara bakınız.)            -
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
                Geçici vergiye ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından tespit edilir. (**)
----------------------------------------------
(*) (Anayasa Mahkemesi Kararı ile yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
                Kurumlar vergisi mükelleflerinin ödeyecekleri geçici vergi tutarı; zarar beyan eden kurumlar dahil, Gelir Vergisi Kanununa göre birinci sınıf tacirler için uygulanan ve bir önceki yıl gelirlerinin tespitinde esas alınan hayat standardı temel gösterge tutarının, kurum ortak sayısı (eshamlı komandit şirketlerde komandite ortaklar hariç) ile çarpılması sonucu bulunacak tutara isabet eden kurumlar vergisinin %50'sinden az olamaz. Ortak sayısının 5'i aşması halinde, asgari tutarın hesabında, ortak sayısı 5 olarak dikkate alınır (3558 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle eklenen hüküm) Ancak kooperatifler, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ile kanunla kurulan mesleki kuruluşlara ait olup, ayrı tüzelkişiliği olmayan işletmeler için hayat standardı esası ve ortak sayısı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan asgari geçici vergi uygulanmaz.
----------------------------------------
(**) 3505 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Dahili tevkif at:
                Mükerrer madde 40 - (3482 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen fıkra) Kurumlar Vergisi mükellefleri, cari vergilendirme döneminin kurumlar Vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi kanunun dahili tevkif at ile ilgili hükümlerine göre dahili tevkif at yaparak vergi dairesine öderler. cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisinden mahsup edilemeyen dahili tevkif at, aynı döneme ait Kurumlar Vergisinden muaf veya müstesna kazançlar üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinin (A) Fıkrasının 8 numaralı bendine göre yapılan tevkif at tutarından mahsup edilir.
                Eshamlı komandit şirketlerde, komandite ortağın kâr payı oranında hesaplanan dahili tevkif at düşüldükten sonra kalan kısım şirkete ait dahili tevkif at miktarını gösterir. Gelir Vergisi Kanunu'nun dahili tevkif ata ilişkin hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.
(**) (3842 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Mükerrer madde 40 - (3239 sayılı kanunun 79 uncu maddesiyle eklenen madde) Kurumlar Vergisi mükellefleri, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere, Gelir Vergisi Kanunu'nun dahili tevkif at ile ilgili hükümlerine göre dahili tevkif at yaparak vergi dairesine öderler.     
-------------------------------------------
                Özel Ödeme Süreleri:
                MADDE 41 - (199 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) 22 ve 24'üncü maddelerde yazılı hallerde, Kurumlar Vergisi beyanname verme süresi içinde ödenir.
                Tasfiye, Birleşme ve Devir Halinde Ödeme:
                MADDE 42 - Tasfiye ve birleşme halinde tasfiye edilen veya birleşen kurumlar namına tasfiye veya birleşme kârı üzerinden tarh olunan vergiler, tasfiye veya birleşme beyannamesini verme süresi içinde vergi dairesine yatırılır.
                Tasfiye edilen veya en kurumların bu Kanuna göre tahakkuk etmiş olup henüz vadeleri gelmemiş bulunan vergileri de aynı süre içinde ödenir.
                38'inci maddenin hükmü dahilinde vukua gelen devirlerde, münfesih kurum namına tahakkuk eden vergiler 40'ıncı maddede yazılı sürelerde birleşen kurumlardan alınır.
                Yabancı Memleketlerde Ödenen Vergilerin Mahsubu:
                MADDE 43 - Yabancı memleketlerde elde edilerek Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlarından mahallinde ödenen benzeri vergiler, Türkiye'de tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebilir. Ancak :
                1) İndirilecek miktar, yabancı memleketlerde elde edilen kazançlara bu Kanunun 25'inci maddesinde yazılı nispetlerin uygulanmasıyla bulunacak miktardan fazla olamaz.
                2) Yabancı memleketlerde vergi ödendiği yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikalarla tevsik edilmedikçe, yabancı memleketin vergisi Türkiye'de tarh olunan vergiden indirilemez.
                Verginin tarhı sırasında yukarıda yazılı indirmeye ait vesikalar henüz gelmiş değilse, yabancı memlekette ödenen veya ödenecek olan vergi, 25'inci maddede yazılı nispeti aşmamak şartıyla, o memleketteki cari olduğu bilinen nispet üzerinden hesaplanır ve tarhiyatın bu surette hesaplanan miktara isabet eden kısmı ertelenir. Aranan vesikalar tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl zarfında vergi dairesine ibraz edildiği takdirde, bu vesikalarda yazılı kati miktara göre tarhiyat düzeltilir.
                Mücbir sebepler olmaksızın vesikaların bu süre zarfında ibraz edilmemesi halinde, erteleme hükmü kalkmış olur. Bundan sonra aynı dönemin vergisi dolayısıyla yabancı memleketlerde ödenen benzeri vergiler tarhiyattan indirilmez.
                Bu madde hükmünün uygulanmasında, yabancı para ile ödenen vergilere, bunların ilgili bulunduğu kazançların genel netice hesaplarına intikaline uygulanan kambiyo rayici uygulanır.
                Kesilen vergilerin mahsubu:
                MADDE 44 - (199 sayılı Kanunun 21'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Beyannamede gösterilen kazançlardan bu kanuna ve Gelir Vergisi Kanununa göre kesilmiş olan vergiler (4369 sayılı Kanunun 81/D-2 maddesiyle eklenen ibare) (1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere) (yatırım fonlarının katılma belgeleri ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları üzerinden fon veya ortaklık bünyesinde hesaplanan vergiler dahil) beyanname üzerinden hesaplanan Kurumlar Vergisinden mahsup edilir.
                Mahsubu gereken miktar beyanname üzerinden Kurumlar Vergisinden fazla olduğu takdirde, keyfiyet vergi dairesince mükellefe yazı ile bildirir. Aradaki fark mükellefin işbu yazıyı tebellüğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı halinde kendisine iade olunur. Bir yıl içinde müracaat etmeyen mükelleflerin bu farktan doğan alacakları düşer.
SON HÜKÜMLER
 
                Kıyas yoluyla uygulanacak hükümler:
                MADDE 45 - (2362 sayılı Kanunun 19'ncu maddesiyle değişen şekli)
                Bu kanunda sözü geçen;
                a) "Kazanç veya iradın ve gelir unsurların Türkiye'de elde edilmesi" ve "Türkiye'de daimi temsilci bulundurması" hususlarında, Gelir Vergisi Kanununun 7'nci ve 8'inci maddelerinin hükümleri cari olunur.
                b) (3824 sayılı kanunun 12 inci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) "Gayri menkullerin ve hakların satışından, iştirak hisselerinin devir ve temlikinden doğan kazançlar" ve (4369 sayılı Kanunun 81/D-5 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) "diğer kazanç ve iratlar" tabirleri Gelir Vergisi Kanunun 80'inci maddesi (1) şümulüne giren kazanç ve iratları ifade eder. Ancak, bu kazançlarla ilgili sözü edilen maddelerde yer alan vergilendirmeme konusundaki istisna, kayıt, şart ve sürelere ait sınırlamalar dikkate alınmaz. (*) (**)
--------------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                "arızi kazançlar" tabirleri, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 ve 82 inci maddeleri"
--------------------------------------
(*) (3824 ayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                 b) "Gayri menkullerin ve hakların satışından, iştirak hisselerinin devir ve temlikinden doğan kazançlar" ve "arızi kazançlar" tabirleri Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 80 ve 82 inci maddeleri şümulüne giren kazanç ve iratları ifade eder.
(*) (2362 s ayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Kıyas en uygulanacak gelir vergisi hükümleri:
(**) Madde 45 - (Değişmeden önceki şekli) Bu kanunda sözü geçen "Kazanç veya iradın Türkiye'de elde edilmesi" "Türkiye'de daimi temsilcisi bulundurulması" hususlarında Gelir Vergisi Kanunu'nun 7 inci ve 8 inci maddelerinin hükümleri cari olur.
--------------------------------------
                İndirim ve İstisnaların Sınırı:
                MÜKERRER MADDE 45 - 1 - (4008 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle eklenen madde) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar vergisine ilişkin istisna, muafiyet ve kurum kazancının tespitinde indirimleri düzenleyen hükümler, ancak bu Kanun, Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununa hüküm eklenmek veya bu kanunlarda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir.
                2 - Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır.
                Kaldırılan Hükümler:
                MADDE 46 - Gelir Vergisi Kanununun 108'inci maddesiyle yürürlükten kaldırılan hükümlerden ayrıca, bu kanuna uymayan sair bütün hükümler de yürürlükten kaldırılmıştır.
                GEÇİCİ MADDE 1 - (2362 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu kanunla değiştirilen Kurumlar Vergisi Kanununun değişik 25'nci maddesinde yazılı vergi nispeti, kurumların 1980 takvim yılı kazançları hakkında da uygulanır.   
GEÇİCİ MADDE 2 - (3946 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
-----------------------------------------------
(*) (3946 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                GEÇİCİ MADDE 2 - (2362 sayılı kanunun 20 inci maddesiyle eklenen madde) 5422 sayılı Kurumlar Vergisi kanununun yürürlüğe girdiği tarihten bu kanunun yürürlük tarihine kadar ayrılmış olan ihtiyat akçeleri ve banka provizyonları, bunların sermayeye eklenmesi veya ortaklara dağıtılması hallerinde, sermayeye eklendiği veya dağıtımın yapıldığı yılın ticari kazancına vergilendirilmeden önceki brüt tutarları üzerinden ilave edilir. teşebbüsün tasfiyesi halinde ise tasfiye hesaplanmasında nazara alınır.
                Bu ihtiyat akçeleri ve banka provizyonları üzerinden ödenmiş bulunan Kurumlar vergisi ile tevkif yoluyla ödenen Gelir Vergileri ödenecek Kurumlar Vergisinden mahsup edilir.
-----------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 3 - (2573 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
-------------------------------------------
(*) Geçici Madde 3 - (Kaldırılmadan önceki şekli) (2362 sayılı kanunun 20 inci maddesiyle eklenen madde) Dar mükellefiyete tabi kurumlarca Türkiye'de satışı yapılmaksızın mal ihracında kurum kazancının tespitinde uygulanacak ortalama kazanç nispetleri, Maliye Bakanlığınca, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibarin altı ay içinde tespit ve ilan olunur.
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 4 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlanıp da yürürlük tarihine kadar sonuçlandırılmamış olan tasfiyelerde, tasfiye dönemi ve tasfiye beyannamesi hakkında eski hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
                GEÇİCİ MADDE 5 -1.1.1981 tarihinden önce yapılmış olan yatırım indirimine konu yatırım harcamalarına yatırım indirimine ilişkin yeni hükümler uygulanır.
                1.1.1981 tarihinden önce başlandığı halde henüz bitmemiş olan yatırım indirimine konu yatırımları nedeniyle yatırım indirimi tutarı yukarıda hükme göre hesaplanacak indirimler toplamını geçemez.
                GEÇİCİ MADDE 6 - 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun bu kanunla değiştirilen 24'üncü maddesinin 4 numaralı bendi hükmü ve buna ilişkin yeni nispetler, 1980 ve daha önceki yıllara ait kurum kazançlarından mezkur maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren nakden veya hesabın ödenen veya tahakkuk ettirilen iratlar hakkında da uygulanır.
                GEÇİCİ MADDE 7 - (2573 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
-------------------------------------------
(*) Geçici Madde 3 - (Kaldırılmadan önceki şekli) (2362 sayılı kanunun 20 inci maddesiyle eklenen madde) Aynı kanunun 14 üncü maddesinin 7 inci bendinde indirilecek giderlerle ilgili olarak kurumların mali bilançolarında yer alan zararların üç yıl süre ile gider yazılması, 1.1.1981 tarihinden önce meydana gelen ve gider olarak gösterilmeyen zararları için beş yıl olarak uygulanır.
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 8 -(2573 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen madde) Deniz Ulaştırma, gemi inşa ve onarım (yüzer havuzlar dahil) sektörleri, kalkınma planı ve yıllık programlarda gerekli tespitleri yapılıncaya kadar yatırım indirimi yönünden özel önem taşıyan sektör sayılır.
                GEÇİCİ MADDE 9 -(2573 sayılı Kanunu 11'inci maddesiyle eklenen madde) Bu kanunla değiştirilen Kurumlar Vergisi Kanunun değişik 25'inci maddesinde yazılı vergi nispeti, kurumların 1982 takvim yılı kazançlarına ilişkin olup 1.1.1983 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançlar hakkında uygulanır.
                GEÇİCİ MADDE 10 - (3332 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen fıkra) (3595 sayılı Kanunun 60'ıncı maddesinin 3 fıkrası ile 1990 yılında da uygulamak üzere) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin 1987, 1988 ve 1989 yıllarında satışından doğan kazançların tamamının satışın yapıldığı yılda kurum sermayesinin ilave edilmesi, anonim şirketler yönünden sermaye artırımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin nama yazılı olması ve en geç altı ay içinde borsaya kota ettirilmesi şartıyla sermayeye eklenen bu kazançlar, Kurumlar Vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış nedeniyle kazancın tamamının aynı yıl içinde ödenmiş sermayeye dönüştürülememesi halinde ödenen nakdi sermaye kadar istisnadan yararlanılır ve bu satıştan doğan kazanca ulaşıncaya kadar her yıl ödenen nakdi sermaye kurum kazancından indirilir. Satışın yapıldığı yılı takip eden ikinci yılın sonunda ödenmiş sermayeye dönüştürülemeyen kazanç için istisna uygulanmaz.
                Bu kazançların sermayeye ilâvesi kâr dağıtımı sayılmaz ve sermayeye ilâve edilen kazançlar Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesine göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                Şu kadar ki, menkul kıymet veya gayri menkul ticaret ile uğraşan kurumların, bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
                (3299 sayılı Kanunun 80'inci maddesiyle değişen fıkra) Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya işletmelerin tasfiyesi halinde bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur. (**) (***)
                (3239 sayılı Kanunun 80'inci maddesiyle eklenen fıkra) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın istisnadan yararlanırlar. Ancak iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satıştan doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                (3332 Sayılı kanunun 14'üncü maddesiyle eklenen fıkra) Bu maddenin uygulanması dolayısıyla borsaya kota ettirilecek hisse senetleri için,
hisse senetlerini çıkaran şirketin karlılığı aranmaz. Türk Ticaret Kanununun 391'inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.   
------------------------------------------      
(*) Geçici Madde 10 - (Değişmeden önceki şekli) (3239 sayılı kanunun 80 inci maddesiyle değişen fıkra) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin 1984 yılında satıştan doğan kazançların tamamının, 1985 ve 1986 yılında satışından doğan kazançların % 80'inin 1987 yılında satışından doğan kazançların % 70 inin ve 1988 yılında satışından doğan kazançların % 60'ının kurum sermayesine ilave edilmesi şartıyla sermayeye eklenen bu kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.
                Geçici Madde 10 - (Değişmeden önceki şekli) (2970 sayılı kanunun 6ncı maddesiyle eklenen madde) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin 1984 yılında satışından doğan kazançların tamamının, 1985 yılında satışından doğan kazançların ise % 80'inin kurum sermayesine ilave edilmesi şartıyla, sermayeye eklenen bu kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.
(**) (Değişmeden önceki şekli) Sermayeye eklenen kazançların 1990 yılı sonuna kadar herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
(***) (1990 yılı Bütçe Kanununun 60/b maddesi ile bu madde hükmü 1990 yılında da uygulanır.)  
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 11 -(3239 sayılı kanunun 81 inci maddesiyle eklenen madde) 1 Ocak 1986 tarihinden evvel ihraç kanunlarına veya Devletin kanunlarının verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin temettü, faiz ve ikramiyeleri kurumlar vergisinden müstesnadır.                              
                GEÇİCİ MADDE 12 -(3239 sayılı kanunun 81 inci maddesiyle eklenen madde) Bu Kanunla değiştirilen Kurumlar Vergisi Kanununun değişik 25'inci maddesinde yazılı vergi nispeti, kurumların 1985 takvim yılı kazançlarına ilişkin olup, 1.1.1986 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançları hakkında uygulanır.
                GEÇİCİ MADDE 13 - (3946 sayılı kanunun 38 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)             
-------------------------------------------    
(*) (Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli) 
                GEÇİCİ MADDE 13 - (3239 sayılı kanunun 81 inci maddesiyle eklenen madde) 2362 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu Kanunun yürürlük tarihine kadar ayrılmış olan ihtiyat akçeleri ve banka provizyonları, bunların sermayeye eklenmesi veya ortaklara dağıtılması hallerinde, sermayeye eklendiği veya dağıtımın yapıldığı yılın ticari kazancına vergilendirilmeden önceki brüt tutarları üzerinden ilave edilir. Teşebbüsün tasfiyesi halinde ise tasfiye kârının hesaplanmasında nazara alınır.
                Bu ihtiyat akçeleri ve banka provizyonları üzerinden ödenmiş bulunan kurumlar vergisi ile tevkif yoluyla ödenen gelir vergileri, ödenecek gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler iade edilmez.              
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 14 -(3239 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle eklenen madde) 1.1.1986 tarihinden önce ihraç kanunlarına veya devletin kanunların verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin kurumlar vergisinden istisna edilen temettü, faiz ve ikramiyelerine isabet eden giderler. "Gerçek giderlerin kati olarak tespit edilmemesi halinde, bahis konusu gerçek giderler, kurumlar vergisinden muaf menkul kıymetler portföyü ile ilgili giderler nazara alınarak tayin olunacak ortalama gider emsalinin uygulanması suretiyle bulunur. Vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün itibari değer toplamı, ilgili hesap dönemine dahil ayların son günündeki vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün ortalaması esas alınmak suretiyle tespit olunur.)
                Kurumlar kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilmez.
                GEÇİCİ MADDE 15 - (3332 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle eklenen madde) Anonim şirketlerden alacağı olan bankaların ve gereğinde bu bankalarla birlikte üçüncü kişilerin alacakları karşılığında sermayeden pay almaları halinde, söz konusu anonim şirket ile bu şirketin kurum olan ortaklarının bu suretle elde edecekleri kazançlar aşağıda belirtilen şartlarla kurumlar vergisinden istisna edilir ve bu kazançlar Gelir Vergisi Kanunu gereğince tevkif ata tabi tutulmaz.
                a) Bankalar, üçüncü kişiler ve anonim şirket arasında sermayenin yeniden paylaşımında uzlaşmaya varılmış olması ve bu paylaşımın bu maddede belirtilen Kurulca uygun görülerek karara bağlanmış olması;
                b) Silinen alacaktan ve yeni konan nakdi sermayeden oluşan fonun, en geç Kurul kararının verildiği takvim yılı sonuna kadar anonim şirket sermayesine eklenmesi ve borçlu şirketin eski ve yeni pay sahiplerine hisse verilmesi;
                c) Anonim şirketin hisse senetlerinin en az %80'inin nama yazılı hale getirilerek, borsaya kota edilmesi;
                d) Yeni pay sahiplerine verilecek hisse senetlerinin toplam sermaye içindeki payının %51 veya daha fazla olması;                              
                Gerekir.
                Bu maddede belirtilen Kurul, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye ve Gümrük Bakanından oluşur ve kararları Başbakanın onayı ile tekemmül eder.
                GEÇİCİ MADDE 16 - (3380 Sayılı kanunun 9'uncu maddesi ile eklenen madde) 1991 yılı sonuna kadar yurtdışı faaliyet zararlarını yurt içi kurum kazancından indirecek mükellefler geçmiş beş yıllık faaliyet sonuçlarını, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun bu Kanunla değişik 14'üncü maddesinin 7 numaralı bendindeki esaslara göre tevsik etmek zorundadır.                        
                GEÇİCİ MADDE 17 - (3505 Sayılı kanunun 22'nci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1989 tarihinden geçerli olmak üzere)
                a) 1989 yılı içinde verilecek beyanname dönemine kadar geçen ayların her biri için, 1987 yılına ait olup, 1988 yılında beyan edilen kurum kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin 1/12'si geçici vergi olarak hesaplanır. Bu tutar, 1989 yılı kurum kazancı üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmek üzere, eşit taksitler halinde ve her ay katma değer vergisi beyannamesi ile beyan edilerek aynı süre içinde ödenir.
                Ancak, kurumlar vergisi mükelleflerinin bu suretle her bir ay için ödeyecekleri geçici vergi tutarı, Gelir Vergisi Kanununa göre birinci sınıf tacirlerin 1987 yılı gelirlerinin hayat standardı esasına göre tespitinde esas alınan temel gösterge tutarının, kurum ortak sayısı (eshamlı komandit şirketlerde komandite ortaklar hariç) ile çarpılması sonucu bulunacak tutara isabet eden kurumlar vergisinin 1/12'sinden az olamaz. Ortak sayısının 5'i aşması halinde, asgari tutarın hesabında ortak sayısı 5 olarak dikkate alınır.
                1988 yılı Aralık ayına ilişkin olarak 1989 yılı Ocak ayında verilmesi gereken Katma Değer Vergisi beyannamelerinde bu aya ait dahili tevkif at beyan edilmez ve ödenmez.
                b) 1988 ve önceki yıllara ait olup mahsubu yapılamayan dahili tevkif at tutarı, 1988 yılı kurum kazancının beyan edildiği kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen tutar 1989 yılına ilişkin olarak ödenecek geçici vergiye, artan kısmı diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu mahsuplara rağmen kalan dahili tevkif at tutarı, mükellefin 1989 yılı sonuna kadar yazılı olarak talep etmesi halinde, kendisine ret ve iade edilir.                              
                c) Bakanlar Kurulu, Kurumlar Vergisi Kanununun 8'inci maddesinin 6 ve 7 numaralı bentlerinde yer alan yetkilerini, 1.1.1988 - 31.12.1997 tarihleri arasında asgari ihracat miktarını kendi içinde dilimlere ayırmak ve bu dilimlerin her biri için farklı istisna oranları tespit etmek suretiyle de kullanabilir.
                GEÇİCİ MADDE 18 - (3689 sayılı kanunun 8 inci maddesiyle eklenen madde) (5.9.1990 tarihinden geçerli olmak üzere) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin 1990, 1991 ve 1992 yıllarında satışından doğan kazançların tamamının satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilmesi, anonim şirketler yönünden sermaye artırımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin nama yazılı olması ve en geç altı ay içinde borsaya kota ettirilmesi şartıyla sermayeye eklenen bu kazançlar, Kurumlar Vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış nedeniyle kazancın tamamının aynı yıl içinde ödenmiş sermayeye dönüştürülememesi halinde ödenen nakdi sermaye kadar istisnadan yararlanılır ve bu satıştan doğan kazanca ulaşıncaya kadar her yıl ödenen nakdi sermaye kurum kazancından indirilir. 1992 yılından sonra yapılacak tahsilatların sermayeye ilavesi halinde bu hüküm uygulanmaz.
                Bu kazançların sermayeye ilavesi kâr dağıtımı sayılmaz ve sermayeye ilave edilen kazançlar Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                Şu kadar ki, menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançları istisna kapsamı dışındadır.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na ya da özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın istisnadan yararlanırlar. Ancak iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                Bu maddenin uygulanması dolayısıyla borsaya kota ettirilecek hisse senetleri için, hisse senetlerini çıkaran şirketin kârlılığı aranmaz. Türk Ticaret Kanunu'nun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
                GEÇİCİ MADDE 19 - (3946 sayılı kanunun 38 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)
-------------------------------------------
(*) GEÇİCİ MADDE 19 - (Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli) (3689 sayılı kanunun 8 inci maddesiyle eklenen madde) 1.1.1991 - 31,12,2000 tarihleri arasında, münhasıran kalkınmada öncelikli yörelerde faaliyet gösteren ve kanuni ve iş merkezleri bu yörelerde bulunan ayrı tüzel kişiliğe sahip imalatçı kurumların, bu faaliyetlerinden elde edecekleri kazançları, kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde % 20, kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde ise % 30 oranında kurumlar vergisine tabi tutulur.
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 20 - (3824 sayılı kanunun 13 üncü maddesiyle eklenen madde) (1.1.1993 tarihinden geçerli olmak üzere) Hayat sigorta şirketleri ve emekli sandıklarının hisse senedi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 8'inci maddesinin (4108 sayılı kanunun 32 inci maddesiyle değişen ifade) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 4 numaralı bendinin(*) (a) alt bendinde yer alan yatırım fonlarına ait katılma belgelerinin alım satımından elde ettikleri gelirleri 5 yıl
süreyle kurumlar vergisinden müstesnadır. 
-------------------------------------------
(*) (Değişmeden önceki ifade) 12 numaralı bendinin.
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 21. -(3946 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle eklenen madde) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) 1) Kurumlar Vergisi Kanununun bu Kanunla değişiklik yapılmadan önceki 8 inci maddesinin;
                a) 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 16, 17 ve 19 numaralı bent hükümleri, kurumların 1993 yılına ilişkin olup 1.1.1994 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançları hakkında da uygulanır.
                b) 14 numaralı bent hükmü, kurumların 1.1.1994 tarihinden önce devraldıkları kurumlara ait zararlar hakkında da uygulanır.                              
                c) 15 numaralı bendinde yer alan istisna hükmünün uygulanmasına,
                1.1.1994 tarihinden önce faaliyete geçen işletmelerin kazançları hakkında istisna süresi sona erinceye kadar devam olunur.
                d) 18 numaralı bent hükmü, 1.1.1994 tarihinden önce satışı yapılan (vadeli satışlar dahil) iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazançlar hakkında da uygulanır.                    
                2) Kurumlar Vergisi Kanununun bu Kanunla değişiklik yapılmadan önceki 25 inci maddesi hükmü ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Mükerrer 25 ve geçici 19 uncu maddeleri hükümleri, kurumların 1993 yılına ilişkin olup, 1.1.1994 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançları hakkında da uygulanır.                               
3) İştirak edilen şirketlerden bedelsiz alınan hisse senetlerinin satışından maliyet bedeli, bu hisse senetlerinin itibari değeri esas alınarak Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin sonuna bu Kanunun 8 inci maddesi ile eklenen fıkra hükmüne göre artırılmak suretiyle bulunur. Bu hüküm 31.12.2010 tarihine kadar uygulanır.
                4) (4108 sayılı kanunun 39 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)
-------------------------------------------
(*) (Yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
                4) Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işlerinden ve teknik hizmetlerden sağlanan ve 1.1.1994 - 31.12.1999 tarihleri arasında Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen benzeri vergilerin, Türkiye'de tarh olunan kurumlar vergisinden indirilmesi sonucu artan kısım, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre yapılan vergi tevkif atına mahsup edilir. Ancak, mahsup edilecek miktar, yabancı memleketlerde elde edilen kazançlar üzerinden bu Kanunun 25 inci ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (6/b) bendine göre hesaplanan vergilerin toplamından fazla olamaz.            
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 22 - (4008 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle eklenen madde) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar Vergisi Kanununa bu kanunla eklenen mükerrer 45 inci madde hükmünün yürürlüğünden önce Kurumlar vergisine ilişkin olarak başka kanunlarda yer alan muafiyet, istisna ve indirim hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
                (4387 sayılı Kanunun 5/d maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere "Bu maddenin (a) fıkrasındaki süre, fıkranın üçüncü paragrafı hariç, diğer hükümler için 31.12.1999 tarihine kadar uzatılmıştır."
--------------------------------------------   
                GEÇİCİ MADDE 23. - (4108sayılı Kanunun 32'nci maddesiyle eklenen madde) 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) a) 1.1.1994 - 31.12.1996 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz, ilk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkulun maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
                Bu hüküm, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerinin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de uygulanır. Bu durumda yeni kurulacak şirketin tam mükellef ve yapacağı yatırımın asgari 5 milyon A.B.D. Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması şarttır. Bu şartlara ilave olarak yabancı ortaklı sermaye şirketinde yabancı ortağın sermaye payının 1 milyon A.B.D. Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası ve % 20 den az olmaması ve kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi gerekir.
                Bu kazançların sermayeye ilişkin ilavesi kâr dağıtımı sayılmaz. Kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, bu Kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre % 20 kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerinin tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve bu maddeye göre vergiden müstesna tutulan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre vergi tevkif atına tabi tutulmaz. Bu hüküm uyarınca vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu vergi tevkif atı % 10 olarak uygulanır.
                Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar, istisna kapsamı dışındadır.
                Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen hisse senetleri ile iştirak edilen kurumun ihtiyat akçeleri banka provizyonları ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan hisse senetlerinin en az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen veya bedelsiz alınan bu hisse senetleri iki yıl önce iktisap etmiş sayılır.
                Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanırlar. Ancak, iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazanç; sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
                Bu hükümden yararlanılan kurumların gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz.
                (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu madde kapsamında yapılacak tescil işlemleri tapu ve kadastro harcından, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden. müstesnadır.
                b) Bu Kanunun 8 inci maddesinin 5 numaralı bendi ile geçici 11 inci maddesine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında 25 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen % 20 kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre tevkif ata tabi tutulmaz. Vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu tevkif at % 10 olarak uygulanır.
                GEÇİCİ MADDE 24 -(4108 sayılı kanunun 32 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan ve (4369 sayılı Kanunun 81/iyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.1.1994 - 31.12.2003 (1) tarihleri arasında Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlar, bu işlerle ilgili hasılatın en az % 15 inin kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi şartıyla kurumlar vergisinden müstesnadır.
                Vergiden müstesna tutulan bu kazançlar, Kurumlar Vergisi kanununun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre % 20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre bu kazançlar üzerinden yapılacak tevkif at oranları, halka açık anonim şirketlerde % 5, diğer kurumlarda ise % 10 olarak uygulanır. Yurt dışında elde edilen bu kazançlara mahallinde uygulanan vergilerin oranının % 25 in üzerinde olması halinde, bu oranın üzerinde uygulanan her bir puan için % 0.75 oranında indirim yapılmak suretiyle uygulanır. Yurt dışında uygulanan vergi oranının (4369 sayılı Kanunun 81/D-6 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) % 0.70 (2) oranında indirim yapılmak suretiyle uygulanır. Yurt dışında uygulanan vergi oranının halka açık şirketlerde (4369 sayılı Kanunun 81/D-6 maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) % 33.5 2) diğer kurumlarda ise (4369 sayılı Kanunun 81/D-6 maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) % 37 (2) oranında olması durumunda bu tevkif at oranları "0" sıfır olarak uygulanır. Ancak indirimli vergi tevkif at oranından yararlanabilmek için yabancı memleketlerde inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlara uygulanan vergi oranının o ülkenin yetkili makamlarından alınan ve mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikaların aslı ile yapılan işe ilişkin sözleşmenin bir örneğinin Türkiye'de bağlı bulunulan vergi dairesine yıllık beyanname verme süresi içinde ibraz edilmesi şarttır.
---------------------------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                "31.12.1998"       (2) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                "% 25'in, - % 0.75, - % 28.75, - % 32.5"
---------------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 25. - (4369 sayılı Kanunun 82/4-h maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
---------------------------------------------------
(*) 4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                GEÇİCİ MADDE 25. - (4108 sayılı kanunun 32 inci maddesiyle eklenen madde) 2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.1.1995 - 31.12.2000yılları arasında uygulanmak üzere, Kurumlar vergisi mükelleflerince genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli dairelere, il özel idarelerine, belediyelere, vakıflara veya köylere bağışlanan camilerin inşası dolayısı ile yapılan harcamalar veya camilerin inşası için anılan kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut camilerin idamesi için yapılan her türlü maddi ve ayni bağış ve yardımlar kurum kazancının tespitinde gider olarak hasılattan indirilir.
---------------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 26 - (4108 sayılı kanunun 32 inci maddesiyle eklenen madde) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin bu Kanunla değiştirilen ikinci fıkrası hükmü, 1995 yılı hesap döneminden itibaren elde edilen kazançlara uygulanır.
                GEÇİCİ MADDE 27 - (4369 sayılı Kanunun 58'inci maddesiyle eklenen madde) 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce mükellefiyetini iş ortaklığı olarak tesis ettirmiş olan kurumlar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içerisinde vergi dairesine başvurarak Kurumlar Vergisi kanununun bu Kanunla değiştirilen mükerrer 6ncı maddesindeki ihtiyarilik hakkından yararlanabilirler. Bu hükmün uygulamasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
                GEÇİCİ MADDE 28 -(4444 sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle eklenen madde) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) a) 1/1/1999 - 31/12/2002 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. ilk yapılan tahsilatın iştirak hissesi ve gayrimenkulun maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
                Bu hüküm, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerinin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de uygulanır. Bu durumda yeni kurulacak şirketin tam mükellef ve yapacağı yatırımın asgari beş milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması şarttır. Bu şartlara ilave olarak yabancı ortaklı sermaye şirketinde yabancı ortağın sermaye payının bir milyon ABD doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası ve % 20'den az olmaması ve kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi gerekir.
                Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve bu maddeye göre vergiden müstesna tutulan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin b-ii alt bendine göre vergi tevkif atına tabi tutulmaz.
                Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayri menkullerini satışından elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
                Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen hisse senetleri ile iştirak edilen kurumun ihtiyat akçeleri, banka provizyonları ve Vergi usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan hisse senetlerinin en az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen veya bedelsiz alınan bu hisse senetleri iki yıl önce iktisap edilmiş sayılır.
                Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanırlar. Ancak, iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
                Bu hükümden yararlanan kurumların gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz.
                Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu madde kapsamında yapılacak tescil işlemleri tapu ve kadastro harcından, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.
                b) 1/1/1999 - 31/12/2002 tarihleri arasında uygulanmak üzere, anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar ,Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin ikinci fıkrasının b-ii alt bendine göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                Yürürlük:
                MADDE 47 - Bu kanun 1 Ocak 1950 tarihinde yürürlüğe girer.
                Yetki:
                MADDE 48 - Bu Kanun hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.
 

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU TEBLİĞLERİ
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No.: 51
(6 Temmuz 1995 Tarihli ve 22335 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.)
 
                213 Sayılı Vergi Usul Kanunu, 6183 sayılı amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklikler Yapılması Hakkında 25.5.1995 tarih ve 4108 sayılı Kanun, 2.6.1995 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
                Anılan Kanunun Kurumlar Vergisi Kanununa ilişkin hükümleri ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                I - KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERE KREDİ TEMİNATI SAĞLAYAN KURUMLARA TANINAN MUAFİYET
                4108 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 7 inci maddesine aşağıdaki 24 numaralı bent eklenmiştir.
                "Yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları ile yapılan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde münhasıran küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi teminatı sağlamak üzere kurulan bu faaliyetlerin elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk fonlarına ekleyen ve sahip oldukları bu fonları ortaklarına dağıtmayarak küçük ve orta ölçekli eşletmelere kredi sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran kurumlar."
                Söz konusu bent hükmü, 4108 sayılı Kanunun 40/c maddesi hükmüne göre, 1.1.1995 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bu Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
                12.4.1995 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve orta ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 inci maddesinde, "İmalat sanayi sektöründe 1-50 arasında işçi çalıştıran sanayi işletmeleri küçük sanayi işletmelerini, 51-150 arası işçi çalıştıran sanayi işletmeleri orta ölçekli sanayi işletmelerini ifade eder." hükmü yer almaktadır.
                Muafiyetten yararlanacak olan kurumun, münhasıran anılan Kanunda tanımlanan küçük ve orta ölçekli işletmelerin kredi teminatı sağlama alanında karşılaştıkları güçlüklerin giderilmesi amacıyla kurulmuş olması gerekir.
                Diğer taraftan, söz konusu muafiyetten yararlanacak kurumun statüsü önem arz etmektedir. Bu kurumun,Kurumlar Vergisi Kanununun 1nci maddesinde yazılı kurumlar arasında yer alması yeterlidir. Ancak, sözü edilen kurumların kuruluş sözleşmelerinde münhasıran küçük ve orta ölçekli işletmeleri kredi teminatı sağlamak üzere kuruldukları ve faaliyetlerini bu çerçevede sürdürecekleri, ortaklara kar payı dağıtmayacakları açıkça yazılı olacaktır.
                Yukarıda açıklanan şekilde kurulan bu kurumların, Kurumlar Vergisi Kanununun 7 inci maddesinin 24 numaralı bendinde yer alan muafiyetten yararlanabilmeleri için:
                - Kurumun, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile yabancı devletler veya uluslararası finans kuruluşları arasında imzalanan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere kurulmuş olması,
                - Kurumun elde ettiği kazançların kanuni yükümlüklerin yerine getirilmesinden sonra kalan tutarının tamamının teminat sorumluluk fonuna eklenmesi,
                - Teminat sorumluluk fonunun ortaklara dağıtılmaması, sadece küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi temininde teminat sağlamak için kullanılması ,
                - Teminat sorumluluk fonunun küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi sağlayan banka ve kuruluşlarda değerlendirilmesi,
                şarttır.
                II -YATIRIM İNDİRİMİ İSTİSNASI
                4108 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü, "Yukarıdaki orana göre hesaplanan vergi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %20'sinden az olamaz. Bu hesaplamada iştirak kazançları, yatırım fonları ve ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları ve yatırım indirimi dikkate alınmaz." şeklinde değiştirilerek yatırım indirimi istisnası %20 oranlı kurumlar vergisi kapsamından çıkarılmıştır. ancak aynı kanunun 22 inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinin parantez içi hükmü de "( Kurumlar Vergisi Kanunun 8 inci maddesinin 1 ve 6 numaralı bentlerine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar hariç)" şeklinde değiştirilerek yatırım indirimi istisnası, Kurumlar Vergisi Kanunun 75/4 maddesi ile belirlenen menkul sermaye iratları ve bu Kanunun 94/6-b maddesi uyarınca yapılacak tevkif at matrahı kapsamına dahil edilmiştir. Söz konusu hükümler, 1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere 4108 sayılı Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
                Yapılan bu yeni düzenlemeye göre, kurum kazancının yatırım indirimine tekabül eden kısmı daha önce olduğu gibi kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır. Ayrıca indirim konusu Bu kazançlar %20 oranlı kurumlar vergisi matrahına da dahil edilmeyecektir. Bununla birlikte, yatırım indiriminden yararlanan kazançlar, Kurumlar Vergisi Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde 4108 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle bu bentte yer alan menkul sermaye iradının kapsamına dahil edilmiş olduğundan, aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca vergi tevkif atına tabi tutulacaktır.Bilindiği üzere, bu vergi tevkif atının oranı, halka açık anonim şirketlerde %10, Diğer kurumlarda ise %20 olarak uygulanmaktadır.                                               
                Vergi Usul Kanununun 174 üncü maddesi gereğince, takvim yılı dönemi, faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmayanlar için Maliye Bakanlığınca özel hesap dönemi tayin edilmektedir. Bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin edilenlerin kurum kazancı, hesap döneminin kapandığı takvim yılının kazancı olarak vergilendirilmektedir.
                 Buna göre, özel hesap dönemi tayin edilmiş bulunan mükelleflerin 1994 yılında başlayıp 1995 yılı içinde sona eren özel hesap döneminde elde ettikleri kurum kazancı 1995 yılının kazancı sayılmaktadır. Bu mükelleflerin bu hesap döneminde elde ettikleri kazançlar ve yatırım indirimi hakkında yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır. Dolayısıyla yatırım indirimine konu olan kazançlar %25 ve %20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmayacak, ancak gelir vergisi tevkif at matrahına dahil edilecektir.
                III- İŞTİRAK HİSSELERİ VEYA GAYRİ MENKULLERİN SATIŞI İLE ÜRETİM TESİSLERİNİN AYNI SERMAYE OLARAK KONULMASINDAN DOĞAN KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA
                Kurumlar vergisi Kanununa 4108 sayılı kanunla eklenen geçici 23 üncü maddenin (a) bendi aşağıdaki gibidir.
                "1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayri menkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
                Bu hüküm, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerinin tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de uygulanır. Bu durumda yeni kurulacak şirketin tam mükellef ve yapacağı yatırımın asgari 5 milyon A.B.D. Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirası olması şarttır. Bu şartlara ilave olarak yabancı ortaklı sermaye şirketinde yabancı ortağın sermaye payının 1 milyon A.B.D. Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirası ve % 20 den az olmaması ve kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi gerekir.
                Bu kazançların sermayeye ilavesi kâr dağıtımı sayılmaz. kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, bu Kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre % 20 kurumlar vergisine tabi tutulmaz, üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak .bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve bu maddeye göre vergiden müstesna tutulan kazançlar, Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre vergi tevkif atına tabi tutulmaz. Bu hüküm uyarınca vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu vergi tevkif atı % 10 olarak uygulanır.
                Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından elde ettikleri kazançlar ve ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar, istisna kapsamı dışındadır.
                Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen hisse senetleri ile iştirak edilen kurum ihtiyat akçeleri, banka provizyonları ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan hisse senetlerinin en az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen veya bedelsiz alınan bu hisse senetleri iki tam yıl önce iktisap edilmiş sayılır.
                Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanuna ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanırlar. Ancak, iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
                Bu hükümden yararlanan kurumların gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz.
                Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu madde kapsamında yapılacak tescil işlemleri tapu ve kadastro harcından, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.
                Bu bendin uygulanmasına ilişkin esaslar aşağıda açıklanmıştır.
                A - İŞTİRAK HİSSELERİ VEYA GAYRİMENKULLERİN SATIŞINDAN DOĞAN KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA
                1) İstisnadan Yararlanacak Olan Mükellefler:
                Bu istisnadan yararlanacak olan kurum tam mükellefiyete tabi kurum olması gerekir. Dar mükellef kurumların bu istisnadan yararlanmaları mümkün değildir.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın iştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanabileceklerdir. Ancak kooperatiflerde, iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazancın özel bir fon hesabında tutulması gerekir. Fonda tutulan bu meblağ ortaklara dağıtılmayarak sadece kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılacaktır.
                Bilindiği üzere konut veya işyeri yapı kooperatiflerinde kooperatifin amacı üyelerini bir konut veya işyeri sahibi yapmaktır. Buna göre, bu kooperatiflerin sahip oldukları arsaların müteahhitlere kat karşılığı verilmesi halinde, ortakların her biri konut veya işyeri sahibi olacağından kooperatifin amacı gerçekleşmiş olacaktır. Bu nedenle, müteahhide kat karşılığı arsa payı devrinden doğan kazancın kurumlar vergisinden müstesna tutulması gerekir.
                Ancak bu istisna, ortak sayısı kadar iktisap edilen konut veya işyerinden doğan kazanç için söz konusu olacaktır. Kat karşılığı arsa satışında ortak sayısından fazla konut veya işyeri alınması halinde, bunlara isabet eden kazanca söz konusu istisna uygulanmayacaktır.
                Yapı kooperatiflerinin amaçlarını gerçekleştirmelerinden başka bir ifade ile ortakların birer konut veya işyeri sahibi olmasından sonra, fazla olan arsalarının nakit veya kat karşılığı satılması halinde bu satış veya devirden doğan kazanç için Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23/a maddesindeki istisna uygulanmayacaktır.
                Kooperatifin amaçlarını gerçekleştirmeyip tasfiyeye girmesi halinde, iştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından sağlanan kazancın tasfiye dönemi karı olarak vergilendirileceği tabiidir.
                Yapı kooperatifleri dışında diğer kooperatiflerin de bu açıklamalar çerçevesinde yapacağı işlemlerden doğan kazançları kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir.
                2 - İstisnanın Uygulanmasına Konu Olacak İktisadi Kıymetler
                a) Gayri menkuller
                Gayrimenkullar esas niteliği bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır. Bunlar Türk Medeni Kanununun 632 inci maddesinde arazi, tapu siciline müstakil ve daimi olmak üzere ayrıca kaydedilen haklar ve madenler olarak sayılmıştır. Ayrıca anılan maddede sayılmamakla birlikte, bulunduğu arsa veya arazinin mütemmim cüzü niteliğinde olduklarından binaların da gayrimenkul olduğu şüphesizdir. Gayri menkullerin bu istisnanın uygulanmasına konu olabilmesi için medeni kanunun 910 ve 911 inci maddesi gereğince tapuya tescil edilmiş olması şarttır.
                b) İştirak Hissesi                
                Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendinde yer alan "iştirak hisseleri" deyimi, menkul değerler portföyüne dahil hisse senetleri ile ortaklık paylarını ifade etmektedir.                               10 Şubat 1995 tarihli ve 22198 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 49 Seri no.lı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde iştirak hissesinin ve gayri menkulün tanımı konusunda yer alan açıklamalar Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendindeki istisnanın uygulanmasında da geçerli olacaktır.
                3 - İştirak Hisseleri veya Gayri menkullerin satışından Doğan kazancın Kurumlar Vergisinden Müstesna tutulmasında Göz önünde Bulundurulması Gereken Hususlar
                a) İştirak Hisseleri veya Gayri menkullerin İki Tam Yıl Süre İle Aktifte Bulundurulması
                İstisna uygulamasına konu olacak iştirak hisseleri veya gayri menkullerin iki tam yıl süreyle aktifte yer almış olması gerekmektedir. Örneğin, 15.2.1993 tarihinde iktisap edilmiş bir iştirak hissesi veya gayri menkulün 15.2.1995 tarihinden sonra (bu tarih dahil) satılması halinde, bu satıştan doğan kazanç bu Tebliğde açıklanan şartlar gereğince kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir. satışın bu tarihten önce yapılması halinde ise istisna uygulanmayacaktır.
                Öte yandan, ayrılan ihtiyat akçeleri ile banka provizyonlarının ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonunun sermayeye ilavesi dolayısıyla doğan kazancın sermayeye ilavesi halinde sermayeye eklenen bu kazançlar, bedelsiz hisse senedi verilmesine neden olan hisse senetlerinin şirketin aktifinde en az iki yıl öncesinde yer almış olması şartıyla kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır. İki tam yıl süre ile aktifte bulundurulan hisse senetlerine bağlı olarak bedelsiz elde edilen hisse senetleri için iki tam yıl süre ile işletmede bulundurulma şartı aranmayacaktır. Aynı şekilde rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle satın alınan hisse senetleri için de bu rüçhan haklarının ilgili olduğu hisse senetlerinin iki tam yıl süreyle işletmede bulundurulması durumunda rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle alınan yeni hisse senetlerinin ayrıca iki tam yıl işletmede bulundurulması gerekmeyecektir.
                b) Gayrimenkul veya Menkul Kıymet Ticareti ile Uğraşılması:
                Gayrimenkul veya menkul kıymet ticareti ile uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazançlar için istisnadan yararlanmaları mümkün değildir. Ancak, bu kurumların faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettikleri gayri menkullerin satışından sağladıkları kazançlar istisna uygulamasına konu olabilecektir.
                Örneğin, bir inşaat şirketinin merkezi olarak kullanılmak üzere inşa etmiş olduğu bir binayı en az iki tam yıl süre ile kullandıktan sonra satması halinde, bu satıştan doğan kazanç kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir. Bu şirketin satmak amacıyla inşa etmiş olduğu veya satın aldığı binaların satışından elde ettiği kazançlar için bu istisna uygulanmayacaktır.
                Aynı şekilde, menkul kıymet ticareti ile uğraşan mükelleflerin doğrudan veya dolaylı olarak diğer şirketlerin yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılmak üzere edindiği ortaklık payları da bu istisna uygulamasına konu olabilecektir.
                c) Holding Şirketlerin Durumu
                Türk Ticaret Kanununa göre, "gayesi esas itibariyle başka işletmelere iştirakten ibaret olan" holding şirketlerin iştirak hisseleri satışından doğan kazançlarına bu istisna uygulanmayacaktır. Ancak holding şirketlerin gayrimenkul satışından doğan kazançları, esas faaliyetleri çerçevesinde elde edilmediğinden bu kazançları dolayısıyla istisnadan yararlandırılmaları gerekir.
                d) Sermaye Artırımının Gerçekleştirilmesi
                İştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan kazancın satışın yapıldığı yılda sermayeye eklenen kısmı kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır. Ancak, bazı nedenlerle sermaye artırım işlemlerinin satışın yapıldığı yılda gerçekleşmesi mümkün olmayabilir. Bu durumda, sözü edilen istisnadan yararlanılması için, bu tür satışların yapıldığı döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihe kadar şirket yetkili organınca sermaye artırımı işlemlerinin satışın yapıldığı yıla ait kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği hesap döneminin sonuna kadar tamamlanması gerekir. Bu süre içinde verileceği hesap döneminin sonuna kadar tamamlanması gerekir. Bu süre içinde sermaye artırımı işlemlerinin tamamlanmaması halinde, sözü edilen istisnadan yararlanılması mümkün değildir. Bu durumda olan mükelleflerin yararlandıkları istisna nedeniyle zamanında alınmayan vergiler, Vergi Usul kanununun ilgili hükümlerine göre kendilerinden tahsil edilecektir.
                4108 sayılı Kanun, 2 Haziran 1995 tarihli ve 2301 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce söz konusu istisna yürürlükte olmadığından bazı kurumlar 1994 yılındaki iştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan kazançlarını, satışın yapıldığı yılda sermayelerine ilave etmemiş olabilirler. Bu durumda olan kurumların düzeltme sermayelerine ilave etmemiş olabilirler. Bu durumda olan kurumların düzeltme beyannamesini verecekleri tarihe kadar 1994 yılındaki iştirak hisseleri veya gayrimenkul satışından doğan kazançlarını sermayelerine eklemelerine dair şirket yetkili organlarının karar vermeleri ve bu konuda ilgili Bakanlığa (kayıtlı sermaye sistemi uygulayanların ise Sermaye Piyasası Kurulu'na başvurmaları halinde, bu kazançlar için kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendindeki istisnadan yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Ancak bu kurumların sermaye artırımı işlemlerini 31.12.1995 tarihine kadar gerçekleştirmeleri şarttır.
                e) Sermayeye Eklenen Kazançların İşletmeden Çekilmesi
                kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi hükmü çerçevesinde sermayeye eklenen kazançların, beş yıl içinde işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyesi halinde, daha önce kurumlar vergisinden müstesna tutulmuş olan bu kazançların, işletmeden çekildiği veya şirketin tasfiye edildiği yılın kazancı sayılarak kurumlar vergisine tabi tutulması gerekir. Beş yıllık sürenin başlangıç tarihinden, gayrimenkul veya iştirak hissesinin satışından sağlanan kazancın sermayeye eklendiği tarihin anlaşılması gerekir.
                f) Kurumlar Vergisinden Müstesna Tutulan Kazançlar Hakkında Gelir Vergisi Kanununun 38 inci Maddesinin Son Fıkrası Hükmünün Uygulanması
                Kurumların, iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazançlarını, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi çerçevesinde sermayelerine ilave etmeleri halinde, sermayeye eklenen bu kazançların tespitinde Gelir Vergisi kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmayacaktır.
                1994 yılı hesap döneminde iştirak hissesi veya gayrimenkul satışından doğan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesine göre maliyet artışına konu edilmiş ve satış kazancının bir kısmı maliyet artışları fonuna aktarılmış olabilir. Bu halde de mükellefler diledikleri takdirde geçici 23 üncü maddenin (a) bendindeki istisnadan yararlanma imkanına sahiptirler. Bu durumda, maliyet artış fonuna aktarılan kazanç kısmı sermaye hesabına aktarılacaktır. Gayrimenkul satış kazancının maliyet artış fonunu aşan ve sermayeye eklenmesi gereken kısmı ise fevkalade ihtiyatlardan karşılanacaktır. Ancak, fevkalade ihtiyatların sermayeye eklenecek bu tutarı karşılamaması halinde, bu kısmı için sermayeye bir ilave yapılamayacağından söz konusu istisna hükmünün uygulanması mümkün olmayacaktır.
                g) Bedelsiz Olarak Elde Edilen Hisse senetlerinin satışından Sağlanan Kazançlar
                Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 23/a maddesi hükmü ile tam mükellef kurumların aktiflerine dahil bulunan gayrimenkul ve iştirak hisselerini satmaları ve elde edecekleri kazançlarını nakit olarak sermayelerine eklemek suretiyle işletmenin finansman sorunlarını çözmeleri amaçlanmıştır. Buna göre doğan kazancın nakit olarak sermayeye ilave edilmesi gerekmektedir. İstisnaya dayanak teşkil eden kazanç tutarlarının sermayeye ilavesi halinde sermayeye bu kapsamda elde edilen kazançların sermayeye ilavesini kâr dağıtımı olarak nitelendirmemektedir. dolayısıyla, sermaye artırımı nedeniyle verilecek bedelsiz hisse senetlerinin, bu şirkete iştirak edenler yönünden aktif ve pasiflerinde bir artışa neden olmaması gerekir.
                İştirak edenler yönünden bedelsiz olarak elde edilen hisse senetlerinin satışından doğan kazançların nakit olarak sermayeye eklenmesi halinde, sermayeye eklenen bu kazançlar kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır.
                h) Satış Vaadi sözleşmesi İle satışı Öngörülen Gayri menkuller
                Bilindiği üzere, bazen gayri menkuller için satış vaadi sözleşmesi yapılarak, satış bedelinin bir kısmı bu sözleşmenin yapıldığı tarihte peşin alınabilmektedir.
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) fıkrasında iştirak hisseleri veya gayri menkullerin peşin veya vadeli olarak satışı halinde bu satıştan doğan ve sermayeye eklenen kazançlar kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur. Gayri menkullerde, tapuda tescil yapılmadıkça mülkiyet karşı tarafa geçmeyeceğinden satış vaadi sözleşmeleri ile satış akitleri bu madde hükmünün uygulanmasında dikkate alınmayacaktır.
                Bu nedenle, satış vaadi sözleşmeleri ile satış akitleri çerçevesinde tahsil olunan bedel dolayısıyla istisnanın uygulanması mümkün değildir. Söz konusu gayri menkullerin tescilinden sonra sermayeye ilave edilen kısmı kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır.
                4 - İstisnanın Uygulaması
                a) Peşin Satışlarda İstisnanın uygulanması
                İştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışında istisna, satışın yapıldığı yılda sermayeye ilave edilen kazanç kısmına uygulanacaktır. Buna göre, elde edilen kazancın tamamının sermayeye ilave edilmesi şartı aranmayacaktır. Ancak, satışın yapıldığı yılda sermayeye eklenmeyen kazanç tutarı için hiçbir şekilde istisna uygulanmayacak ve söz konusu kazançlar satışın yapıldığı yılın kazancı olarak vergilendirilecektir. Bu nedenle, her şeyden önce satış bedelinin nakden tahsil edilmesi gerekmektedir. Nakit deyiminden nakit paranın yanı sıra her an paraya çevrilebilir altın, Devlet Tahvili, Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan menkul kıymetler, Bankalar Kanununun 13/4 üncü maddesine dayanılarak Kalkınma ve yatırım bankalarınca çıkarılan tahvil, bono ve benzeri menkul kıymetler ile Sermaye Piyasası Kanununa göre Sermaye Piyasası Kurulunca halka arzına izin verilen menkul kıymetler ve tahvillerin anlaşılması gerekir. Ancak her an nakde çevrilebilir kıymetlerin en geç sermaye artırımının gerçekleştirildiği tarihe kadar nakde dönüştürülmesi zorunludur.
                İştirak hisseleri veya gayri menkullerin, nakit karşılığı olmaksızın devir ve temliki, takası gibi işlemler istisna kapsamına girmemektedir. Anca, işletmeye nakit girişi olmamakla beraber, iştirak hisseleri veya gayri menkullerin borç karşılığı takası, işletmenin finansman imkanlarını artıracağından istisnanın uygulanması gerekir. Trampa ise bir satış olmayıp, bir hak veya malın başka bir hak veya mal ile değiştirilmesidir. Satışta karşılık para olduğu halde, trampada mal veya haktır.
                Gayri menkullerin kamulaştırılmasından doğan kazançlar hakkında da söz konusu istisna hükmünün yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde uygulanması gerekir. Kamulaştırmadan doğan kazancın tamamının kamulaştırmanın yapıldığı yılda tahsis edilmesi halinde tahsil edildiği yıl sermayeye eklenen kazanç tutarı istisnadan yararlanacaktır. Sermayeye eklenmeyen kazanç tutarı hiçbir şekilde istisnadan yararlandırılmayacaktır.
                Kamulaştırma bedeline açılan bedel artırımı davası sonucu mahkeme kararına göre tahsil edilen artırım bedelinin, tahsil edildiği yılda sermayeye ilave edilmesi halinde, bu kazancın da kurumlar vergisinden müstesna tutulması gerekir. Ancak, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle faiz tahakkuk ettirilmesi halinde bu faizlerin kurumlar vergisi istisnasından yararlanması mümkün değildir. Kamulaştırma bedelinin peşin ödenmemesi halinde, vadeli satışa uygulanan esaslar geçerli olacaktır.
                b) Vadeli Satışlarda İstisnanın Uygulanması
                İştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin vadeli satışı halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen ve sermayeye eklenen kazanç tutarı o yıl kurum kazancından indirilecektir. Kurum her yıl tahsis ettiği ve sermayesine eklediği kazanç kadar istisnadan yararlanacaktır. Ancak satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci yılın sonuna kadar tahsil edilemeyen kazançların sonraki yıllarda tahsil edilerek sermayeye eklenmesi halinde, sermayeye ilave edilen bu kazançlar için istisna uygulanmayacaktır.
                ÖRNEK: 1
                (A) Anonim Şirketi, 1990 yılında satın aldığı ve aktifinde 500.000.000 lira değerle kayıtlı gayri menkulü, 1994 yılında 3.000.000.000 liraya vadeli olarak satmış ve bu satıştan 2.500.000.000 lira kazanç sağlamıştır. (Bu örnekte amortismanlar ve yeniden değerleme ihmal edilmiştir.) Satış bedelinin 700.000.000 liralık kısmı 1994 yılında, 1.300.000.000 lirası 1995 yılında tahsil edilmiştir. Satış bedelinin kalan kısmı ise 1996 yılında nakit olarak tahsil edilecektir. Anılan kurum sermayesini 1994 yılında 700.000.000 lira, 1995 yılında 1.300.000.000 lira artırmıştır. 1996 yılında ise 500.000.000 lira sermaye yapacaktır. Bu durumda, anılan şirketin 1994 yılında tahsil ettiği 700.000.000 lira satış bedelinin 500.000.000 lirasının gayri menkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilecektir. dolayısıyla, 1994 yılında vadeli satılan gayri menkulden elde edilen 2.500.000.000 lira kurum kazancının 2.300.000.000 lirası Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükmü uyarınca1994 yılının kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilecektir. Kalan 200.000.000 lira kazanç tutarı ise kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır.
                Öte yandan, 1995 ve 1996 yıllarında tahsil edilen ve anılan yıllarda sermayeye eklenen miktarlar, ilgili yılların kurum kazancından indirilecektir. Ancak sözü edilen dönemlere ilişkin faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, uygulanan istisna tutarı geçmiş yıl zararı olarak müteakip yıl kazançlarından indirim konusu yapılacaktır.
                ÖRNEK: 2
                (B) Anonim Şirketi 1989 yılında 400.000.000 lira bedelle aktifine kaydettiği bir Şirkete ait hisse senetlerini 1994 yılında vadeli olarak 2.500.000.000 liraya satmıştır. Anılan şirket satış bedelinin 300.000.000 lirasını 1994 yılında 800.000.000 lirasını da 1995 yılında nakit olarak tahsil etmiştir. Geriye kalan bedelin 1.000.000.000 lirası 1996, 400.000.000 lirası da 1997 yılında tahsil edileceği varsayıldığında bu iştirak hissesinin satışından doğan kazanç aşağıdaki şekilde vergilendirilecektir.                         
                1994 yılında yapılan tahsilatın iştirak hissesinin iktisap bedeline ilişkin olduğu kabul edileceğinden bu iştirak hissesinin satışından doğan 2.100.000 liralık kârın tamamının 1994 yılının kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekir.                
                1995 yılında tahsil edilen 800.000.000 liradan, maliyet bedeline isabet eden 100.000.000 liranın tenzilinden sonra kalan 700.000.000 lira sermayeye ilave edilmiş olmak şartıyla bu yılın kurum kazancından indirilecektir.
                1996 yılında tahsil edilen 1.000.000.000 liranın anılan yılda sermayeye ilave edilen kısmı, bu yılın kurum kazancından indirilecektir. 1997 yılında tahsil edilen 400.000.000 lira ise, tamamı kurumun sermayesine ilave edilmiş olsa dahi satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminden sonra tahsil edildiği için kurum kazancından indirilemeyecektir.
                5 - Kurumlar Vergisinden Müstesna Tutulan İştirak Hisseleri veya Gayri menkullerin Satışından Doğan Kazançların % 20 Oranlı Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Tevkif atı Karşısındaki Durumu:
                İştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan ve bu Tebliğin önceki bölümlerinde açıklanan esaslar çerçevesinde kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, Kurumlar Vergisi kanununun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına dahil edilmeyecektir.
                Kurumlar vergisinden müstesna tutulan bu kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde tanımlanan menkul sermaye iradının tespitinde indirim konusu yapılmayacaktır. Dolayısıyla anılan kazançlar, aynı Kanunun 3946 sayılı Kanunla değişen 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre vergi tevkif atına tabi olacaktır. Bilindiği üzere su tevkif at, halka açık anonim şirketlerde % 10, diğer kurumlarda ise % 20 oranında uygulanmaktadır. Ancak bu tevkif at, tevkif at matrahının kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan ve kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlara isabet eden kısmı için kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi gereğince % 10 olarak uygulanacaktır.
                İstisnasından yararlanan kurumun halka açık anonim şirket olması halinde de anılan kazançlar üzerinden % 10 gelir vergisi tevkif atının yapılması gerekmektedir.
                ÖRNEK
                Kumaş imalatı ve ticareti faaliyetinde bulunan halka açık olmayan (B) Anonim Şirketi, 1994 yılında bu faaliyetinden 800.000.000 lira, 1990 yılında iktisap ettiği gayri menkulün peşin satışından ise 200.000.000 lira kâr elde etmiştir. Gayrimenkul satışından sağlanan kazancın tamamı satışın yapıldığı yılda kurumun sermayesine ilave edilmiştir. Bu bilgilere göre, kurumun ödeyeceği kurumlar vergisi ile gelir vergisi tevkif at tutarları aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
                - Kurum kazancı ........................................................ 1.000.000.000.- TL
                (800.000.000 + 200.000.000)
                - İstisna ve indirimler ..............................................   (-) 200.000.000.- TL
                (Gayrimenkul satış kazancı)
                - Kurumlar Vergisi matrahı .......................................      800.000.000.- TL
                - Hesaplanan kurumlar vergisi ...................................      200.000.000.- TL
                (800.000.000 X % 25)
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi ...................................      160.000.000.- TL
                (800.000.000 X % 20)
                - Fon payı ....................................................................         20.000.000.- TL
                (200.000.000 X % 10)
                Gelir Vergisi Tevkif atının Hesaplanması
                - Gayrimenkul satış kazancının indirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı içindeki payı: ....% 20
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı .          1.000.000.000.- TL
                - İndirimler ....................................................         (-) 200.000.000.- TL
                (Kurumlar Vergisi)                                                                                         
                - Gelir Vergisi tevkif at matrahı ........................                      800.000.000.- TL
                (1.000.000.000 - 200.000.000)
                - Gayrimenkul satışından doğan kazanca ilişkin olup
                "% 10" oranında tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı                160.000.000 TL
                (800.000.000 x % 20)
                - Gelir vergisi tevkif at tutarı..............................                      16.000.000 TL
                (160.000.000 x % 10)
                - Fon Payı ....................................................               1.600.000.- TL
                (16.000.000 x % 10)
                - Diğer gelirlere isabet eden ve % 20 oranında
                tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı.....................              160.000.000.- TL
                (800.000.000 - 160.000.000)
                - Gelir Vergisi tevkif atı ....................................                   128.800.000.- TL                           
                (640.000.000 x % 20)
                - Fon Payı ......................................           12.800.000.- TL                          
                (128.000.000 x % 10)
 
                6 - İştirak Hisseleri veya Gayri menkullerin satışından Doğan Kazançlar ile 93/5148 ve 94/5307 Sayılı kararname Kapsamına Giren Gelirlerin Birlikte Olması Halinde Ödenecek Gelir Vergisi Tevkif atının Hesaplanması
                30.12.1993 tarihli ve 93/5148 sayılı kararname ile Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre yapılacak gelir vergisi tevkif at oranının, kurumların Devlet Tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu konut İdaresi ve kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin gelirlerine isabet eden kısmı için "0" için olarak uygulanması öngörülmüştür. Bu kısım, sözü edilen faiz gelirlerinin toplam kurum hasılatı içindeki payına göre hesaplanmaktadır. Anılan kararname hükmü kurumların 1995 ve müteakip yıllarda elde edilecek gelirleri için uygulanmaktadır. 1994 yılı hesap döneminde elde edilen kazançlar için ise 14.2.1994 tarihli ve 94/5307 sayılı Kararname hükümleri uygulanmıştır.
                Kurumlar vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi hükmü, kurumların 1994 yılı hesap dönemi kazançlarına da uygulanacaktır. buna göre, 14.2.1994 tarihli ve 94/5307 sayılı kararname hükümleri uyarınca 1994 yılı hesap dönemi kazançları hakkında Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendi gereğince yapılacak tevkif at oranının, gayrimenkul veya iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlara uygulanan % 10 tevkif at oranından düşük olması halinde tevkif at matrahının tamamına bu oranın uygulanması gerekir. söz konusu kararname hükümlerine göre belirlenen tevkif at oranının % 10 oranından daha yüksek olması durumunda, gelir vergisi tevkif atının hesaplanmasında, tevkif at matrahının, iştirak hisselerinin veya gayri menkullerin satışından doğan kazançlar ve kararname kapsamındaki gelirlere isabet eden kısmı ile varsa diğer gelirlere isabet eden kısmı ayrı ayrı hesaplanacaktır. dolayısıyla 94/5307 sayılı kararname ile Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendinde tevkif at oranları ilgili olduğu matraha ayrı ayrı uygulanacaktır.
                1995 ve müteakip yıllarda ise gelir vergisi tevkif atının hesaplanmasında 30.12.1993 tarihli ve 93/5148 sayılı kararname hükümlerinin uygulanması öngörüldüğünden, anılan Kararname kapsamındaki gelirlerin yanı sıra iştirak hisselerinin veya gayri menkullerin satışından doğan kazançların da bulunması halinde;
                - 93/5148 sayılı kararname kapsamına giren kazançlara bu kararname ile belirlenmiş olan tevkif at oranı,
                 - İştirak hisseleri ve gayri menkullerin satışından doğan kazançlar için kurumlar vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendindeki tevkif at oranı,
                - Bunların dışında kalan kazançlar için ise Gelir vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendindeki tevkif at oranı,
                uygulanacaktır. tevkif at matrahının bu kazançlara isabet eden kısmı söz konusu kazançların indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı veya hasılata oranı esas alınarak hesaplanacaktır.
                ÖRNEK
                Süt mamulleri imalat ve ticareti faaliyetinde bulunan (C) Anonim Şirketinin 1994 yılı hesap döneminde bu faaliyetinden elde ettiği kazanç tutarı 4.000.000.000 liradır. Bu kurum aynı yılda ayrıca 8.000.000.000 lira Hazine bonosu faiz geliri ile gayrimenkul satışından 3.000.000.000 lira kâr elde ekmiştir. Kurumun 1994 yılı toplam hasılat tutarı 31.000.000.000 liradır.
                Bu bilgilere göre kurumun, kurumlar vergisi ve gelir vergisi tevkif at tutarları aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
                Kurumlar Vergisi
                - Kurum kazancı............................................. : 15.000.000.000 TL
                (4.000.000.000 + 8.000.000.000 + 3.000.000.000)
                - İstisna kazançlar .......................................     (-) 3.000.000.000 TL
                (Gayrimenkul Satış kazancı)
                - Kurumlar vergisi matrahı .............................                12.000.000.000 TL
                - Kurumlar Vergisi ......................................         3.000.000.000 TL
                (12.000.000.000 x % 25)
                - Fon payı .................................................                            300.000.000 TL
                (3.000.000.000 x % 10)
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi .....................   2.400.000.000 TL
                (12.000.000.000 x % 20)
                Gelir vergisi Tevkif atı
                a) 94/5307 Sayılı Kararnameye Göre Gelir vergisi Tevkif atının Hesabı
                - Hazine bonosu faizlerinin indirim ve istisnalardan                                 
                önceki kurum kazancı içindeki payı ...........                            % 53.3
                (8.000.000.000 / 15.000.000.000)
                - Uygulanacak gelir vergisi tevkif atı oranı.......                         % 0
                % 53.3 oranı 94/5307 sayılı kararnamenin (h) satırında yer alan % 0 "sıfır" tevkif at oranına tekabül etmektedir. bu oran, Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendi uyarınca bu döneme ilişkin gelir vergisi tevkif atı matrahının tamamına uygulanacaktır. Tevkif at matrahının, iştirak hisseleri ve gayri menkullerin satışından sağlanan kazançlara isabet eden kısmının ayırt edilmesi ve buna farklı bir oran uygulanması söz konusu değildir.
                b) 93/5148 Sayılı kararnameye Göre Gelir Vergisi Tevkif atının Hesabı
                1995 ve müteakip yıllarda 93/5148 sayılı kararnameye göre işlem yapılması öngörüldüğünden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendine göre ödeyeceği gelir vergisi tevkif atı tutarı yukarıdaki veriler esas alınarak aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
                - Hazine Bonosu faizi gelirinin toplam hasılat                                           
                İçindeki oranı ................................................    % 25.80
                (8.000.000.000 / 31.000.000.000)
                - "0" oranda tevkif ata tabi Hazine Bonosu faizi                                      
                gelirine isabet eden kurumlar vergisi ..............               774.000.000 TL
                (3.000.000.000 x % 25.8)
                - Gelir Vergisi tevkif at matrahından                                            
                indirilebilecek kurumlar vergisi .......................               2.226.000.000 TL
                (3.000.000.000 - 774.000.000)
                - Gayrimenkul satış kazancının indirim ve                                 
                istisnalardan önceki kurum kazancı                                            
                içindeki oranı .................................................                        % 20
                (3.000.000.000 / 15.000.000.000)
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı       15.000.000.000 TL
                - İndirimler ..............................................           (-) 12.226.000.000 TL
                (Kurumlar Vergisi)
                - Gelir Vergisi tevkif at matrahı ................      12.774.000.000 TL
                Hazine bonosu faiz gelirine isabet eden "0"                                                               
                oranında tevkif ata tabi gelir vergisi tevkif at matrahı: 3.295.692.000 TL
                (12.774.000.000 x % 20)
                - Gayrimenkul satış kazancına isabet eden                                
                "%10" oranında tevkif ata tabi                                     
                gelir vergisi tevkif at matrahı.......................... 2.554.800.000 TL
                (12.774.000.000 x % 20)
                - Gelir vergisi tevkif atı.................................         255.480.000 TL
                (2.554.800.000 x % 10)
                - Fon payı .................................................                25.548.000 TL
                (255.480.000 x % 10)
                - Diğer kazanca isabet eden "%20" oranında                                            
                tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı....................            6.923.508.000 TL
                (12.774.000.000 - 3.295.692.000 - 2.554.800.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı.................................     1.384.701.600 TL
                (6.923.508.000 x % 20)
                - Fon payı ..................................................             138.470.160 TL                            
                (1.384.701.600 x % 10)
                B - ÜRETİM TESİSLERİ VE BU TESİSLERE İLİŞKİN GAYRİMENKULLERİN SERMAYE ŞİRKETLERİNE AYNİ SERMAYE OLARAK KONULMASINDAN DOĞAN KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA
                Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendinin ikinci paragrafında, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de bu bentte yazılı istisnanın uygulanması öngörülmüştür.
                Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve % 25 oranlı kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, kurumlar Vergisi kanununun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına da dahil edilmeyecektir. Ayrıca bu kazançlar Gelir vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre tevkif ata tabi tutulmayacaktır.
                6948 sayılı Sanayi Sicil Kanununu da "Bir maddenin vasıf, şekil, hassa veya terkibini makine, cihaz, tezgah, alet veya diğer vasıta ve kuvvetlerin yardımı ile işlemek suretiyle devamlı ve seri halinde imal veya istihsal eden yerlerle maddelerin çıkarılıp işlendiği yerler (sanayi işletmesi) ve buralarda yapılan işler (sanayi işleri) sayılır" denilmektedir.
                Bu hükme göre, sanayi işletmelerinde sınai faaliyetlerde bulunanlar sanayi ve Ticaret Bakanlığınca imalatçı olarak tanımlanarak "Sanayi Sicili"ne kaydolunmakta ve kendilerine "Sanayi Sicil belgesi" verilmektedir.
                Buna göre, sınai üretim yapılan ve bu nedenle Sanayi ve ticaret Bakanlığınca "sanayi işletmesi" olarak tescil edilmiş olan işletmelerde bulunan tesisler ile bu tesislere ilişkin gayri menkullerin kurumlar vergisi sermaye tahsisinden doğan kazanç kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir. İstisnanın uygulanabilmesi için üretim tesislerinin tamamının ayni sermaye olarak konulması şartı aranmayacaktır. Bu üretim tesislerinin belli bir bölümünün ayni sermaye olarak konulması halinde de istisna uygulanabilecektir. Ancak, üretim tesislerine ilişkin gayri menkullerin üretim tesisinden ayrı olarak bir sermaye şirketine ilişkin gayri menkullerin üretim tesisinden ayrı olarak bir sermaye şirketine ayni sermaye olarak konulması halinde bu ayni sermaye tahsisinden doğan kazanç için bu fıkra hükmü uygulanmayacaktır.
                Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin, yeni kurulacak sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak konulmasından doğan kazançların kurumlar vergisinden müstesna tutulmasında kurulacak olan şirketin yapacağı yatırım ve yabancı ortaklarının sermaye paylarının tutarı önem arz etmektedir. Bu hususlar aşağıda açıklanmıştır.
                1 - Üretim Tesislerinin ve Bu Tesislere İlişkin Gayri menkullerin Teşvik Belgeli Yatırım Yapmak Üzere Kurulacak sermaye Şirketlerine Ayni sermaye Olarak konulması
                Teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak şirketin sermaye şirketi olması gerekmektedir. Kurumlar Vergisi Kanununun 2 inci maddesinde, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim eshamlı komandit ve limitet şirketler ile aynı mahiyetteki yabancı kurumlar sermaye şirketi olarak tanımlanmıştır.
                Buna göre, yeni kurulacak olan şirketin sermaye şirketi olması ve 5 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulması halinde bu şirkete üretim tesislerini ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerini ayni sermaye olarak tahsis eden kurumların, bu sermaye tahsisinden sağladıkları kazançlar, kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır. yeni kurulacak olan şirketin yatırım teşvik belgesini çeşitli nedenlerle almamış olması bu istisnadan yararlanması bakımından engel teşkil etmemektedir. Ancak istisnanın uygulanabilmesi için ayni sermaye konulan şirketin, yatırım teşvik belgesini, üretim tesisi veya bu tesislere ilişkin gayri menkulün ayni sermaye olarak konulduğu yıla ilişkin beyannamenin verilme süresi sonuna kadar almış olması şarttır. Bu istisnanın uygulanmasında yeni kurulacak sermaye şirketine üretim tesislerini ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerini ayni sermaye olanak tahsis edecek olan kurumun tam mükellef olması gerekmektedir.
                Yeni kurulacak şirketin 5 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası teşvik belgeli yatırım yapması halinde, bu şirkete yabancı ortağın iştirak etmesi şartı aranmayacaktır. yabancı ortağın bulunması halinde bu ortağın sermaye payının belli bir oranı veya tutarı aşması da şart değildir.
                Yeni kurulacak olan sermaye şirketinin yatırım teşvik belgesi kapsamında yapacağı asgari 5 milyon ABD Doları yatırımın bu belgede öngörülen süre ve şartlarda gerçekleştirilmesi bu istisnanın uygulanması için yeterli olacaktır.
                2 - Üretim Tesisleri ile Bu tesislere İlişkin Gayri menkullerin Teşvik Belgesi Olmaksızın Yatırım yapmak Üzere Yeni Kurulacak Olan Tam Mükellef Anonim Şirketlere Ayni Sermaye Olarak Konulması
                Teşvik belgesi olmaksızın yatırım yapmak üzere yeni kurulacak olan sermaye şirketinin yabancı ortaklı anonim şirket statüsünde ve tam mükellef kurum olması gerekir. Yeni kurulacak olan bu şirkete üretim tesisleri ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerini ayni sermaye olarak tahsis etmiş olan kurumların, bu ayni sermaye tahsisinden elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir.
                Ancak bu istisnanın uygulanabilmesi için, yeni kurulacak olan yabancı ortaklı anonim şirketin teşvik belgesi olmaksızın yapacağı yatırımın, asgari 5 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması gerekmektedir. Ayrıca bu şarta ilave olarak yabancı ortakların sermaye paylarının en az 1 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması ve bu payın şirket sermayesinin oranının % 20 den az olmaması gerekir. Yabancı ortaklar için aranan bir diğer şart ise asgari 1 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olan asgari sermaye paylarının kambiyo mevzuatına göre Türkiye'ye getirildiğinin tevsik edilmesi gereğidir. Bu tevsik, söz konusu dövizlerin yurda getirilerek yetkili banka ve müesseselerde bozdurulduğuna ilişkin döviz alım belgesi ile yapılacaktır. Ancak şirketin sermayesine göre % 20 oranındaki sermaye payının 1 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası tutarını aşması halinde bozdurulması gereken döviz bedeli 1 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para olmayıp % 20 oranındaki sermaye payının karşılığı olan döviz tutarı olacaktır.
                Teşvik belgesiz yatırımın asgari 5 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası tutarını aşıp aşmadığının tespitinde yatırım harcamalarına ilişkin faturaların düzenlendiği tarihte, ABD Dolarının Türk Lirası karşılığındaki değerinin esas alınması gerekir.
                Teşvik belgesi olmaksızın yatırım yapmak üzere kurulacak olan sermaye şirketlerinin yabancı ortaklı olmaması halinde, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerinin bu şirketlere ayni sermaye olarak konulmasından elde ettikleri kazançlar için istisna hiçbir şekilde uygulanmayacaktır.
                ÖRNEK:
                (A) Limitet Şirketi 40.000.000.000 TL bedelle aktifinde kayıtlı bulunan konserve imalatı ile ilgili tesislerini ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerini teşvik belgesi olmaksızın yatırım yapmak üzere 150.000.000.000 TL kayıtlı sermaye ile 1994 yılında kurulan (B) Anonim Şirketine 80.000.000.000 TL değer ile ayni sermaye olarak tahsis edilen şirketin 5 milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirası tutarında yatırım yapması öngörülmüştür. yabancı ortağın şirketteki payı % 30 olup, 1 milyon ABD Doları karşılığıdır.
               (A) Limitet Şirketinin 1994 yılı toplam kurum kazancı 60.000.000.000 lira olup bu kazancın (80.000.000.000 - 40.000.000.000 =) 40.000.000.000 lirası konserve imalatı tesisleri ile bu tesislere ilişkin gayri menkullerin (B) Anonim Şirketine ayni sermaye olarak konulmasından sağlanmıştır. Bu örnekteki (A) Limitet Şirketinin üretim tesislerinin satışından doğan kazancın tespitinde yeniden değerleme ve amortismanlar ihmal edilmiştir. Bu bilgilere göre (A) Limitet Şirketinin vergilendirilmesi aşağıda gösterilmiştir.
                - Kurum kazancı ............................................ 60.000.000.000 TL
                (40.000.000.000 + 20.000.000.000)
                - İstisna ......................................................         (-) 40.000.000.000 TL
                (Üretim tesislerinin ayni sermaye olarak                                     
                konulmasından doğan kazanç)                                     
                (80.000.000.000 - 40.000.000.000)               -------------------------------
                - Kurumlar vergisi matrahı...........................   20.000.000.000 TL
                - Kurumlar vergisi ..........................................      5.000.000.000 TL                          
                (20.000.000.00 x % 25)
                - % 20 Oranlı kurumlar vergisi .......................                   4.000.000.000 TL                          
                (20.000.000.000 x % 20)
                - Fon payı ...................................................              500.000.000 TL                          
                (5.000.000.000 x % 10)
                Gelir Vergisi Tevkif atı
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı       60.000.000.000 TL
                - İndirimler .................................................        (-) 45.500.000.000 TL                        
                - Üretim tesislerinin ayni sermaye                                 
                olarak konulmasından doğan                                       
                kazançlar ..............................          40.000.000.000
                   - Kurumlar vergisi ...................(+) 5.000.000.000
                                                                         45.000.000.000         --------------------
                - Gelir vergisi tevkif at matrahı .........................             15.000.000.000 TL
                (60.000.000.000 - 45.000.000.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı ................................... 3.000.000.000 TL                             
                (15.000.000.000 x % 20)                                
                - Fon payı ..................................................         :     300.000.000 TL                          
                (3.000.000.000 x % 10)
                C - İŞTİRAK HİSSELERİ VE GAYRİMENKULLERİN SATIŞINDA TAPU VE KADASTRO HARÇLARI İLE BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ İSTİSNASI UYGULAMASI
                 Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 23/a maddesinin son fıkrasında, bu madde kapsamında yapılacak tescil işlemleri tapu ve kadastro harcından lehe alınan paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden Katma Değer Vergisi kanununa eklenen geçici 10 uncu madde ile de bu madde kapsamında yapılan teslimler katma değer vergisinden müstesna tutulmuştur.
                Geçici 23 üncü maddenin bu hükmü 4108 sayılı Kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı 2 Haziran 1995 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle, tapu harçları ve banka ve sigorta muameleleri vergisi istisnaları bu tarihten sonra geçici 23/4 maddesi kapsamına yapılan iştirak hissesi veya gayrimenkul satışlarına ilişkin işlemler için uygulanacaktır. 2 Haziran 1995 tarihinden önce yapılan satışlar için sözü edilen istisnaların uygulanması mümkün değildir.
                Öte yandan, anılan fıkrada, damga vergisine ilişkin istisna yer almamaktadır. Bu nadanla, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23/a maddesinin uygulaması ile ilgili olarak düzenlenecek kağıtlar damga vergisine tabi tutulacaktır.
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23/a maddesi ile tam mükellefiyete tabi kurumların 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasındaki iştirak hisseleri veya gayri menkullerinin satışından doğan kazançlarının, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur. Vadeli satış halinde ise satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen ve sermayeye eklenen kazançların tutarı ilgili yıl kurum kazancından indirilecektir.
                Buna göre, iştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan kazancın tamamının geçici 23/a maddesinde öngörülen süre içinde sermayeye ilave edilmesi halinde, tapu ve kadastro harçları ile banka ve sigorta muameleleri vergisi istisnası tam olarak uygulanabilecektir.
                Kurumlar iştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan kazancın tamamını veya belirli bir kısmını sermayeye ekleyebilirler. Bu çerçevede kurumun, kazancın belirli bir kısmını sermayeye ekleyeceğini beyan etmesi halinde istisna, sermayeye eklenecek olan kazanca isabet eden harçlar için uygulanacaktır.
                Tapuda alım satıma ilişkin tescil işlemlerinin yapılmasından sonra gayri menkulün satışından doğan kazancın, yasal süre içinde tapudaki tescil işleminde sermayeye ekleneceği beyan edilen kısmının sermayeye eklenmemesi durumunda istisnaya konu işlem gerçekleşmemiş olacağından, evvelce alınmayan harçların ilgililerden tahsili gerekir. Harçlar, istisnaya konu işlemin gerçeklememesinde kendisine kusur atfedilmeyecek olan alıcıdan cezasız, satıcıdan ise cezalı olarak tahsil edilecektir. Kurumlar Vergisi kanununa 4108 sayılı kanunla eklenen geçici 23 üncü maddenin (a) bendinin yedinci fıkrasında yer alan kooperatiflerle ilgili hükmün uygulanması sırasında 2982 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınmayacağı tabiidir.
                Diğer taraftan, tapuda işlem yapılması sırasında, gayri menkulün satışından doğan kazancın belirli bir kısmını sermayeye ilave edeceklerini beyan ederek istisnadan sınırlı olarak yararlanan kurumların, daha sonra gayri menkulün satışından doğan kazancın tamamını sermayelerine eklemiş olmaları gerekçesiyle tapudaki tescil işlemi sırasında ödedikleri harçların istisna nedeniyle iadesine ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi mümkün değildir.
                Kurumlar Vergisi Kanunun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi kapsamında gayrimenkul satışı yapmak isteyen kurumların aşağıdaki hususları yerine getirmeleri gerekmektedir.
                - Gayrimenkul satışı yapacak olan kurum bu Tebliğe ekli dilekçeyi (EK: 1) bir asıl iki örnek olarak dolduracak ve harçlarla ilgili vergilendirme işlemlerini yürütmekle görevli vergi dairesine verecektir. Vergi dairesi ilgili olan bölümü doldurup tasdik ettikten sonra dilekçenin aslını mükellefe iade edecektir. Dilekçenin bir örneği mükellefin kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine gönderilecek diğer örneği ise işlemi yapan vergi dairesinde mükellef için açılacak dosyaya konulacaktır.
                - Harçlarla ilgili vergilendirme işlemlerini yürütmekle görevleri vergi dairesince tasdik edilmiş olan dilekçenin mükellef tarafından tapu dairesine ibrazı üzerine, tapu idaresi gayri menkulün tapuda devir işlemini, taraflardan tapu ve kadastro harçlarını almadan veya sermayeye ilave edilmeyecek olan kazanç tutarına isabet eden harçları tahsil ederek yapacaktır.
                Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi kapsamında istisnadan yararlanan mükelleflerin bu istisnanın uygulamasına ilişkin olarak bu Tebliğde belirtilen şartlara uymamaları halinde zamanında alınmayan kamu alacaklarının ilgili mevzuat çerçevesinde geri alınacağı tabiidir.
                IV - RÜÇHAN HAKKI KUPONLARI SATIŞ KAZANÇLARI İLE EMİSYON PRİMLERİ
                Anonim şirketler ile eshamlı komandit şirketlerin sermaye artırımı gerçekleştirmeleri durumunda, bu şirketlerin hisse senetlerini aktifinde bulundurun kurumlar, bedelli veya bedelsiz olarak yapılan bu sermaye artırımına katılabilecekleri gibi yeni hisse senedi öncelikli alma (rüçhan hakkı) kuponlarını başkalarına da satabilirler.
                Sermaye artırımına katılmak için belirlenen süreç içinde rüçhan haklarını kullanmayan ortakların hisse senetlerinin, Türk Ticaret Kanunu ile Sermaye Piyasası Kanununa göre hisse senedini ihraç eden şirketler tarafından nominal bedelin üzerinde satılması halinde, satış bedelinin nominal bedeli aşan kısmına "emisyon primi" denilmektedir.                                                   
                Kurumların, rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde ettikleri kazançlar ile anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 5 numaralı bendinde kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur.             
                Kurumlar vergisinden müstesna tutulan bu kazançlar, aynı Kanunun 3946 sayılı Kanunla değişen 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına dahil edilmekteydi. Ayrıca bu kazançlar, Gelir Vergisi kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iradının kapsamına dahil olduğundan Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre % 20 oranında vergi tevkif atına tabi tutulmaktaydı.      
                4108 sayılı kanunla Kurumlar Vergisi kanununa eklenen geçici 23 üncü maddenin (b) bendinde, "Bu kanunun 8 inci maddesinin 5 numaralı bendi ile geçici 11 inci maddesine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında 25 inci maddenin ikinci fıkrasında kuruluşlarında % 20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre tevkif ata tabi tutulmaz. Bu hüküm uyarınca vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu tevkif at % 10 olarak uygulanır" hükmü yer almaktadır. Bu bentte belirtilen kazançlar aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde vergilendirilecektir.  
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23/b maddesinde rüçhan hakkı kuponları satış kazançları ile emisyon primlerinin % 25 oranlı kurumlar vergisi karşısındaki durumu açısından herhangi bir hüküm getirilmemiştir. Bu nedenle eskiden olduğu gibi anılan kazançlar, kurumlar Vergisi kanununun 8 inci maddesinin 5 numaralı bendine göre % 25 oranlı kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır.                                       
Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (b) bendinde yapılan düzenlemeye göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan rüçhan hakkı kupon satış kazançları ile emisyon primleri 1.1.1994 / 31.12.1998 tarihleri arasında % 20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmayacaktır.      
                Yapılan düzenlemeye göre, 1.1.1994-31.12.1998 tarihleri arasında uygulanmak üzere, emisyon primleri Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre tevkif ata tabi tutulmayacak, ancak rüçhan hakkı kuponları satışından elde edilen kazançlar üzerinden ise bu bent hükmü uyarınca % 10 oranında tevkif at yapılacaktır.
                ÖRNEK:
                Çimento üretimi ile iştigal eden ve halka açık şirket niteliğinde bulunmayan (B) Anonim Şirketi 1994 yılında 12.000.000.000 lira çimento satış kazancı 4.000.000.000 lira Devlet Tahvili faizi, 2.000.000.000 lira rüçhan hakkı kupon satış kazancı ve 4.000.000.000 lira emisyon primi olmak üzere 22.000.000.000 lira kâr elde etmiştir. Şirketin 1994 yılında 3.000.000.000 lira kanunen kabul edilmeyen gideri olmuştur.
                Bu şirketin, 4108 sayılı kanunla Kurumlar Vergisi kanununa eklenen geçici 23 üncü madde hükmü de dikkate alınarak ödemesi gereken vergilerin aşağıdaki şekilde hesaplanması gerekir.
                Kurumlar Vergisi
                - Kurum kazancı ............................................ 22.000.000.000 TL
                - Kanunen kabil edilmeyen giderler .................             (+)3.000.000.000 TL
                   Toplam ...................................................         25.000.000.000 TL
                - İstisnalar ....................................................      (-) 6.000.000.000 TL
                - Rüçhan hakkı                                 
                kupon satış bedeli ................      2.000.000.000
                 - Emisyon primi .....................: 4.000.000.000                                                                                     
                                                               +   6.000.000.000
                - Kurumlar vergisi matrahı ..............................               19.000.000.000 TL
                (25.000.000.000 - 6.000.000.000)
                - Hesaplanan kurumlar vergisi .......................                   4.750.000.000 TL
                (19.000.000.000 x % 25)
                - Fon payı ..................................................               475.000.000 TL
                (4.750.000.000 X : 10)
                % 20 Oranlı Kurumlar Vergisi
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı       25.000.000.000 TL
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına                                   
                dahil olmayan kazançlar ............................... (-) 6.000.000.000 TL
                   - Emisyon primleri ............    4.000.000.000
                   - Rüçhan hakkı kupon                                 
                satış bedeli .....................    (+) 2.000.000.000
                                                                   6.000.000.000         --------------------------
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahı ........                19.000.000.000 TL
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi ....................... 3.800.000.000 TL
                (19.000.000.000 x % 20)
                % 25 oranında hesaplanan kurumlar vergisi % 20 oranında hesaplanan kurumlar vergisinden fazla olduğundan bu kurum % 25 oranına göre hesaplanan 4.750.000.000 lira tutarındaki kurumlar vergisini ödeyecektir.
                1995 yılına İlişkin Geçici Vergi
                - Geçici vergi matrahı ..............................         4.750.000.000 TL
                - Geçici vergi ...............................................       3.325.000.000 TL
                (4.750.000.000 x % 70)
                Gelir Vergisi Tevkif atı
                94/5307 Sayılı kararnameye Göre Gelir Vergisi Tevkif atının Hesabı
                - Devlet tahvili faiz gelirlerinin toplam                                         
                kurum kazancı içindeki payı ..........................               % 16
                (4.000.000.000 / 25.000.000.000)
                (% 16 oranı, 94/5307 sayılı kararnamedeki                                              
                (c) satırında yer alan % 14.12 tevkif at                                       
                oranına tekabül etmektedir.)
                - Rüçhan hakkı kupon satış kazancının                                     
                toplam kurum kazancı içindeki payı................                                      % 8
                (2.000.000.000 / 25.000.000.000)
                - İstisna ve indirimlerden önceki kurum kazancı:       25.000.000.000 TL
                - Gelir vergisi tevkif at matrahına dahil                                       
                olmayan unsurlar .......................................      (-) 8.750.000.000 TL
                 - Emisyon primi .................: 4.000.000.000                                
                - Kurumlar vergisi ..............: 4.750.000.000                                                                                                                                                                                          + 8.750.000.000
                - Gelir vergisi tevkif at matrahı ...................   16.250.000.000 TL
                (25.000.000.000 - 8.750.000.000)
                - Rüçhan hakkı kupon satış kazancına                                      
                isabet eden "% 10" oranında tevkif ata                                      
                tabi gelir vergisi matrahı ..............................    1.300.000.000 TL
                (16.250.000.000 x % 8)
                - Gelir vergisi tevkif atı ..................................       130.000.000 TL
                (1.300.000.000 x % 10)
                - Diğer kazançlara isabet eden "% 14.12" oranında                                 
                tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı .............. 14.950.000.000 TL
                (16.250.000.000 - 1.300.000.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı .................................       2.110.940.000 TL
                (14.950.000.000 x % 14.12)
                - Fon payı ....................................................             211.094.000 TL                          
                (2.110.940.000 X % 10)
                Toplam vergi tutarı ........................................ : 11.015.034.000 TL
                - Kurumlar vergisi .........      4.750.000.000                                  
                - Fon payı ....................           475.000.000
                - Geçici vergi ................       3.325.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı...          130.000.000
                - Fon payı....................               13.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı.....     2.110.940.000
                - Fon payı ...................          + 211.094.000
                                                             11.015.034.000
                93/5148 sayılı kararnameye Göre Gelir vergisi Tevkif atının hesabı
                1995 ve müteakip yıllarda 93/5148 sayılı kararnameye göre işlem yapılması gerekeceğinden Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendine göre ödenecek gelir vergisi tevkif at tutarı yukarıdaki veriler esas alınarak aşağıdaki gibi hesaplanacaktır. (Örneğimizdeki kurumun 1995 yılı hasılatı 35.000.000.000 liradır).
                - Devlet tahvili gelirlerinin hasılat içindemi payı          % 11.42
                (4.000.000.000 / 35.000.000.000)
                - "0" oranında tevkif ata tabi Devlet tahvili                               
                faiz gelirine isabet eden kurumlar vergisi .....                542.450.000 TL
                (4.750.000.000 x % 11.42)
                - Gelir vergisi tevkif at matrahından                                            
                indirilebilecek kurumlar vergisi ..................... 4.207.550.000 TL
                (4.750.000.000 - 542.450.000)
                - Rüçhan hakkı kupon satış kazancının indirim ve                                 
                istisnalardan önceki kurum kazancı içindeki oranı:                        % 8
                (2.000.000.000 / 25.000.000.000)
                - İstisna ve indirimlerden önceki kurum kazancı.       25.000.000.000 TL
                - İndirimler ..................................................       (-) 8.207.550.000 TL
                - Emisyon pirimi.....         4.000.000.000
                - Kurumlar vergisi .......    4.207.550.000                                                                         
                                                     +   8.207.550.000
                - Gelir vergisi tevkif at matrahı.................      16.792.450.000 TL
                (25.000.000.000 - 8.207.550.000)
                - Devlet tahvili faiz gelirlerine isabet eden                                   
                "0" oranında tevkif ata tabi gelir vergisi                                      
                tevkif at matrahı ..........................................    1.917.697.790 TL
                (16.792.450.000 x % 11.42)
                - Gelir vergisi tevkif atı ...................................  0
                - Fon payı .........................................    0
                - Rüçhan hakkı kupon satış kazancına isabet eden                                
                " % 10" oranında tevkif ata tabi gelir vergisi                                              
                tevkif at matrahı .......................................       1.343.396.000 TL
                (16.792.450.000 x % 8)
                - Gelir vergisi tevkif atı ..................................       134.339.600 TL
                (1.343.369.000 x % 10)
                - Fon payı .....................................................           13.433.960 TL
                (134.339.600 x % 10)
                - %20 oranında tevkif ata tabi gelir vergisi mat.         13.531.356.210 TL
                (16.792.450.000 - 1.917.697.790 - 1.343.396.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı...................................      2.706.271.242 TL
                (13.531.356.210 x % 20)
                - Fon payı ....................................................             270.627.124 TL
                (2.706.271.242 x % 10)
                Toplam vergi tutarı ......................................    11.674.671.926 TL
                - Kurumlar vergisi .........        4.750.000.000                                
                - Fon payı ....................             475.000.000
                - Geçici vergi ................         3.325.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı...           134.339.600
                - Fon payı....................                13.433.960
                - Gelir vergisi tevkif atı.....      2.706.271.242
                - Fon payı ...................           + 270.627.124
                                                               11.674.671.926
 
                V - YURT DIŞINDA YAPILAN İNŞAAT, ONARMA, MONTAJ İŞLERİ VE TEKNİK HİZMETLERDEN SAĞLANAN KAZANÇLARDA İSTİSNA
                Kurumlar Vergisi Kanununa 4108 sayılı kanunla eklenen geçici 24 üncü madde aşağıdaki gibidir.
                "Yurt dışında yapılan inşada, onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan ve 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlar, bu işlerle ilgili hasılatın en an % 15'inin kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi şartıyla kurumlar vergisinden müstesnadır.
                Vergiden müstesna tutulan bu kazançlar, kurumlar vergisi kanununun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre % 20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre bu kazançlar üzerinden yapılacak tevkif at oranları, halka açık anonim şirketlerde % 5, diğer kurumlarda ise % 10 olarak uygulanır. Yurt dışında elde edilen bu kazançlara mahallinde uygulanan vergi oranının% 25'in üzerinde olması halinde, bu oranın üzerinde uygulanan her bir puan için % 0.75 oranında indirim yapılmak suretiyle uygulanır. Yurt dışında uygulanan vergi oranının halka açık şirketlerde % 28.75, diğer kurumlarda ise % 32.5 oranında olması durumunda bu tevkif at oranları "0" sıfır olarak uygulanır. Ancak indirimli vergi tevkif at oranından yararlanabilmek için yabancı memleketlerde inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlara uygulanan vergi oranının o ülkenin yetkili makamlarından alınan ve mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikaların aslı ile yapılan işe ilişkin sözleşmenin bir örneğinin Türkiye'de bağlı bulunulan vergi dairesine yıllık beyanname verme süresi içinde ibraz edilmesi şarttır."
                Bilindiği üzere, kurumlar Vergisi kanununun 43 üncü maddesi hükmü uyarınca yabancı memleketlerde elde edilerek Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen benzeri vergiler Türkiye'de tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebilmektedir. Ancak, indirilecek miktar yabancı memleketlerde elde edilen kazançlara Kurumlar vergisi kanununun 25 inci maddesinde yazılı oranların uygulanmasıyla bulunacak miktarlardan fazla olamaz.
                Kurumlar Vergisi kanununun geçici 24 üncü maddesi hükmünden yararlanan mükelleflerin aynı kanunun 43 üncü maddesi hükmü uyarınca uygulama yapmaları mümkün değildir.
                A - YURT DIŞINDA YAPILAN İNŞAAT, ONARMA VE MONTAJ İŞLERİ İLE TEKNİK HİZMETLERDEN SAĞLANAN KAZANÇLARIN TÜRKİYE'YE GETİRİLMESİ                  
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 24 üncü maddesindeki istisnadan yararlanabilmek için yurt dışında yapılan söz konusu faaliyetlerden sağlanan kazancın 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilmesi ve bu işlerden elde edilen hasılatın en az % 15'inin kambiyo mevzuatı gereğince döviz olarak Türkiye'ye getirilmesi gerekmektedir.
                Yurt dışında yapılan inşaat, onarma ve montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların elde edildiği yılda Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilmesi halinde bu istisna uygulanabilecektir.
                Kurumlar Vergisi Kanununun söz konusu hükmüne göre, yurt dışında yapılan inşaat, onarma ve montaj işleri ile teknik hizmetlerin hangi tarihte başlamış olduğu önem arz etmektedir. Sözü edilen işler hangi tarihte başlamış olursa olsun 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında bu işlerden elde edilen ve Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlar kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir. Bu tarihten sonra elde edilen kazançlar hakkında bu istisna hükmü uygulanmayacaktır.
                Kurumlar vergisi Kanununun geçici 24 üncü maddesindeki istisnanın uygulanabilmesi için yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan hasılatın en az % 15'inin kambiyo mevzuatı gereğince döviz olarak yurda getirilmesi gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus % 15 oranının kazanca değil hasılata uygulanacak olmasıdır.
                Sözü edilen dövizlerin yurda getirildiğinin tevsiki, dövizin Türkiye'ye getirilip banka veya müesseselerde bozdurularak alınan döviz alım belgesinin ibrazı ile mümkündür.
                B - YURT DIŞINDA YAPILAN İNŞAAT, ONARMA, MONTAJ İŞLERİ İLE TEKNİK HİZMETLERDEN SAĞLANAN KAZANÇLARIN % 20 ORANLI KURUMLAR VERGİSİ VE GELİR VERGİSİ TEVKİF ATI KARŞISINDAKİ DURUMU
                Kurumların, yurt dışında yaptıkları inşaat, onarma ve montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan ve Kurumlar Vergisi kanununun geçici 24 üncü maddesine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, anılan kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince % 20 oranında hesaplanan kurumlar vergisinin matrahına da dahil edilmeyecektir.
                Bu istisna, kurumun ilgili yıldaki kazancının yeterli olmaması veya faaliyetin zararla sonuçlanması durumunda da uygulanabilecektir. Bu durumda, ilgili yılda fiilen indirim konusu yapılamayan söz konusu kazançlar, müteakip yıl kazançlarından indirilmek üzere cari yıl zararı olarak devredecektir. Devredilen bu zararlar, Kurumlar Vergisi kanununun 14 üncü maddesinin 7 numaralı bendine göre beş yıldan gazla nakledilmemek şartıyla % 25 oranlı kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak indirilebilecektir. Ancak bu indirim kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde yapılacaktır.
                Öte yandan, kurumun ilgili yıl faaliyetlerinin zararla sonuçlanması halinde, istisna kazancın kurum zararına eklenmesi ve izleyen yılda zarar olarak kurum kazancından indirilmesi sırasında % 20 oranında hesaplanan kurumlar vergisi matrahına dahil edilmeyecektir.
                Kurumlar vergisi kanununun geçici 24 üncü maddesine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar üzerinden Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre yapılacak tevkif at oranları, halka açık anonim şirketlerde % 5, diğer kurumlar da ise % 10 olarak uygulanacaktır.
                Ancak, yurt dışında elde edilen bu kazançlara % 25 oranının üzerinde bir verginin uygulanmış olması halinde, sözü edilen tevkif at oranları, bu oranın üzerinde uygulanan her bir puan için % 0.75 oranında indirim yapılmak suretiyle tespit edilecektir. Yurt dışında uygulanan vergi oranının halka açık anonim şirketlerde % 28.75, diğer kurumlarda % 32.5 oranını aşması halinde, bu tevkif at oranları "% 0" olarak uygulanacaktır.
                Buna göre, yurt dışı inşaat, onarma ve montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar üzerinden yapılacak tevkif at oranları aşağıda açıklanmıştır.
 
                                              Yurt Dışında Uygulanan                Türkiye'de Uygulanacak 
                                                Vergilerin Oranı (%)                Vergi Tevkif at Oranı (%)
                                                         Halka Açık                                            Diğer                                                                
                  Anonim Şirketler                                     Kurumlar
                25 ve aşağısı                       5                                                            10                          
26                                          4.25                                                       9.25                      
27                                          3.5                                                         8.50                      
28                                          2.75                                                       7.75                      
28.75                                     0                                                            7.75                      
29                                          0                                                            7                            
30                                          0                                                            6.25                      
31                                          0                                                            5.50                      
32                                          0                                 &